Japonya'ya ilk defa mı geliyorsunuz?Is this your first time in Japan?
Japonya'da bir Noel tatilin var mı?Do you have a Christmas vacation in Japan?
Japonya'da hiç güzel parklar var mıdır?Are there any beautiful parks in Japan?
Japoncada benzer bir deyişiniz var mı?Do you have a similar saying in Japanese?
Japonya'da hiç satış distribütörleri var mı?Do you have any sales distributors in Japan?
Herhangi bir Japon dergin var mı?Do you have any Japanese magazines?
Japon yemeklerin var mı?Do you have any Japanese foods?
Herhangi bir Japon gazeten var mı?Do you have any Japanese newspapers?
Sence Japonya'daki vergiler çok ağır mı?Don't you think that the taxes are too heavy in Japan?
Japonca gazeteleriniz var mı?Do you have Japanese newspapers?
Japonca konuşabilen çalışanlarınız var mı?Do you have any employees who speak Japanese?
Japonca konuşan bir hostes var mı?Is there a Japanese-speaking stewardess?
Bir Japon vatandaşı mısınız?Are you a Japanese citizen?
Pazar günü yapacak özel bir şeyin var mı?Do you have anything particular to do on Sunday?
Onlar pazar günü açık mı?Are they open on Sunday?
Pazar günü açık mı?Is it open on Sunday?
Pazar günü posta hizmeti var mı?Is there postal service on Sunday?
Hastanede kalmak zorunda mıyım?Do I have to stay in the hospital?
Hastanede kalmama gerek var mı?Do I have to stay in the hospital?
Hastaneye yatırılmak zorunda mıyım?Do I have to be hospitalized?
Kedi, sandalyenin üstünde mi yoksa altında mı?Is the cat on the chair or under the chair?
Ateşiniz var mı?Have you any fever?
Benim için biraz alışveriş yapar mısın?Can you do some shopping for me?
O beyaz mı?Is it white?
Beyaz şarap mı yoksa kırmızı şarap mı istersin?Would you like white wine or red?
Kutuda hiç elma var mıdır?Are there any apples in the box?
Yarım günlük turlarınız var mı?Do you offer any half-day tours?
Amerika'ya gittiğinden beri ondan haber aldın mı?Have you heard from him since he left for America?
Bu kadar ani istifa etmesinin bir nedeni var mı?Is there any reason for him to resign so suddenly?
Sık sık onun kendi kendine mırıldandığını duyardı.She would often hear him grumbling to himself.
Onun iyileşme şansı var mı?Is there any chance of his recovery?
Onun iyileşme ihtimali var mı?Is there any prospect of his recovering?
Onun dediğine inandın mı?Do you believe what he said?
Onun ziyaret etmek istediği yer Mısır'dır.It is Egypt that he wants to visit.
Onun benden daha genç mi yoksa daha yaşlı mı olup olmadığını bilmiyorum.I don't know whether he's younger or older than I am.
Onun istifa etme olasılığı var mı?Is there any possibility of his resigning?
Onun ölü mü yoksa hayatta mı olduğunu bilmiyorum.I don't know whether he is dead or alive.
Onun seçimi kazanması için herhangi bir olasılık var mı?Is there any possibility that he'll win the election?
Onun seçimi kazanması için herhangi bir ihtimal var mı?Is there any possibility that he'll win the election?
Onun gelme ihtimali var mı?Is there any likelihood of his coming?
O İngilizce mi, Fransızca mı yoksa Almanca mı konuşur?Is he speaking English, French, or German?
O, İngilizce mi, Fransızca mı yoksa Almanca mı konuşuyor?Is he speaking English, French, or German?
Onun bir imzasını isteyeceğim. Yazmak için bir şeyin var mı?I'm going to ask him for an autograph. Do you have anything to write with?
Onun hiç çocuğu var mı?Does he have any children?
Evinizi ona satar mısınız?Will you sell your house to him?
Evini ona satacak mısın?Will you sell your house to him?
Onu aradın mı?Did you telephone him?
Ondan hiç haber aldın mı?Have you ever heard of him?
Onun mektubunu cevaplamalı mıyım?Should I reply to his letter?
Onun başarısı ile ilgili bir umut var mı?Is there any hope of his success?
Onun raporunun yirmi kopyasını çıkarır mısın?Would you run off twenty copies of his report?
O, Amerikalı mı?Is he American?
Bir doktor olmaya niyeti var mı?Does he intend to become a doctor?
O, iki yıldır burada mı yaşıyor?Has he lived here for two years?
O, eve altıda mı gelir?Does he come home at six?
O, senin bir arkadaşın mı?Is he a friend of yours?
O senin bir arkadaşın mıdır?Is he a friend of yours?
O, çalışırken her zaman mırıldanır.He always hums while working.
O mışıl mışıl uyudu.He slept soundly.
O, zorluğun farkında mıdır?Is he aware of the difficulty?