maddiyat ile cümle
maddiyat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.42
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Tom maddiyatçı değil ama Mary öyle.Tom isn't materialistic, but Mary is.
Bu takım ligde 3 yıl dayanabildi ve daha sonra maddiyatsızlıktan liglerden çekildi.This one at least lasted 2-3 years but then was discontinued due to improper technical contrivances.
Dördüncü çemberde maddiyata düşkünlükte ortalamadan sapmış açgözlüler cezalandırılır.Hinten sitzende Steuerleute sind im Vierer-mit ebenfalls erlaubt.
Dördüncü çemberde maddiyata düşkünlükte ortalamadan sapmış açgözlüler cezalandırılır.A negyedik részben Vesztegzár megöli.
Dördüncü çemberde maddiyata düşkünlükte ortalamadan sapmış açgözlüler cezalandırılır.Veider poiss, kes armub neljandas osas Salad Fingersisse.
Bir mantarın maddiyatı ve eti başka nesneleri ne kadar tutabildiği gözlenerek inceleniyor.Az anyagiság és hússzerűség és a gomba húsa, amint kísérletezünk azzal, hogy különböző dolgokat dugunk bele.
Bir mantarın maddiyatı ve eti başka nesneleri ne kadar tutabildiği gözlenerek inceleniyor.De vlezige structuur van de paddenstoel is onderzocht op het vermogen verschillende objecten vast te houden.
Bir mantarın maddiyatı ve eti başka nesneleri ne kadar tutabildiği gözlenerek inceleniyor.이것은 버섯의 질감과 강도를 알아보기 위해서 버섯에 여러 물질들을 꽂아놓은 거예요.
Bir mantarın maddiyatı ve eti başka nesneleri ne kadar tutabildiği gözlenerek inceleniyor.La materialidad y la carnosidad de la seta explorada según los distintos objetos que pueden clavarse en ella.
Bir mantarın maddiyatı ve eti başka nesneleri ne kadar tutabildiği gözlenerek inceleniyor.Sprawdzaliśmy, do czego przyda się mięsista struktura grzyba i jak można wciskać w niego inne przedmioty.
Bir mantarın maddiyatı ve eti başka nesneleri ne kadar tutabildiği gözlenerek inceleniyor.Използваме вътрешността и мекотата нагъбата за да прикрепим какви ли не предметикъм нея.
Bir mantarın maddiyatı ve eti başka nesneleri ne kadar tutabildiği gözlenerek inceleniyor.Матерію, м'ясистість та м'якуш гриба дослідили на здатність тримати різні об'єкти, встромлені у гриб.
Bir mantarın maddiyatı ve eti başka nesneleri ne kadar tutabildiği gözlenerek inceleniyor.המוחשיות וטריות בשרה של הפטריה שהתגלתה ע"י כך שמספר עצמים שונים נצמדו אליה.
Bir mantarın maddiyatı ve eti başka nesneleri ne kadar tutabildiği gözlenerek inceleniyor.مادية و بدانة و لحم المشروم يتم استكشافها بإمكانيتها على تثبيت اغراض مختلفة يتم تثيتها عليها.
Bir mantarın maddiyatı ve eti başka nesneleri ne kadar tutabildiği gözlenerek inceleniyor.キノコの傘が 様々な物を支える様子で表現 45分後には 本当に複雑なものが 出来上がります
Bunların hepsini kirlettik. Maddiyat, mal, mülk, oyunlar, oyuncaklar, aygıtlar...Картофите са чудо на биологичния механизъм, но ние не мислим така за тях, когато ги приготвяме за вечеря.
Dünyanın işleyiş düzeninin maddiyatı, gerçekliği, beynimde çözülmeye başladı.Das Material, mit dem die Welt funktioniert - die Realität entwirrte sich in meinen Gedanken.
Dünyanın işleyiş düzeninin maddiyatı, gerçekliği, beynimde çözülmeye başladı.Het raadsel van de totstandkoming van dingen in deze wereld, begon zich voor mij te ontvouwen.
Dünyanın işleyiş düzeninin maddiyatı, gerçekliği, beynimde çözülmeye başladı.그 때, 이 세상에 있는 모든 물건들에 대한 의문점이 풀리기 시작했어요.
Dünyanın işleyiş düzeninin maddiyatı, gerçekliği, beynimde çözülmeye başladı.Вона показала мені, як влаштований світ.
Dünyanın işleyiş düzeninin maddiyatı, gerçekliği, beynimde çözülmeye başladı.המוחשיות של הדרך שבה העולם עובד, במציאות, החלה להתגלות במוחי.
Dünyanın işleyiş düzeninin maddiyatı, gerçekliği, beynimde çözülmeye başladı.المادية التي يعمل بها هذا العالم، من الواقع، نوعاً ما بدأت بالظهور في عقلي،
Dünyanın işleyiş düzeninin maddiyatı, gerçekliği, beynimde çözülmeye başladı.現実が 僕の心の中で ほどけ始めました というのも このバッグと これらの服
Fakat maddiyat da önem taşıyor.Aber das Materielle ist auch wichtig.
Fakat maddiyat da önem taşıyor.Ale materialność też ma znaczenie.
Fakat maddiyat da önem taşıyor.Ale na materiálne taktiež záleží.
Fakat maddiyat da önem taşıyor.Dar materialitatea conteaza de asemenea.
Fakat maddiyat da önem taşıyor.하지만 물질적인 부분도 역시 중요하죠.
Fakat maddiyat da önem taşıyor.Ma anche la materialità conta.
Fakat maddiyat da önem taşıyor.Maar ook het materiële is van belang.
Fakat maddiyat da önem taşıyor.Mais le matériel compte aussi.
Fakat maddiyat da önem taşıyor.Men materialitet spelar också roll.
Fakat maddiyat da önem taşıyor.Pero lo material importa también.
Fakat maddiyat da önem taşıyor.Αλλά η υλικότητα έχει σημασία επίσης.
Fakat maddiyat da önem taşıyor.Но материалните неща са също от значение.
Fakat maddiyat da önem taşıyor.Но материальная сторона нашего интереса тоже присутствует.
Fakat maddiyat da önem taşıyor.אבל החומריות חשובה גם כן.
Fakat maddiyat da önem taşıyor.لكن الأشياء المادية مهمة أيضاً.
Fakat maddiyat da önem taşıyor.人類学者が観察した
Gördüğümüz mekanın yalınlığı, Paris'in maddiyatçılığından ve sofistikeliğinden oldukça uzak.Něco na té jednoduchosti prostoru je, něco co je odlišné od materialismu a sofistikovanosti Paříže.
Gördüğümüz mekanın yalınlığı, Paris'in maddiyatçılığından ve sofistikeliğinden oldukça uzak.Oraz jest tutaj coś z prostoty przestrzeni, która jest tak różna od materializmu i wyrafinowania Paryża.
Gördüğümüz mekanın yalınlığı, Paris'in maddiyatçılığından ve sofistikeliğinden oldukça uzak.У цьому просторі відчувається простота, яка дуже відмінна від матеріалізму і витонченості Парижу.