Biraz daha sos alır mıydınız?Would you like some more gravy?
"Biraz daha kahve alır mıydınız?" "Hayır, teşekkürler. Yeterince içtim.""Will you have some more coffee?" "No, thanks. I've had enough."
O grafiği bana açıklar mıydınız?Would you explain that graph to me?
Tom'u iyi tanır mıydınız?Did you know Tom well?
İkiniz yakın mıydınız?Were you two close?
Onu iyi tanır mıydınız?Did you know him well?
Sen ve Tom arkadaş mıydınız?Were you and Tom friends?
Sen ve Tom birlikte takılmaz mıydınız?Didn't you and Tom used to hang out together?
"Tom'la liseden arkadaş mıydınız?" "Tam olarak değil.""Were you friends with Tom in high school?" "Not exactly."
"Lisede Mary ile arkadaş mıydınız? Tam olarak değil.""Were you friends with Mary in high school?" "Not exactly."
İngilizce konuşmamış mıydınız?Hadn't you spoken English?
Dün her ikiniz de burada mıydınız?Were you both here yesterday?
Siz ikiniz lisede arkadaş mıydınız?Were you two friends in high school?
Siz arkadaşlar bütün gece ayakta mıydınız?Have you guys been up all night?
Bütün hafta yalnız mıydınız?Were you alone all week?
Lisedeyken bir forma giymek zorunda mıydınız?Did you have to wear a uniform when you were in high school?
COVID-19 aşısı hazır olsaydı yaptırır mıydınız?If the COVID-19 vaccine was available, would you like to receive it?
Daha önce hiç ruh sağlığı hastanesine yatırılmış mıydınız?Have you ever been hospitalized in a psychiatric hospital?
Hiç diyabet tanısı almış mıydınız?Have you ever been diagnosed with diabetes?
Hiç sara tanısı almış mıydınız?Have you ever been diagnosed with a seizure disorder?
Hiç astım tanısı almış mıydınız?Have you ever been diagnosed with asthma?
Hiç başınızdan yaralanmış mıydınız?Have you ever had a head injury?
Damar yoluyla uyuşturucu kullanırken başkalarıyla ortak iğne kullanmış mıydınız?Have you ever shared needles when you used IV drugs?
Prostat sorunu yaşamış mıydınız?Have you had any problems with your prostate?
Geçmişte yoksunluk belirtileri yaşamış mıydınız?Have you experienced withdrawal symptoms in the past?
Önceki hamileliklerinizde hiç komplikasyon yaşamış mıydınız?Have you ever had any complications during past pregnancies?
Bu insanlar için daha fazla zaman ayırır mıydınız?Would you make more time for those people?
Öncelik tanır mıydınız?Would you prioritize?
Boşanır mıydınız?Would you get a divorce? (Laughter)
Bilmiyorum, bu teoremi matematik kitabından çalışmış mıydınız.I don't know when you read it, in a calculus book or in a precalculus book.
Yani buna da Virgin markasını kullanamaz mıydınız?You called it Mates. I mean, couldn't you have used the Virgin brand for that as well?
Vasiyetnamelerinizi yazmış mıydınız? Beş, dört... ...üç, iki, bir.You boys got those wills filled out correctly?
Arkadaş mıydınız sizler?Ah, but you're friends?
Acaba, bıldırcın yada tavuk bulamaz mıydınız ? en azından, kızarmış balık bile olabilir !Sir, may I ask if you have any chicken or pork? At the least, you should have some fried fish!
Biraz daha alır mıydınız?Shall I give you more?
Siz J Cub ve Cyril ev arkadaşları mıydınız?You were roommates with J Cub AND Cyril?
Siz olsaydınız Muhabir Bey, bağışlar mıydınız?If it were you, reporter, will you return it obediently?
Burada mıydınız?You are here?
"Hiç bir şeylere sahip olduğunuzu varsaymış mıydınız?""Did you assume that you would have something?"
Ring kenarında mıydınız?Right at ringside?
Onunla arkadaş mıydınız?Were you friends with her?
Hawai'ye gitmek istediğinizi varsayarsak, bu paketi alır mıydınız?Assuming you wanted to go to Hawaii, would you buy this package?
Cebinizdeki parayla tekrar bilet alır mıydınız?Would you spend your remaining money on replacing it?
Kalan 20 dolarınızı bilete harcar mıydınız?Would you spend your remaining 20 dollars on a ticket?
Buna inanır mıydınız?Do you believe that?
Allah, bunu size tavsiye ederken tanık mıydınız, gördünüz, duydunuz mu yoksa?Were you present at the time God issued this command?"
Yoksa siz, Yakub'a ölümün gelip çatışına tanıklar mıydınız?Were you present at the hour of Jacob's death?
Hiç aklınızı kullanmaz mıydınız?Why did you not then understand?
Buna rağmen o, sizden bir çok nesilleri saptırdı. Hiç aklınızı kullanmaz mıydınız?“And he has indeed led a large number of you astray; so did you not have sense?”
(Allah, böyle tavsiye ederken siz O'nun yanında mıydınız?)Or were you witnesses when God charged you with this?
Yoksa, Allah'ın size böyle vasiyet ettiğine şahitler mi oldunuz? (O'nun yanında mıydınız?).Were ye present when Allah enjoined this on you?
Bugün sabah erkenden kalkmak zorunda mıydınız?Mussten Sie heute Morgen sehr früh aufstehen?
Biraz daha sos alır mıydınız?Möchten Sie etwas mehr Soße?
Tom'un arkadaşı mıydınız?Étiez-vous un ami de Tom ?
İngilizce konuşmamış mıydınız?N'avez-vous pas parlé anglais ?
Onu iyi tanır mıydınız?Вы хорошо его знали?
Geçmişte yoksunluk belirtileri yaşamış mıydınız?Испытывали ли вы в прошлом абстинентный синдром?
Biraz daha sos alır mıydınız?Haluaisitko hieman lisää kastiketta?
Ailemi tanır mıydınız?Conhecia os meus pais?
Ailemi tanır mıydınız?¿Conocía a mis padres?