Biraz param vardı,150 dolardı maaşımAvevo un po' di soldi... ero pagato $150.
Biraz param vardı,150 dolardı maaşımIch hatte etwas Geld. Ich bekam 150 Dollar.
Biraz param vardı,150 dolardı maaşımIk had wat geld -- 150 dollar salaris.
Biraz param vardı,150 dolardı maaşımJ'avais de l'argent - j'étais payé 150 dollars.
Biraz param vardı,150 dolardı maaşımMiałem trochę pieniędzy - zapłacono mi 150 dolarów.
Biraz param vardı,150 dolardı maaşımTenía algún dinero... me pagaban 150 dólares.
Biraz param vardı,150 dolardı maaşımTôi có một số tiền. Tôi đã được trả 150 đô.
Biraz param vardı,150 dolardı maaşımИмах пари -- Платиха ми 150 долара.
Biraz param vardı,150 dolardı maaşımУ меня было немного денег: я получал 150 долларов.
Biraz param vardı,150 dolardı maaşımהיה לי סכום כסף מסוים - שילמו לי 150 דולר.
Biraz param vardı,150 dolardı maaşımكان لدي بعض المال - لقد قمت بدفع 150 دولاراً .
Biraz param vardı,150 dolardı maaşım植物標本の修正に半分を使いました
Bir ceset olabilir. Üstelik bugün Cuma, maaş günü.Lahko bi bila teroristična bomba, truplo.
Bir ceset olabilir. Üstelik bugün Cuma, maaş günü.- Talvez um suicídio...
Bir ceset olabilir. Üstelik bugün Cuma, maaş günü. - Züppenin biri maaş çekini alamamıştır.Vielleicht n' Terrorist mit 'ner Bombe, vielleicht ist einer aus'm Fenster gesprungen.
Bir ceset olabilir. Üstelik bugün Cuma, maaş günü.Днес е петък, ден за плащане.
Bir işim var. Maaşım var.Mám práci.
Bir profesörün maaşı çok olmasa gerek, ben yaparım.Ca dépasse les compétences d'un Professeur. Je vais payer.
Bir profesörün maaşı çok olmasa gerek, ben yaparım.Mintha olyan sokat keresne tanárként. Majd én fizetek.
Bir profesörün maaşı çok olmasa gerek, ben yaparım.Ο μισθός από ένα καθηγητή δεν πρέπει να είναι μεγάλος, απλά θα το κάνω εγώ.
Bir profesörün maaşı çok olmasa gerek, ben yaparım.راتب استاذ لا يمكن ان يكون كبيرا, لذا دعني اقوم به
Bir...saniye... Daha hiç bir şey konuşmadık ki... Maaş falan...Stojte, kaj pa plača in ostale stvari?
Bizimle aralarına mesafe koymak istediler, neden? çünkü bağışların %40'ını maaşlara, "müşteri" servislerine ve그들은 우리로부터 일정거리를 두려 했습니다. 왜냐하면, 대중매체가 저희를 비난하고 있었습니다.
Bizimle aralarına mesafe koymak istediler, neden? çünkü bağışların %40'ını maaşlara, "müşteri" servislerine veהוא רצה להרחיק את עצמו מאיתנו כי הוקיעו אותנו בתקשורת
Bizimle aralarına mesafe koymak istediler, neden? çünkü bağışların %40'ını maaşlara, "müşteri" servislerine veارادوا ان يبتعدوا عننا لأننا نصلب في وسائل الاعلام
Bizimle aralarına mesafe koymak istediler, neden? çünkü bağışların %40'ını maaşlara, "müşteri" servislerine veメディアによって やり玉に上げられたからでした 私たちが総収益の40%を 参加者募集や顧客サービス
Bonservislerinizi kontrol için saklayın. Maaş bordrolarını da saklamakta yarar vardır..请自行检查明细单,确保养老金计算正确。若发现错误,请联系所属养老金保险局或养老金保障中心。请妥善保存工作证明,以便日后方便更正错误信息。工资明细单也最好妥善保存。
Böylece, yeni maaş saatlik 10.64 lira olur. -Su nuevo salario será de $10.64 por hora. $10.64.
Böylece, yeni maaş saatlik 10.64 lira olur. -Tak więc jej nowe wynagrodzenie będzie 10,64$ za godzinę.
Böylece, yeni maaş saatlik 10.64 lira olur. -Teda nová mzda prdavačky bude 10,64 dolára za hodinu. 10,64 dolára.
Böylece, yeni maaş saatlik 10.64 lira olur. -Tedy nová mzda prodavačky bude 10 celý 64 setin $ za hodinu. 10 celý 64 setin $.
Böylece, yeni maaş saatlik 10.64 lira olur. -Tehát az új fizetése 10.64 dollár lesz óránként. 10.64 dollár.
Bu durumda başvurunuza aldığınız maaşın bildirisini eklemeniz gerekir.Du ska då bifoga till ansökan ett löneintyg för löner som du har fått.
Bu durumda başvurunuza aldığınız maaşın bildirisini eklemeniz gerekir.En este caso, deberá adjuntar a la solicitud la nómina percibida.
