Ana içeriğe geç
Sözlük

maşa ile cümle

maşa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Onları masanın üzerine koy.Put them on the table.
Masada hiçbir şey yok.There's nothing on the table.
Tom masasında bir şey yazıyor.Tom is at his desk writing something.
Dirseklerinizi masadan kaldırın.Take your elbows off the table.
Bu benim en sevdiğim peri masalıdır.This is my favorite fairy tale.
Masandaki o resim Tom'un mu?Is that a picture of Tom on your desk?
Tom masasında ailesinin bir resmine sahip.Tom has a picture of his family on his desk.
Tom'un masasında ailesinin bir resmi var.Tom has a picture of his family on his desk.
Masada sizin için büyük bir paket var.There's a big package on the desk for you.
Masanızda büyük bir yığın posta var.There's a big pile of mail on your desk.
Tom masasında oturuyordu ve eski bir foto albümüne göz atıyordu.Tom was sitting at his desk, flipping through an old photo album.
Tom'un bodrum katında bir bilardo masası var.There's a pool table in Tom's basement.
Sanırım anahtarlarımı mutfak masasında bıraktım.I think I left my keys on the kitchen table.
Masa çekmecenizde bunu buldum.I found this in your desk drawer.
İstediğin evrakları masana koydum.I put the documents you requested on your desk.
Masana bir fincan sıcak çay koydum.I put a cup of hot tea on your desk.
Lütfen ekmeği maşayla al.Please take the bread with the tongs.
Tom yeni bilgisayar masasına uyan yeni bir döner sandalye satın aldı.Tom bought a new swivel chair to go with his new computer desk.
Kütüphanenin ortasında tamamen dergilerle kaplı bir masa vardı.In the middle of the library there was a table completely covered with magazines.
Onlar mutfak masasının etrafında oturdular.They sat down around the kitchen table.
Bu belgeleri masama koyar mısın?Could you put those documents on my desk?
Masanın üzerinde bir kitap, bir kalem ve bir kağıt var.There's a book, a pencil, and a sheet of paper on the table.
Bazı kitaplar masanın üstündeler.Some books are on the table.
Sadece onu masaya geri koy.Just put it back on the desk.
Tom bitişik masadaki şekere uzandı.Tom reached for the sugar that was on the next table.
Tom arkadaşları ile masa tenisi oynuyor.Tom is playing ping-pong with his friends.
Tom masanın altına bakmak için eğildi.Tom bent down to look under the table.
Tom masada parmaklarıyla tempo tuttu.Tom drummed his fingers on the table.
Masayı temizlemene yardım edeyim.Let me help you clear the table.
Tom kitabı kapattı ve koltuğunu yanındaki küçük masanın üzerine koydu.Tom closed the book and put it on the small table next to his chair.
Tom gözlüğünü masaya bilgisayarının yanına koydu.Tom set his glasses down on the desk next to his computer.
Masamda Tom için bir paket var.There's a package for Tom on my desk.
Sözlüğü Tom'un masasına geri koydum.I put the dictionary back on Tom's desk.
Tom'un masasında bir yığın çizgi roman var.There's a stack of comic books on Tom's desk.
Tom masa çekmecelerine bakıyor.Tom is looking through his desk drawers.
Tom kitabı masanın üstüne koydu.Tom laid the book on the desk.
Tom hâlâ masasında.Tom is still at his desk.
Tom masasında yazı yazıyor.Tom is writing at his desk.
Tom masasında çalışıyor.Tom is working at his desk.
Tom masasının yanında duruyor.Tom is standing near his desk.
Tom Mary'nin karşısındaki masaya oturmuş.Tom is seated across the table from Mary.
Tom bir ayak masajı yaptırıyor.Tom is getting a foot massage.
Tom masasında evrak işi yapıyorTom is at his desk doing paperwork.
Tom masaya dayandı.Tom leaned on the table.
Tom çantasını masaya koydu.Tom laid his bag on the table.
Tom masanın altında Mary'yi tekmeledi.Tom kicked Mary under the table.
Tom masadan vazoyu düşürdü.Tom knocked the vase off the table.
Tom gazeteyi masaya koydu.Tom laid the newspaper on the table.
Tom rulet masasında.Tom is at the roulette table.
Tom hâlâ ameliyat masasındaTom is still on the operating table.
Tom bir yirmi bir masasında.Tom is at a blackjack table.
Masada üç boş şarap şişesi vardı.There were three empty wine bottles on the table.
Yemek odası masasında Tom'un önünde üç boş bira kutusu vardı.There were three empty beer cans on the dining room table in front of Tom.
Tom boş bardağını masaya koydu.Tom put his empty glass on the table.
Para masanın üzerinde.The money's on the table.
Yüzüğün belki masanın altında.Maybe your earring is under the table.
Tom masayı temizlemeye devam etti.Tom resumed clearing the table.
Tom mutfak masasına bir not bıraktı.Tom left a note on the kitchen table.
Tom Mary'nin masasındaki bir zarfı fark etti.Tom noticed an envelope on Mary's desk.
Tom masayı hazırladı.Tom set the table.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod