müzisyen ile cümle

müzisyen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Eğer kendimi bir müzisyen olarak düşünürsem...Ако се възприемам като музикант ...
Eğer kendimi bir müzisyen olarak düşünürsem...Если я думаю о себе, как о музыканте...
Eğer kendimi bir müzisyen olarak düşünürsem...Якщо ж я вважаю себе музикантом...
En sonunda, "deneyim"e başladım. Deneyim şu: Odada olup müzisyenleri duymak istiyorum.Ik ben met de ervaring begonnen, die zegt: ik wil in de kamer zijn en de muzikanten horen.
( Enstrümantal müzik) (Krister Linder - müzisyen ) (Kristen Linder) Tuhaf bir rüya gördüm[Instrumentale Musik] (Krister Linder - Musik Artist] [Krister Linder]
( Enstrümantal müzik) (Krister Linder - müzisyen ) (Kristen Linder) Tuhaf bir rüya gördüm[Inštrumentálna hudba] (Krister Linder) [Krister Linder] ♪Mal som ten najzvláštnejší sen♪
( Enstrümantal müzik) (Krister Linder - müzisyen ) (Kristen Linder) Tuhaf bir rüya gördümKrister Linder-음악가 [Krister Linder] 이상한 꿈을 꾸었죠
( Enstrümantal müzik) (Krister Linder - müzisyen ) (Kristen Linder) Tuhaf bir rüya gördüm[Música instrumental] (Krister Linder - <i>Música Artista<i> Tuve el sueño más extraño
( Enstrümantal müzik) (Krister Linder - müzisyen ) (Kristen Linder) Tuhaf bir rüya gördüm[Musica strumentale] (Cantante - Krister Linder) Ho avuto uno strano sogno
( Enstrümantal müzik) (Krister Linder - müzisyen ) (Kristen Linder) Tuhaf bir rüya gördümКристер Линдер ♪Сънувах най-странният сън♪
( Enstrümantal müzik) (Krister Linder - müzisyen ) (Kristen Linder) Tuhaf bir rüya gördümأداة موسيقية كريستر ليندر - فنان موسيقي [كريستر ليندر] راودني حلم غريب
-- evet hâlâ bir davulcu, evet hâlâ stüdyo müzisyeni -- bunları söylemek zorunda idi:- ano, pořád je bubeníkem; ano, pořád nahrává - řekl jim k tomu tohle:
-- evet hâlâ bir davulcu, evet hâlâ stüdyo müzisyeni -- bunları söylemek zorunda idi:-- da, mai e baterist; da, e muzician de studio -- el a zis aşa:
-- evet hâlâ bir davulcu, evet hâlâ stüdyo müzisyeni -- bunları söylemek zorunda idi:-- da, še vedno je bobnar in glasbenik v studiu-- je povedal sledeče:
-- evet hâlâ bir davulcu, evet hâlâ stüdyo müzisyeni -- bunları söylemek zorunda idi:- igen, még mindig dobos, igen, stúdiózenész - ezt válaszolta:
-- evet hâlâ bir davulcu, evet hâlâ stüdyo müzisyeni -- bunları söylemek zorunda idi:-- ja, han är fortfarande trummis, ja, han är studiemusiker -- det han sa var det här:
-- evet hâlâ bir davulcu, evet hâlâ stüdyo müzisyeni -- bunları söylemek zorunda idi:-- ja, han er stadig trommeslager; ja, han er en studiemusiker -- havde han dette at sige:
-- evet hâlâ bir davulcu, evet hâlâ stüdyo müzisyeni -- bunları söylemek zorunda idi:-- ja, hij is nog steeds drummer; ja, hij is studiomuzikant -- had hij dit te zeggen:
-- evet hâlâ bir davulcu, evet hâlâ stüdyo müzisyeni -- bunları söylemek zorunda idi:- je mimochodom stále bubeníkom, štúdiovým hráčom - povedal toto:
-- evet hâlâ bir davulcu, evet hâlâ stüdyo müzisyeni -- bunları söylemek zorunda idi:여전히 스튜디오에서 드럼을 맡은 연주자였던 그는 이렇게 말합니다. "저는 비틀즈와 함께 했지 않았기에 더욱 행복했습니다."
