mısın ile cümle
mısın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Adınızı heceler misiniz, lütfen?Could you spell your name, please?
Bana albümünü gösterir misin?Will you show me your album?
Siz öğrenci misiniz?Are you students?
Senin yemek pişirdiğini hiç görmedim. Hiç herhangi bir şey pişirebilir misin?I've never seen you cook. Can you cook anything at all?
Aldığını bana gösterir misin?Will you show me what you bought?
Benim için gelene kadar benim beklememi ister misiniz?Do you want me to wait until you come for me?
Dün ne aldığını bana gösterir misin?Will you show me what you bought yesterday?
Lütfen daha sonra tekrar gelir misin?Would you please come again later?
Birkaç aspirin gönderir misin?Could you send up some aspirin?
Çocuklar buradayken lütfen sigara içmekten kaçınır mısın?Would you please refrain from smoking when babies are here?
PKO nun ne anlama geldiğini söyleyebilir misiniz?Can you explain what PKO stands for?
Uçuş JL 123 için bagajı nerede bulabileceğimi bana söyleyebilir misiniz?Could you tell me where I can find the baggage for flight JL 123?
Dokuzda gelebilir misin?Can you come at nine?
Dokuzda gelebilir misiniz?Can you come at nine?
11 Temmuz Cuma günü sabah saat onda lütfen beni otelden alır mısın?Would you please pick me up at the hotel on Friday July 11th at 10:00 a.m.?
Lütfen beni beşte arar mısınız?Would you please call me up at five o'clock?
Ürünün 50 seti için bize % 5'lik özel bir indirim verebilir misiniz?Are you able to grant us a special discount of 5% for 50 sets of the product?
500 Yen ödünç verebilir misiniz?Can you lend me 500 yen?
Kitabı bana 500 yene satar mısın?Can you sell the book to me for 500 yen?
Saat dörde kadar çantalarımı burada tutar mısınız?Could you keep my bags here until four?
3 dakika sonra bana bildirir misin?Will you notify me after 3 minutes?
Oda 305'e kahvaltımı getirir misin?Could you bring my breakfast to room 305?
Siz ikiniz gitmeye hazır mısınız?Are both of you ready to go?
Bunu benim için merdivenlerden yukarıya taşır mısın?Would you mind carrying it up the stairs for me?
Bana birkaç dakika ayırabilir misiniz?Could you spare me a few minutes?
Lütfen beni gece için misafir eder misiniz?Could you please put me up for the night?
Bir dolar borç verebilir misin?Can you spare a buck?
Bana bir dolar bozar mısın?Could you give me change for a dollar?
Fiyatı on dolara indirebilir misiniz?Can you lower the price to ten dollars?
Bana 10 sent ödünç verebilir misin?Can you lend me a dime?
Tarih koyar mısın?Can you make the deadline?
"Yarın piyano çalacak mısın?" "Hayır, çalmayacağım.""Will you play the piano tomorrow?" "No, I won't."
"Biletinizi bana gösterir misiniz?" "Evet, tabii.""Will you show me your ticket?" "Yes, of course."
"Bunu benim yerime yapabilir misin?" "Üzgünüm, ben çok meşgulüm.""Could you do this instead of me?" "Sorry, I'm too busy."
"İngilizce ödevime yardım edecek misin?" "Tabii ki de.""Will you help me with my English homework?" "Certainly."
"İngilizce ödevimde bana yardım eder misin?" "Elbette.""Will you help me with my English homework?" "Certainly."
"Şekeri uzatır mısınız?" "Buyrun.""Will you pass me the sugar?" "Here you are."
"Sen bir Japon öğrenci misin?" "Evet öyleyim.""Are you a Japanese student?" "Yes, I am."
“Yılanlardan hoşlanır mısın?” “Tabii ki hayır.”"Do you like snakes?" "Of course not."
"Solgun görünüyorsun. Hasta mısın?" "Tam olarak değil.""You look pale. Are you sick?" "Not exactly."
"Beni eve götürebilir misin?" diye sordu."Would you mind taking me home?", she said.
"Lütfen bana tuzu uzatır mısın?" "Buyrun.""Would you pass me the salt, please?" "Here you are."
"Biraz daha ister misiniz?" "Hayır, yeterince aldım.""Would you like any more?" "No, I've had enough."
"Bir fincan daha kahve içer misiniz?" "Hayır, teşekkürler.""Will you have another cup of coffee?" "No, thank you."
Bana bir tekne verebilir misin?Can you give me a boat?
"Lütfen televizyonunu kapatır mısın?" dedim.I said, "Could you please turn your television down?"
"Bay Smith ile konuşabilir miyim?" "Hatta kalır mısınız?""May I speak to Mr Smith?" "Will you hold the line?"
" Sporları sever misiniz?" "Evet, diğer şeyler arasında, beyzboldan hoşlanırım.""Do you like sports?" "Yes, I like baseball, among other things."
"Kekten hoşlanır mısın?" "Evet, hoşlanırım.""Do you like cake?" "Yes, I do."
Filipinli "Sen Avustralya'lı mısın?" diye sordu."Are you from Australia?" asked the Filipino.
“ Siz öğrenci misiniz?” “Evet, öğrenciyiz.”"Are you students?" "Yes, we are."
“ Siz öğrenci misiniz?” “Evet, öyleyiz.”"Are you students?" "Yes, we are."
Sizi evde görmemi ister misiniz?Would you like me to see you home?
Gerçekten hayaletlere inanır mısınız?Do you really believe in ghosts?
Her gün oraya gitmek zorunda mısınız?Do you have to go there every day?
Sen beyzbol takımının üyesi misin?Are you a member of the baseball team?
Beyzbol takımının bir üyesi misin?Are you a member of the baseball team?
Beyzbol kulübüne üye misin?Do you belong to the baseball club?
Postaneye gitmek zorunda mısın?Must you go to the post office?
Trenle gidecek misin?Will you go by train?