müzisyen ile cümle

müzisyen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Hoş geldiniz, baylar! Gel müzisyenler, oynamak.Que son caballeros de bienvenida, - ¡Ven, músicos, jugar.
Hoş geldiniz, baylar! Gel müzisyenler, oynamak.Sie sind herzlich eingeladen, meine Herren - Komm, Musiker, spielen.
Hoş geldiniz, baylar! Gel müzisyenler, oynamak.Siete i benvenuti, signori - Venite, musicisti, suonare.
Hoş geldiniz, baylar! Gel müzisyenler, oynamak.Sunteţi bineveniţi domnilor, - Vino, muzicieni, joacă!.
Hoş geldiniz, baylar! Gel müzisyenler, oynamak.U bent van harte welkom, heren - Kom, muzikanten, spelen.
Hoş geldiniz, baylar! Gel müzisyenler, oynamak.Vous êtes les bienvenus, messieurs - Venez, musiciens, jouer.
Hoş geldiniz, baylar! Gel müzisyenler, oynamak.Zapraszamy, panowie - Chodź, muzycy, zabawy.
İşte Derek, tam bir müzisyen.Acesta e muzicianul Derek.
İşte Derek, tam bir müzisyen.Das ist Derek, der Musiker.
İşte Derek, tam bir müzisyen.Đây là Derek một nhạc sĩ.
İşte Derek, tam bir müzisyen.Dit is Derek, de musicus.
İşte Derek, tam bir müzisyen.Este es Derek, el músico.
İşte Derek, tam bir müzisyen.Íme Derek, a zenész.
İşte Derek, tam bir müzisyen.Questo è Derek il musicista.
İşte Derek, tam bir müzisyen.Tak tohle je hudebník Derek.
İşte Derek, tam bir müzisyen.To właśnie Derek, muzyk.
İşte Derek, tam bir müzisyen.Voici Derek le musicien.
İşte Derek, tam bir müzisyen.Αυτό είναι ο Ντέρεκ, ο μουσικός.
İşte Derek, tam bir müzisyen.Ось і Дерек, музикант.
İşte Derek, tam bir müzisyen.Това е Дерек, музикантът.
İşte Derek, tam bir müzisyen.Это Дерек. Музыкант.
İyi müzisyenler olduğunuzu duydum.Am auzit ca esti bun muzicieni.
Julliard'da eğitim almış bir müzisyene dönüştü.매력적이고 학구적이며 총명한, 쥴리어드 뮤지션으로 바뀌었습니다.
Julliard'da eğitim almış bir müzisyene dönüştü.lysande, Juilliard-skolad musiker.
Julliard'da eğitim almış bir müzisyene dönüştü.לאדם מקסים, מלומד, מבריק, מוסיקאי שהוכשר בג'וליארד.
Julliard'da eğitim almış bir müzisyene dönüştü.إلى رجل ساحر , ضليع المعرفة ذكي , موسيقي متدرب في جوليارد
Julliard'da eğitim almış bir müzisyene dönüştü.ジュリアードの教育を受けた素晴らしい音楽家へと変わっていたのです 音楽は薬です 音楽は私たちを変えます
Kayıt yapılan gün, eserin çalındığı gün müzisyenle aynı odada olmayı arzularız.Anhelamos estar en la misma habitación con el músico el día de la grabación, el día de la interpretación.
Kayıt yapılan gün, eserin çalındığı gün müzisyenle aynı odada olmayı arzularız.Chcemy przebywać w pokoju z muzykiem w dniu w którym nagrywał album.
Kayıt yapılan gün, eserin çalındığı gün müzisyenle aynı odada olmayı arzularız.Chúng ta mong muốn được ở trong phòng cùng với người nhạc sĩ vào ngày thu âm, ngày bản nhạc được chơi.
Kayıt yapılan gün, eserin çalındığı gün müzisyenle aynı odada olmayı arzularız.우리는 음악가와 함께 있었으면 갈망하죠. 그 음악이 녹음된 날, 그 음악이 연주된 날에 함께 있었으면 하면서요.
Kayıt yapılan gün, eserin çalındığı gün müzisyenle aynı odada olmayı arzularız.Noi desideriamo essere nella stanza con il musicista il giorno che ha registrato, il giorno che ha suonato.
Kayıt yapılan gün, eserin çalındığı gün müzisyenle aynı odada olmayı arzularız.Nous avons envie d'être dans la salle avec le musicien le jour où il a été enregistré, le jour où il a joué.
Kayıt yapılan gün, eserin çalındığı gün müzisyenle aynı odada olmayı arzularız.Tânjim să fim în aceeași încăpere cu muzicianul în ziua în care a înregistrat, ziua în care a cântat.
Kayıt yapılan gün, eserin çalındığı gün müzisyenle aynı odada olmayı arzularız.We willen zo graag in de ruimte met de muzikant zijn op het moment dat het opgenomen of gespeeld werd.
Kayıt yapılan gün, eserin çalındığı gün müzisyenle aynı odada olmayı arzularız.Wir sehnen uns danach, bei dem Musiker zu sein, am Tag der Aufnahme, am Tag, als es gespielt wurde.
Kayıt yapılan gün, eserin çalındığı gün müzisyenle aynı odada olmayı arzularız.Мы хотим оказаться в зале с музыкантом в день, когда это было записано, в день, когда это было сыграно.
Kayıt yapılan gün, eserin çalındığı gün müzisyenle aynı odada olmayı arzularız.Ние желаем да сме в стаята с музиканта, в деня, когато музиката е записна, в деня, когато e изсвирена.
Kayıt yapılan gün, eserin çalındığı gün müzisyenle aynı odada olmayı arzularız.אנו משתוקקים לשהות בחדר עם המוזיקאים ביום ההקלטה, ביום בו המוזיקה נוגנה.
Kayıt yapılan gün, eserin çalındığı gün müzisyenle aynı odada olmayı arzularız.نشتاق لنكون فى نفس القاعة مع العازفين يوم أن سجلت و عزفت مقطوعاتهم.
Kayıt yapılan gün, eserin çalındığı gün müzisyenle aynı odada olmayı arzularız.録音された日、演奏された日に居合わせたいと願っています。 私たちは生演奏のコンサートに行くし、できるだけ行くといいのです。
Kurallar gereklidir! Caz müzisyenlerine nota gerekir - çoğu sayfa üzerinde nota ister.Jazz muzikanten hebben een paar noten nodig - de meesten hebben een paar noten op papier nodig.
Latin Amerika'nin muzisyen gencleri arasinda gelisen bir sempati.음악과 활기와 에너지와 열정과 힘의 메세지를 전하는
Latin Amerika'nin muzisyen gencleri arasinda gelisen bir sempati.ובין הנוער המוזיקלי של אמריקה הלטינית,
Latin Amerika'nin muzisyen gencleri arasinda gelisen bir sempati.والشباب الموسيقي الآتيني,
Latin Amerika'nin muzisyen gencleri arasinda gelisen bir sempati.意味しており
Mesela Kyu müzisyenlerle çalıştığında böyle oluyordur.Ça doit être comme ça pour Kyu quand il fait des trucs avec les musiciens.
Mesela Kyu müzisyenlerle çalıştığında böyle oluyordur.Chắc hẳn khi Kyu cộng tác với những nhạc sĩ cũng như thế.
Mesela Kyu müzisyenlerle çalıştığında böyle oluyordur.Cred că aşa trebuie să fie şi pentru Kyu să lucreze cu muzicieni.
Mesela Kyu müzisyenlerle çalıştığında böyle oluyordur.Deve ser assim com o Kyu a fazer coisas com outros músicos.
Mesela Kyu müzisyenlerle çalıştığında böyle oluyordur.Dev'essere come per Kyu che fa quella cosa coi musicisti.
Mesela Kyu müzisyenlerle çalıştığında böyle oluyordur.Jest porównywalne z tym co Kyu robi z muzykami.
Mesela Kyu müzisyenlerle çalıştığında böyle oluyordur.Kyu가 다른 음악가들과 협연하는 것과 비슷하겠죠.
Mesela Kyu müzisyenlerle çalıştığında böyle oluyordur.Pasti seperti itu rasanya ketika Kyu berkolaborasi dengan musisi-musisi.
Mesela Kyu müzisyenlerle çalıştığında böyle oluyordur. Tahmin ediyorum benzer birşey.So muss es auch für Kyu sein, wenn er mit Musikern zusammenarbeitet - ungefähr so muss es sein - dass man...
Mesela Kyu müzisyenlerle çalıştığında böyle oluyordur.Tiene que ser así para Kyu, el hacer cosas con músicos.
Mesela Kyu müzisyenlerle çalıştığında böyle oluyordur.Zo is het denk ik ook voor Kyu als hij samenwerkt met andere muzikanten.
Mesela Kyu müzisyenlerle çalıştığında böyle oluyordur.Трябва да е така за Кю, да прави разни неща с музиканти.
Mesela Kyu müzisyenlerle çalıştığında böyle oluyordur.זה בטח ככה לקיו שעושה דברים מוסיקאים --
Mesela Kyu müzisyenlerle çalıştığında böyle oluyordur.إنها كذلك بالنسبة لـكيو حيث يقوم بأعمال مع الموسيقيين

İlgili Sayfalar