-- evet hâlâ bir davulcu, evet hâlâ stüdyo müzisyeni -- bunları söylemek zorunda idi:-- memang dia masih menjadi pemain drum; memang dia seorang musisi studio -- dia bilang seperti ini:
-- evet hâlâ bir davulcu, evet hâlâ stüdyo müzisyeni -- bunları söylemek zorunda idi:- phải, ông vẫn là một tay trống; phải, ông là một nhạc sĩ phòng thu-- ông đã nói nói:
-- evet hâlâ bir davulcu, evet hâlâ stüdyo müzisyeni -- bunları söylemek zorunda idi:- vieläkin rumpali ja studiomuusikko - hänen sanomansa oli:
-- evet hâlâ bir davulcu, evet hâlâ stüdyo müzisyeni -- bunları söylemek zorunda idi:- ναι, είναι ακόμα ντράμερ, ναι, κάνει ηχογραφήσεις σαν μουσικός - είχε να πει το εξής:
-- evet hâlâ bir davulcu, evet hâlâ stüdyo müzisyeni -- bunları söylemek zorunda idi:- да, още е барабанист - Пийт Бест каза:
-- evet hâlâ bir davulcu, evet hâlâ stüdyo müzisyeni -- bunları söylemek zorunda idi:-- כן, הוא עדיין מתופף, כן, הוא מוזיקאי אולפנים --
-- evet hâlâ bir davulcu, evet hâlâ stüdyo müzisyeni -- bunları söylemek zorunda idi:قد استمر بعزف الطبول , وقد غدا صاحب استديو موسيقي وقد قال حينها " انا اكثر سعادة مما كنت مع البيتلز "
-- evet hâlâ bir davulcu, evet hâlâ stüdyo müzisyeni -- bunları söylemek zorunda idi:'ビートルズに在籍していた頃より幸せだ"と言ったのです どうやら彼らから何か大切なことが学べそうです
Fakat, bir müzisyen olarak benim yapmam gereken, notada yazılı olmayan herşeydir.Avšak, čo ako hudobník musím robiť, je všetko to, čo nie je v notách zapísané.
Fakat, bir müzisyen olarak benim yapmam gereken, notada yazılı olmayan herşeydir.Contudo, o que devo fazer como músico é tudo o que não está na partitura.
Fakat, bir müzisyen olarak benim yapmam gereken, notada yazılı olmayan herşeydir.Insa, ceea ce am de facut ca muzician este sa fac si tot ceea ce nu scrie pe partitura.
Fakat, bir müzisyen olarak benim yapmam gereken, notada yazılı olmayan herşeydir.Jako muzyk zajmuję się jednak tym, czego w nutach nie ma.
Fakat, bir müzisyen olarak benim yapmam gereken, notada yazılı olmayan herşeydir.Jedenfalls, als Musiker muss ich alles dazutun, das nicht auf dem Musikstück steht.
Fakat, bir müzisyen olarak benim yapmam gereken, notada yazılı olmayan herşeydir.하지만, 음악가라면 악보에 없는 것도 연주할 수 있어야 합니다
Fakat, bir müzisyen olarak benim yapmam gereken, notada yazılı olmayan herşeydir.Men det jag som musiker måste göra är att göra allt det som inte står i noterna.
Fakat, bir müzisyen olarak benim yapmam gereken, notada yazılı olmayan herşeydir.Mijn taak als muzikant is alles doen wat niet op het blad staat.
Fakat, bir müzisyen olarak benim yapmam gereken, notada yazılı olmayan herşeydir.Néanmoins, en tant que musicienne, je me dois de faire tout ce qui n'est pas dans la musique.
