Kalabalık, Memlükler'i Mağribiler olarak görür ve kızgın bir tepki verir.The crowd sees the Mamelukes as Moors, provoking an angry response.
Bina Mağribi tarzda bir kule ile taçlandırılmıştır.The building was topped by a tower.
Mağribi sanatçılara ruhu olan şeyleri resmetmekte imkanı verilmemiştir.The Moorish artists were denied the possibility to draw things with souls.
Restorasyon çalışmasının nihai hedefi, binayı Mağribi tarzı görünümüne yeniden kavuşturmak.The ultimate goal is to restore the building to its authentic faux-Moorish appearance.
Muhyiddin el Mağribi'nin gezegen gözlemlerini yürüttüğü Meraga RasathanesiMarāgha observatory where Ibn Abi al-Shukr carried out his planetary observations
Dış mimarisi, Neo-Mağribi tasarımıyla o zamanlar popüler olan egzotik stili yansıtmaktadır.It exterior architecture reflects the then-popular Exotic style with Neo-Moorish design.
Fraga'da Mağrıbilere yenildi ve aldığı yaralar sonucu öldü.Murió en Daroca y sus huesos fueron traídos sin faltar cosa.
Kur'an yazmak için kullanılan Mağribî'nin bir altyazı türüdür.È un carattere ereditato dalla macchina per scrivere.
Halîfeleri şunlardır: Hâce Osman-ı Nevrokobî, Hâce Muhammed-i Mağribî, Hâce Mustafa el-Köstendilî.Il mantra associato è Oṃ (ॐ), la divinità ancora Shiva nel suo aspetto Paramashiva, Shiva il supremo.
Gırnata zorla boşaltıldı ve Mağribiler farklı eyaletlere dağıtıldılar.Suuria maaomaisuuksia pilkottiin pakkolunastuksella ja maita jaettiin pientalonpojille.
Bina Mağribi tarzda bir kule ile taçlandırılmıştır.Ngôi đền này là một tháp có hình ống khói.
Tam Arapça ismi El-Memleke El-Mağribiyye (Batı Krallığı)'dır.השם העברי על שמו הערבי של התל – תל אל-נג'ילה (תל העשב).
Bina Mağribi tarzda bir kule ile taçlandırılmıştır.Сградата е частично вкопана в кулата.
Mağribi sanatçılara ruhu olan şeyleri resmetmekte imkanı verilmemiştir.Agli artisti Moreschi era negata la possibilità di dipingere entità' animate.
Mağribi sanatçılara ruhu olan şeyleri resmetmekte imkanı verilmemiştir.A los artistas moros se les negó la posibilidad de dibujar cosas con almas.
Mağribi sanatçılara ruhu olan şeyleri resmetmekte imkanı verilmemiştir.A mór művészeknek meg volt tiltva, hogy bármit is rajzoljanak, aminek lelke van.
Mağribi sanatçılara ruhu olan şeyleri resmetmekte imkanı verilmemiştir.Artis-artis Moor ini tidak diperbolehkan menggambar barang-barang yang berjiwa.
Mağribi sanatçılara ruhu olan şeyleri resmetmekte imkanı verilmemiştir.Artiştilor mauri le era interzisă posibilitatea de a desena lucruri cu suflete.
Mağribi sanatçılara ruhu olan şeyleri resmetmekte imkanı verilmemiştir.De Moorse kunstenaars mochten geen levende figuren tekenen .
Mağribi sanatçılara ruhu olan şeyleri resmetmekte imkanı verilmemiştir.Die maurischen Künstler durften nichts abbilden, das eine Seele hat.
Mağribi sanatçılara ruhu olan şeyleri resmetmekte imkanı verilmemiştir.무어의 예술가들은 영혼이 있는 사물들을 그림으로 그리는 것이 금지돼 있었지요.
Mağribi sanatçılara ruhu olan şeyleri resmetmekte imkanı verilmemiştir.Les artistes Maures ne pouvaient rien dessiner qui ait une âme.
Mağribi sanatçılara ruhu olan şeyleri resmetmekte imkanı verilmemiştir.Mauretańscy artyści nie mogli przedstawiać rzeczy z duszą.
Mağribi sanatçılara ruhu olan şeyleri resmetmekte imkanı verilmemiştir.Οι Μαυριτανοί καλλιτέχνες στερήθηκαν της δυνατότητας να σχεδιάσουν πράγματα με ψυχή.
Mağribi sanatçılara ruhu olan şeyleri resmetmekte imkanı verilmemiştir.Мавританскиe художники были лишены возможности изображать одушевленные предметы.
Mağribi sanatçılara ruhu olan şeyleri resmetmekte imkanı verilmemiştir.Мавританські художники були позбавлені можливості малювати одухотворені речі.
Mağribi sanatçılara ruhu olan şeyleri resmetmekte imkanı verilmemiştir.Мавърските художници са били лишени от възможността да рисуват неща с душа.
Mağribi sanatçılara ruhu olan şeyleri resmetmekte imkanı verilmemiştir.מהאמנים המורים נמנעה האפשרות לצייר דברים בעלי נשמה
Mağribi sanatçılara ruhu olan şeyleri resmetmekte imkanı verilmemiştir.قد منع على الفنانين البربر من تمثيل كائنات حية.
Mağribi sanatçılara ruhu olan şeyleri resmetmekte imkanı verilmemiştir.禁止されていました ですから彼らは 幾何的な芸術を追求しました
Şimdi İslam Mağribi'nde yeni bir El-Kaide canlanıyor,마그레브 이슬람 지역에도 알 카에다가 있고
Şimdi İslam Mağribi'nde yeni bir El-Kaide canlanıyor,Nên giờ đây ta đã có một al Queda tại Islamic Maghreb,
Şimdi İslam Mağribi'nde yeni bir El-Kaide canlanıyor,Теперь Аль-Каида есть в исламском Магрибе,
Şimdi İslam Mağribi'nde yeni bir El-Kaide canlanıyor,כך שקיימת כעת אל קאעידה במגרב המוסלמי,
Şimdi İslam Mağribi'nde yeni bir El-Kaide canlanıyor,و بالتالي توجد الآن "القاعدة" في المغرب الإسلامي
Şimdi İslam Mağribi'nde yeni bir El-Kaide canlanıyor,アラビア半島にもいるのです