Şu anki çalışmamızda aynı zamanda beyni kayıt maddeleriyle kaplamaya çalışıyoruz.Kami sekarang mengerjakan beberapa hal di mana kami mencoba memasangi otak dengan elemen perekam juga.
Şu anki çalışmamızda aynı zamanda beyni kayıt maddeleriyle kaplamaya çalışıyoruz.저희는 현재 요소들을 녹음하는 것과 더불어 뇌를 타일링하는 작업을 시도하고 있기도 합니다.
Şu anki çalışmamızda aynı zamanda beyni kayıt maddeleriyle kaplamaya çalışıyoruz.Most éppen dolgozunk valamin ahol megpróbáljuk beburkolni az agyat felvevő egységekkel is.
Şu anki çalışmamızda aynı zamanda beyni kayıt maddeleriyle kaplamaya çalışıyoruz.Pracujemy teraz na projektem, w którym chcemy obłożyć mózg urządzeniami nagrywającymi.
Şu anki çalışmamızda aynı zamanda beyni kayıt maddeleriyle kaplamaya çalışıyoruz.Snažíme se do mozku zavádět nahrávací prvky.
Şu anki çalışmamızda aynı zamanda beyni kayıt maddeleriyle kaplamaya çalışıyoruz.We proberen nu de hersenen te bedekken met opname-elementen.
Şu anki çalışmamızda aynı zamanda beyni kayıt maddeleriyle kaplamaya çalışıyoruz.Δουλεύουμε πάνω σε κάποια εργασία όπου προσπαθούμε να πλαισιώσουμε τον εγκέφαλο και με στοιχεία εγγραφής.
Şu anki çalışmamızda aynı zamanda beyni kayıt maddeleriyle kaplamaya çalışıyoruz.Сега работим върху една разработка, където също се опитваме да покрием мозъка със записващи елементи.
Şu anki çalışmamızda aynı zamanda beyni kayıt maddeleriyle kaplamaya çalışıyoruz.Сейчас мы пытаемся научиться помещать в мозг записывающие устройства.
Şu anki çalışmamızda aynı zamanda beyni kayıt maddeleriyle kaplamaya çalışıyoruz.אנחנו עובדים עכשיו על מחקר בו אנחנו מנסים לרצף את המוח עם מנגנוני הקלטה.
Şu anki çalışmamızda aynı zamanda beyni kayıt maddeleriyle kaplamaya çalışıyoruz.ونحن الان نعمل في مجال حيث نقوم بوصل الدماغ باجهزة تسجيل
Şu anki çalışmamızda aynı zamanda beyni kayıt maddeleriyle kaplamaya çalışıyoruz.また取り入れられるように 記録素子を脳に敷き詰めようという研究も進めています
Substratlarsa enzimle birleşen ve üzerinde değişiklik yapılan maddelerdir. .A substráty jsou ty věci, které se váží na ty enzymy a něco s nimi provádí.
Substratlarsa enzimle birleşen ve üzerinde değişiklik yapılan maddelerdir. .Dan substrat hanya hal-hal yang melekat pada enzim dan memiliki sesuatu yang dilakukan pada mereka.
Substratlarsa enzimle birleşen ve üzerinde değişiklik yapılan maddelerdir. .그리고 기질은 효소에 붙어서 거기에 어떤 작용을 통과하는 것 뿐입니다
Substratlarsa enzimle birleşen ve üzerinde değişiklik yapılan maddelerdir. .Substratami nazywamy cząsteczki, które przyłączają się do enzymu i dzięki niemu zbliżają się do siebie.
Substratlarsa enzimle birleşen ve üzerinde değişiklik yapılan maddelerdir. .Y los substratos son solo las cosas que se enganchan a la enzima y hacen que pase algo en ellas.
Substratlarsa enzimle birleşen ve üzerinde değişiklik yapılan maddelerdir. .И сустрат - это просто молекула , которая связывается с ферментом с целью дальнейшего превращения.
Substratlarsa enzimle birleşen ve üzerinde değişiklik yapılan maddelerdir. .Субстрати наричаме частиците, които се прикачат към ензима и претърпяват промяна, преработка.