Bu durumda başvurunuza aldığınız maaşın bildirisini eklemeniz gerekir.Tarvitset silloin hakemuksen liitteeksi ilmoituksen palkasta, jota olet saanut.
Bu durumda başvurunuza aldığınız maaşın bildirisini eklemeniz gerekir.Vous devrez joindre un certificat de salaire à votre demande.
Bu durumda başvurunuza aldığınız maaşın bildirisini eklemeniz gerekir.حينئذ تحتاج كملحق للطلب البلاغ عن الراتب الذي حصلت عليه.
Bu durumda da bütün bu kârı ellerinde tutup işçilere az miktarda maaş da verebilirler. . .Entonces lo que va a pasar es de que el tipo con el capital se va quedar con más capital
Bu durumda da bütün bu kârı ellerinde tutup işçilere az miktarda maaş da verebilirler. . .이러한 협약은 결국 만들어내지는 모든 이익들을 자보가들이 얻게 된다. 왜냐하면 자본가는 노동자들의 임금을 맘대로 줄일수 있었으니까요.
Bu durumda da bütün bu kârı ellerinde tutup işçilere az miktarda maaş da verebilirler. . .lui se li terrà tutti, perché può tenere bassi gli stipendi degli operai.
Bu durumda kısa iş günü yapıp; normalinden daha az maaş alırsınız.Då arbetar du kortare dagar och får på motsvarande sätt mindre lön.
Bu durumda kısa iş günü yapıp; normalinden daha az maaş alırsınız.En ese caso, tendrá una jornada laboral más reducida y percibirá un salario correspondientemente reducido.
Bu durumda kısa iş günü yapıp; normalinden daha az maaş alırsınız.Teet tällöin lyhyempää työaikaa ja saat vastaavasti vähemmän palkkaa.
Bu durumda kısa iş günü yapıp; normalinden daha az maaş alırsınız.Vous aurez alors des heures de travail allégées et vous recevrez proportionnellement un salaire allégé.
Bu durumda kısa iş günü yapıp; normalinden daha az maaş alırsınız.تقوم حينئذ بعمل لفترة أقصر وتحصل بناءً على ذلك على راتب أقل.
Bu ilk karşılaşma benim için, savaşçı olabilmek adına aslan öldüren Maasai gencinin yaşadıklarına benzemişti.Az első találkozás olyasmi volt, mint amikor egy maszáj fiú megöl egy oroszlánt, hogy harcossá váljon.
Bu ilk karşılaşma benim için, savaşçı olabilmek adına aslan öldüren Maasai gencinin yaşadıklarına benzemişti.Die erste Begenung war ein bisschen wie ein Masai Junge, der einen Löwen tötet, um ein Krieger zu werden.
Bu ilk karşılaşma benim için, savaşçı olabilmek adına aslan öldüren Maasai gencinin yaşadıklarına benzemişti.El primer encuentro fue algo así como el joven Masai que mata al león para convertirse en guerrero.
Bu ilk karşılaşma benim için, savaşçı olabilmek adına aslan öldüren Maasai gencinin yaşadıklarına benzemişti.Il primo incontro è stato come quello di un ragazzo Masai che uccide un leone per diventare un guerriero.
Bu ilk karşılaşma benim için, savaşçı olabilmek adına aslan öldüren Maasai gencinin yaşadıklarına benzemişti.Notre première rencontre a un peu été comme celle du garçon Masaï qui tue un lion pour devenir un guerrier.
Bu ilk karşılaşma benim için, savaşçı olabilmek adına aslan öldüren Maasai gencinin yaşadıklarına benzemişti.Pierwsze spotkanie było niczym dzień, w którym młody Masaj zabija lwa, żeby stać się wojownikiem.
Bu ilk karşılaşma benim için, savaşçı olabilmek adına aslan öldüren Maasai gencinin yaşadıklarına benzemişti.Prima întâlnire a fost cam ca băiatul Masai care ucide leul pentru a deveni războinic.
Bu ilk karşılaşma benim için, savaşçı olabilmek adına aslan öldüren Maasai gencinin yaşadıklarına benzemişti.Trải nghiệm đầu tiên này như thể là một chàng trai Maasai giết một con sư tử để trở thành một chiến binh.
Bu ilk karşılaşma benim için, savaşçı olabilmek adına aslan öldüren Maasai gencinin yaşadıklarına benzemişti.Тази първа среща беше нещо като момчето-масай, което убива лъва, за да стане войн.
Bu ilk karşılaşma benim için, savaşçı olabilmek adına aslan öldüren Maasai gencinin yaşadıklarına benzemişti.Эта первая встреча напомнила мне историю мальчика из племени Масаи, убивающего льва, чтобы стать воином.
" Bu kadının maaşı.""Dat is haar salaris."
" Bu kadının maaşı.""Ese es salario de ella".
" Bu kadının maaşı.""Isto é o salário dela."
" Bu kadının maaşı.""이것은 그녀의 봉급입니다."라고 말했습니다.
" Bu kadının maaşı.""To je její plat."