mısın ile cümle
mısın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Üşüyorum. Isıtıcıyı açar mısın?I'm cold. Would you mind turning the heating on?
Bana geçmiş tıbbi hikayeni anlatır mısın?Can you tell me your past medical history?
Bana günlük olarak hangi ilacı aldığını söyler misin?Can you tell me which medication are you taking daily?
Dondurma sever misin? Bir dondurma ister misin?Do you like ice cream? Would you like an ice cream?
Lütfen bana sırrı söyler misin?Will you please tell me the secret?
Biraz meyve suyu ister misin?Do you want some fruit juice?
Biraz bira ister misin?Do you want some beer?
Bir budist misin?Are you a Buddhist?
Taoist misin?Are you a Taoist?
Bu mektupla ilgilenecek vaktim yok. Onunla ilgilenebilir misiniz?I don't have time to deal with this letter. Could you deal with it?
Burada olduğum için sohbet etmek ister misin?Since I'm here, would you like to chat?
Ben buradayım, bu yüzden sohbet etmek ister misin?I'm here, so do you want to chat?
Animist misiniz?Are you an animist?
Bir ulusu kovabilir misin?Can you fire a nation?
“Seyahat etmeyi sever misin?” “Evet.”"Do you like to travel?" "Yes."
Lütfen bana faturayı getirir misin?Can you bring me the bill, please?
Çocukları okuldan alabilir misin?Can you fetch the children from school?
Affedersiniz, şekeri bana uzatabilir misiniz?Excuse me, could you pass me the sugar?
Arapça okuyabilir misin?Can you read Arabic?
Arapça okuyabilir misiniz?Can you read Arabic?
Ara sıra kütüphanede ders çalışır mısın?Do you sometimes study in the library?
Ben yokken köpeğime bakabilir misin?Can you watch my dog while I’m away?
Ölüm cezasını destekler misin yoksa karşı mı çıkarsın?Do you support or oppose the death penalty?
Sen ayak parmaklarına bacaklarını eğmeden dokunabilir misin?Can you touch your toes without bending your legs?
Seni istasyona bırakmamı ister misin?Do you want me to take you to the station?
Sık sık ağlar mısın?Do you cry often?
Mandarin konuşabilir misin?Can you speak Mandarin?
Ah, lütfen benim için telefona cevap verir misin?Oh, could you please answer the phone for me?
Parkı temizlememize yardım ederek biraz zaman harcayabilir misin?Can you spend a little time helping us clean up the park?
Bana biraz Vietnamca cümle öğretebilir misin, lütfen!Could you teach me some Vietnamese phrases, please!
Daha yavaş konuşabilir misin?Could you please speak slower?
Seni açık bir biçimde duymadım. Bir daha söyler misin lütfen?I didn't hear you clearly. Would you please say it again?
Bunu keser misin, lütfen?Would you stop that, please?
Ayağa kalkabilir misin?Can you stand up?
Tom'u tanımadığına emin misin?Are you sure you don't know Tom?
Biraz daha iyi misin?Are you feeling any better?
Şaka mı yapıyorsun yoksa ciddi misin?Are you joking or are you serious?
Daha yavaş konuşabilir misin, lütfen?Could you talk more slowly, please?
Bir sonraki hikayeyi anlatmak ister misin?Would you like to tell the next story?
Akşam yemeği yiyecek misin?Will you eat dinner?
Bir yalan makinesi testi alır mısınız?Would you mind taking a polygraph test?
Bundan emin misin?Are you certain about this?
Akıl hastası mısınız?Are you mentally ill?
Yardım edebilir misin?Could you help?
Affedersiniz, radyoyu kapatabilir misiniz?Sorry, could you turn the radio off?
Onun hakkında konuşmak ister misin?Do you want to talk about it?
Bu lezzetli keki tatmak ister misin?Would you like to taste this yummy cake?
Budizm'le ilgili misin?Are you interested in Buddhism?
Pisliği temizleyebilir misin?Can you clean the mess up?
Benim için kapıyı açabilir misin?Can you open the door for me?
Biraz kızarmış patates yemek ister misin?Would you like to eat some fried potatoes?
Benimle gitmek ister misin?Do you want to go with me?
Biraz çay içmek ister misiniz?Would you like to drink some tea?
O sandalyeyi ona verebilir misin?Can you give that chair to her?
O ağaca tırmanabilir misin?Can you climb up that tree?
Lezzetli bir salata yapabilir misin?Can you make a tasty salad?
O kişinin senin hakkında ne söylediğini duymak ister misin?Do you want to hear what that person said about you?
Nerede bir hastane bulabileceğimi bana söyler misin?Can you tell me where I can find a hospital?
Sen onları buraya getirebilir misin?Can you drive them here?
Beni bulacak mısın?Will you find me?