Sudaki kirletici maddeleri bulmak için mayadan bir biyosensör yapabilirsiniz.Anda dapat membuat sensor biologis dari khamir untuk mendeteksi polutan pada air.
Sudaki kirletici maddeleri bulmak için mayadan bir biyosensör yapabilirsiniz.Bạn có thể làm ra một dụng cụ kiểm duyệt sinh học từ men để phát hiện chất gây ô nhiễm trong nước.
Sudaki kirletici maddeleri bulmak için mayadan bir biyosensör yapabilirsiniz.Con dei lieviti potete creare un biosensore per rilevare gli inquinanti nell'acqua.
Sudaki kirletici maddeleri bulmak için mayadan bir biyosensör yapabilirsiniz.Je kan van gist een biosensor maken om vervuiling in het water te ontdekken.
Sudaki kirletici maddeleri bulmak için mayadan bir biyosensör yapabilirsiniz.또한, 효모를 이용한 바이오 센서를 만들어서 물속에 있는 오염성분을 발견해 낼 수도 있습니다.
Sudaki kirletici maddeleri bulmak için mayadan bir biyosensör yapabilirsiniz.Man kan lave en biosensor af gærceller til at spore forurening i vandet.
Sudaki kirletici maddeleri bulmak için mayadan bir biyosensör yapabilirsiniz.Man kann auch aus Hefe einen Biosensor entwickeln, um Schadstoffe im Wasser zu entdecken.
Sudaki kirletici maddeleri bulmak için mayadan bir biyosensör yapabilirsiniz.Można zrobić z drożdży biosensor i sprawdzić stan zanieczyszczenia wody.
Sudaki kirletici maddeleri bulmak için mayadan bir biyosensör yapabilirsiniz.Podem fazer um biossensor a partir de fermento para detetar poluentes na água.
Sudaki kirletici maddeleri bulmak için mayadan bir biyosensör yapabilirsiniz.Poți face din drojdie un biosenzor pentru a detecta poluanții din apă.
Sudaki kirletici maddeleri bulmak için mayadan bir biyosensör yapabilirsiniz.Puedes hacer un censor biológico a partir de la levadura para detectar contaminantes en el agua.
Sudaki kirletici maddeleri bulmak için mayadan bir biyosensör yapabilirsiniz.Vous pouvez faire un biosenseur de levure pour détecter des polluants dans l'eau.
Sudaki kirletici maddeleri bulmak için mayadan bir biyosensör yapabilirsiniz.Μπορείτε να φτιάξετε έναν βιοαισθητήρα από μαγιά για να εντοπίσετε ρυπαντές στο νερό.
Sudaki kirletici maddeleri bulmak için mayadan bir biyosensör yapabilirsiniz.Вы можете использовать дрожжи как биодатчик для обнаружения загрязнителей в воде.
Sudaki kirletici maddeleri bulmak için mayadan bir biyosensör yapabilirsiniz.Можете зробити біосенсор з дріжджів, щоб виявити забруднюючі речовини у воді.
Sudaki kirletici maddeleri bulmak için mayadan bir biyosensör yapabilirsiniz.Можеш да направиш биосензор от мая, за да откриваш замърсители във водата.
Sudaki kirletici maddeleri bulmak için mayadan bir biyosensör yapabilirsiniz.באפשרותכם ליצר ביוסנסור משמרים לזהות מזהמים במים.
Sudaki kirletici maddeleri bulmak için mayadan bir biyosensör yapabilirsiniz.يمكنك أن تعزل البيوسينسور من الخميرة الكشف عن الملوثات في المياه.
Sudaki kirletici maddeleri bulmak için mayadan bir biyosensör yapabilirsiniz.水中の汚染物質を検出することもできます 生物燃料電池のようなものをつくることもできます
Su moleküllerini geçiriyorlar ve çözünen maddeleri diğer tarafta bırakıyorlar.De eksporterer vand molekyler gennem sig, og efterlader de opløste stoffer på den anden side.
Su moleküllerini geçiriyorlar ve çözünen maddeleri diğer tarafta bırakıyorlar.Ei trec moleculele de apă prin ei, şi lasă substanţa dizolvată pe partea cealaltă.
Su moleküllerini geçiriyorlar ve çözünen maddeleri diğer tarafta bırakıyorlar.Eksportują cząsteczki wody przez błonę i pozostawiają substancje rozpuszczone po drugiej stronie.
Su moleküllerini geçiriyorlar ve çözünen maddeleri diğer tarafta bırakıyorlar.Exportan moléculas de agua a través de, y deja a los solutos del otro lado.
Su moleküllerini geçiriyorlar ve çözünen maddeleri diğer tarafta bırakıyorlar.용질은 통과시키지 않고 물 분자만을 내보내는 것입니다.
Su moleküllerini geçiriyorlar ve çözünen maddeleri diğer tarafta bırakıyorlar.Les aquaporines rejettent les molécules d'eau d'un côté, et laissent les substances dissoutes de l'autre côté.
Su moleküllerini geçiriyorlar ve çözünen maddeleri diğer tarafta bırakıyorlar.Ne esportano attraverso molecole d'acqua, e lasciano i soluti dall'altro lato.
Su moleküllerini geçiriyorlar ve çözünen maddeleri diğer tarafta bırakıyorlar.Pori-pori itu mengeluarkan molekul air, dan meninggalkan zat terlarut di sisi lainnya.
Su moleküllerini geçiriyorlar ve çözünen maddeleri diğer tarafta bırakıyorlar.Vízmolekulákat exportálnak ki, és az oldott anyagokat otthagyják a másik oldalon.
Su moleküllerini geçiriyorlar ve çözünen maddeleri diğer tarafta bırakıyorlar.Wassermoleküle werden durch die Membran geleitet und die gelösten Substanzen bleiben auf der anderen Seite.
Su moleküllerini geçiriyorlar ve çözünen maddeleri diğer tarafta bırakıyorlar.Ze laten watermoleculen door, en de opgeloste stof blijft aan de andere kant achter.
Su moleküllerini geçiriyorlar ve çözünen maddeleri diğer tarafta bırakıyorlar.Αφήνουν να περνάνε τα μόρια νερού, εμποδίζοντας τη διέλευση των διαλυμένων ουσιών.
Su moleküllerini geçiriyorlar ve çözünen maddeleri diğer tarafta bırakıyorlar.Они пропускают молекулы и оставляют растворы в другой части.
Su moleküllerini geçiriyorlar ve çözünen maddeleri diğer tarafta bırakıyorlar.Те експортират водни молекули през себе си и оставят разтворени от другата страна.
Su moleküllerini geçiriyorlar ve çözünen maddeleri diğer tarafta bırakıyorlar.הן מייצאות מולקולות של מיים מעבר, ומשאירות חומר מומס בצד השני.
Su moleküllerini geçiriyorlar ve çözünen maddeleri diğer tarafta bırakıyorlar.تصدر جزيئات الماء عبرها، و تترك المواد المذابة جانبا.
Su moleküllerini geçiriyorlar ve çözünen maddeleri diğer tarafta bırakıyorlar.溶質を反対側に残します アクアポリンという会社が、この技術を真似た
Tamamıyla aynı işlem yabancı maddelere, virüslere, hatta ölen hücrelere de oluyor.אם זה היה נגיף, או טיפוס אחר של חלבון זר
Tamamıyla aynı işlem yabancı maddelere, virüslere, hatta ölen hücrelere de oluyor.لو كان نوعاً من الفيروسات أو أي بروتين غريب أو
Toksikoloji raporlarında eroine ek olarak başka maddeler de bulunmaktadır.(146) Toksikologisissa raporteissa mainitaan heroiinin lisäksi muitakin aineita.
Toksikoloji raporlarında eroine ek olarak başka maddeler de bulunmaktadır.De fleste, der dør som følge af en heroinoverdosis (82 %) i Europa, er mænd.
Toksikoloji raporlarında eroine ek olarak başka maddeler de bulunmaktadır.En la mayoría de los casos las muertes por sobredosis que se producen en Europa afectan a los hombres (82 %).