Fakat, bir müzisyen olarak benim yapmam gereken, notada yazılı olmayan herşeydir.Nicméně, to, co jako hudebník musím, je dělat všechno ostatní, co není v notách.
Fakat, bir müzisyen olarak benim yapmam gereken, notada yazılı olmayan herşeydir.Pertanto, da musicista devo fare tutto ciò che non è scritto sullo spartito.
Fakat, bir müzisyen olarak benim yapmam gereken, notada yazılı olmayan herşeydir.Sin embargo, lo que tengo que hacer como músico es hacer todo lo que no está en la partitura.
Fakat, bir müzisyen olarak benim yapmam gereken, notada yazılı olmayan herşeydir.Tuy nhiên, điều mà tôi phải làm với vai trò một nhạc sĩ là làm tất cả những gì không phải là âm nhạc.
Fakat, bir müzisyen olarak benim yapmam gereken, notada yazılı olmayan herşeydir.Zenészként azonban minden mást is meg kell tennem, ami nincs benne a kottában.
Fakat, bir müzisyen olarak benim yapmam gereken, notada yazılı olmayan herşeydir.Η ερμηνεία όμως ενός μουσικού δεν έχει να κάνει με την παρτιτούρα.
Fakat, bir müzisyen olarak benim yapmam gereken, notada yazılı olmayan herşeydir.Но като музикант, това което трябва да направя, е да изпълня всичко извън музиката.
Fakat, bir müzisyen olarak benim yapmam gereken, notada yazılı olmayan herşeydir.Однако, как музыкант, я должна сделать и все то, о чем здесь не упомянуто.
Fakat, bir müzisyen olarak benim yapmam gereken, notada yazılı olmayan herşeydir.Однак, як музикант, я маю також зробити і все те, про що тут не вказано.
Fakat, bir müzisyen olarak benim yapmam gereken, notada yazılı olmayan herşeydir.אבל כמוזיקאית, עלי לבצע גם את כל מה שלא נכתב.
Fakat, bir müzisyen olarak benim yapmam gereken, notada yazılı olmayan herşeydir.لكن، ما يتوجب عليّ فعله كموسيقار هو فعل أي شئ ليس موجود على الموسيقى.
Fakat, bir müzisyen olarak benim yapmam gereken, notada yazılı olmayan herşeydir.先生とのレッスンや
Farklı müzisyenlerden dinlemek istiyorsunuz. Farklı odalarda dinlemek istiyorsunuz ya da her ne istiyorsanız.Bạn muốn nghe nó được chơi bởi nhạc sĩ khác. muốn nghe nó ở phòng khác hoặc nơi khác.
Farklı müzisyenlerden dinlemek istiyorsunuz.Je wil het van verschillende muzikanten horen.
Farklı müzisyenlerden dinlemek istiyorsunuz.여러분은 다른 음악가가 연주한 곡을 듣고 싶습니다.
Farklı müzisyenlerden dinlemek istiyorsunuz.la misma canción, tocada mas tristemente que ayer.
Farklı müzisyenlerden dinlemek istiyorsunuz.La volete sentire suonata da diversi musicisti.
Farklı müzisyenlerden dinlemek istiyorsunuz.Sie möchten es von anderen Musikern gespielt hören.
Farklı müzisyenlerden dinlemek istiyorsunuz.Vous voulez l'entendre jouée par des musiciens différents.
Farklı müzisyenlerden dinlemek istiyorsunuz.Vrei să-l asculți interpretat de diferiți muzicieni.
Farklı müzisyenlerden dinlemek istiyorsunuz.Искате да я чуете свирена от различни музиканти.
Farklı müzisyenlerden dinlemek istiyorsunuz.И хотите услышать ее в исполнении других музыкантов.
Farklı müzisyenlerden dinlemek istiyorsunuz.אתם רוצים לשמוע את זה מנוגן על-ידי מוזיקאים שונים.

İlgili Sayfalar