Ana içeriğe geç
Sözlük

mağdur olmak ile cümle

mağdur olmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
21
ÖRNEK CÜMLE
12
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Kırgız ve Kazak kızları gelin kaçırma geleneğinden mağdur olmakta.Kyrgyz and Kazakh girls additionally suffer from bride kidnapping.
Ama sık sık su kesintisi olduğu içn vatandaşlar mağdur olmaktadır.Yang sering tertimpa banjir adalah warga dibantaran kali.
Burada amaç, sözleşmenin muhatabını mağdur olmaktan korumaktır.이 제도는 거래의 안전을 보호하기 위해 존재한다.
Halkın en korunmasız kesimleri bu koşullardan oransız bir şekilde mağdur olmaktadır.A felsoroltak a népesség sérülékenyebb rétegeit aránytalanul nagy mértékben sújtják.
Halkın en korunmasız kesimleri bu koşullardan oransız bir şekilde mağdur olmaktadır.Cele mai vulnerabile segmente de popula†ie sufer≤ dispropor†ionat de mult de pe urma acestor situa†ii.
Halkın en korunmasız kesimleri bu koşullardan oransız bir şekilde mağdur olmaktadır.De mest utsatta grupperna i befolkningen drabbas i oproportionerligt hög grad av alla tre problemen.
Halkın en korunmasız kesimleri bu koşullardan oransız bir şekilde mağdur olmaktadır.Die am stärksten gefährdeten Bevölkerungsgruppen leiden unverhältnismäßig stark unter dieser Situation.
Halkın en korunmasız kesimleri bu koşullardan oransız bir şekilde mağdur olmaktadır.Estas condiciones afectan desproporcionadamente a los sectores más vulnerables de la población.
Halkın en korunmasız kesimleri bu koşullardan oransız bir şekilde mağdur olmaktadır.Haavoittuvimmassa asemassa olevat väestöryhmät kärsivät suhteettomasti näistä sairauksista.
Halkın en korunmasız kesimleri bu koşullardan oransız bir şekilde mağdur olmaktadır.Het zijn juist de kwetsbaardere delen van de samenleving die hier onder lijden.
Halkın en korunmasız kesimleri bu koşullardan oransız bir şekilde mağdur olmaktadır.Le fasce più vulnerabili della popolazione subiscono queste condizioni in maniera del tutto sproporzionata.
Halkın en korunmasız kesimleri bu koşullardan oransız bir şekilde mağdur olmaktadır.Les segments les plus vulnérables de la population sont ceux qui souffrent le plus de cette situation.
Halkın en korunmasız kesimleri bu koşullardan oransız bir şekilde mağdur olmaktadır.Najbolj ranljivi deli prebivalstva so nesorazmerno pogosto prizadeti zaradi tega.
Halkın en korunmasız kesimleri bu koşullardan oransız bir şekilde mağdur olmaktadır.Najzraniteľnejšie časti populácie trpia nerovnomerne týmito podmienkami.
Halkın en korunmasız kesimleri bu koşullardan oransız bir şekilde mağdur olmaktadır.Na skutek tych schorzeń nadmiernie cierpią najbardziej narażone na nie grupy ludności.
Halkın en korunmasız kesimleri bu koşullardan oransız bir şekilde mağdur olmaktadır.Os sectores mais vulneráveis da população são desproporcionadamente afectados por estes problemas de saúde.
Halkın en korunmasız kesimleri bu koşullardan oransız bir şekilde mağdur olmaktadır.Těmito problémy nepoměrně více trpí nejzranitelnější skupiny populace.
Halkın en korunmasız kesimleri bu koşullardan oransız bir şekilde mağdur olmaktadır.Най-уязвимите групи от населението страдат прекомерно в тези условия.
Kırgız ve Kazak kızları gelin kaçırma geleneğinden mağdur olmakta.Además, las niñas kiguisas y kazajas son víctimas de rapto de novias.
Kırgız ve Kazak kızları gelin kaçırma geleneğinden mağdur olmakta.Κορίτσια από το Κιργιστάν και το Καζακστάν ανησυχούν και λόγω των σχετικών απαγωγών.
Kırgız ve Kazak kızları gelin kaçırma geleneğinden mağdur olmakta.Киргизские и казахские девочки также становятся жертвами похищений невест.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod