müzisyen ile cümle

müzisyen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Buraya düşen müzisyenler ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.Os músicos que acabavam lá faziam o melhor que podiam.
Buraya düşen müzisyenler ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.Οι μουσικοί που έπαιζαν εκεί έκαναν ό,τι καλύτερο μπορούσαν.
Buraya düşen müzisyenler ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.Музиканти, които се озоваваха там направиха най-доброто, което можаха.
Buraya düşen müzisyenler ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.Музиканти, які там опинялися, робили все, що могли.
Buraya düşen müzisyenler ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.Музыканты, пришедшие сюда, делали все, что могли.
Buraya düşen müzisyenler ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.המוזיקאים שהגיעו לשם עשו כמיטב יכולתם.
Buraya düşen müzisyenler ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.وقد بذل من إنتهى به الحال عازفاً هناك من الموسيقيين، أقصى جهدهم.
Buraya düşen müzisyenler ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.今ではアリーナロックと呼ばれる
Bu yer sayesinde müzisyenler ulaşmak istedikleri yerlere ulaşıp birbirleriyle bağlantıda olabiliyorlar.Aby měli prostor na uchopení poslání, ke kterému už směřovali, a spojit se s ostatními.
Bu yer sayesinde müzisyenler ulaşmak istedikleri yerlere ulaşıp birbirleriyle bağlantıda olabiliyorlar.Có một nơi để thực hiện nhiệm vụ mà họ đã hằng mong muốn, và kết nối với những người khác.
Bu yer sayesinde müzisyenler ulaşmak istedikleri yerlere ulaşıp birbirleriyle bağlantıda olabiliyorlar.Een plaats voor de missie die ze al wilden nastreven, en om met elkaar in contact te komen.
Bu yer sayesinde müzisyenler ulaşmak istedikleri yerlere ulaşıp birbirleriyle bağlantıda olabiliyorlar.Er schuf einen Ort für Leute, die bereits auf einer Mission sind, damit sie sich vernetzen können.
Bu yer sayesinde müzisyenler ulaşmak istedikleri yerlere ulaşıp birbirleriyle bağlantıda olabiliyorlar.Hogy legyen egy hely ahová eleve el akartak jutni és kapcsolatba kerülni egymással.
Bu yer sayesinde müzisyenler ulaşmak istedikleri yerlere ulaşıp birbirleriyle bağlantıda olabiliyorlar.하고싶은 일을 할 수 있는 장소를 만들어주고 이미 생각이 있던 사람들을 서로 연결시켜 준 거죠.
Bu yer sayesinde müzisyenler ulaşmak istedikleri yerlere ulaşıp birbirleriyle bağlantıda olabiliyorlar.Les permitió tener un lugar para tener una misión a la que ellos ya querían unirse, y conectarse entre ellos.
Bu yer sayesinde müzisyenler ulaşmak istedikleri yerlere ulaşıp birbirleriyle bağlantıda olabiliyorlar.Miesto, kam by sa mohli obrátiť so svojím poslaním a nadviazať navzájom spojenie.
Bu yer sayesinde müzisyenler ulaşmak istedikleri yerlere ulaşıp birbirleriyle bağlantıda olabiliyorlar.Să aibă un loc pentru a-şi îndeplini misiunea pe care deja şi-o asumaseră şi să se conecteze unii cu alţii.
Bu yer sayesinde müzisyenler ulaşmak istedikleri yerlere ulaşıp birbirleriyle bağlantıda olabiliyorlar.Untuk memiliki tempat mencapai misi yang memang mereka inginkan, dan terhubung dengan lainnya.
Bu yer sayesinde müzisyenler ulaşmak istedikleri yerlere ulaşıp birbirleriyle bağlantıda olabiliyorlar.Мати місце, де можна було б виконувати місію, яку вони вже хотіли виконувати, і єднатись з іншими.
Bu yer sayesinde müzisyenler ulaşmak istedikleri yerlere ulaşıp birbirleriyle bağlantıda olabiliyorlar.Он создал площадку для того дела, которым они уже хотели заниматься, и для их связи друг с другом.
Bu yer sayesinde müzisyenler ulaşmak istedikleri yerlere ulaşıp birbirleriyle bağlantıda olabiliyorlar.מקום אליו בכל מקרה רצו ללכת ולהתחבר בו אחד לשני
Bu yer sayesinde müzisyenler ulaşmak istedikleri yerlere ulaşıp birbirleriyle bağlantıda olabiliyorlar.ولكنه صنع مكان يمكنهم ان ينطلقوا منه انهم ارادو ذلك وتواصلوا مع بعضهم البعض
Bu yer sayesinde müzisyenler ulaşmak istedikleri yerlere ulaşıp birbirleriyle bağlantıda olabiliyorlar.互いにつなぐことができる場所を用意したのです これらの人々の共通点は、彼らが全て異端者だということです
Capulet'in Evi Sahne V. A Salonu. [Müzisyenler bekliyor.彼は離れて取ることではないに役立つPotpanの1使用人、?
Caz müzisyenlerine nota gerekir - çoğu sayfa üzerinde nota ister.A jazz zenésznek szükségük van kottára, legtöbbjüknek szüksége van rá.
Caz müzisyenlerine nota gerekir - çoğu sayfa üzerinde nota ister.Jazzmusiker behöver några noter -- de flesta behöver några noter.
Caz müzisyenlerine nota gerekir - çoğu sayfa üzerinde nota ister.Jazz Musiker brauchen einige Noten - die meisten von Ihnen brauchen einige Noten auf der Seite.
Caz müzisyenlerine nota gerekir - çoğu sayfa üzerinde nota ister.Jazzmusikere har brug for nogle noder -- de fleste af dem har brug for nogle noder på siden.
Caz müzisyenlerine nota gerekir - çoğu sayfa üzerinde nota ister.Jazzoví hudebníci potřebují nějaké noty - většina z nich potřebuje nějaké noty na stránce.
Caz müzisyenlerine nota gerekir - çoğu sayfa üzerinde nota ister.Jazzoví muzikanti potrebujú noty, väčšina z nich potrebuje papiere s notami.
Caz müzisyenlerine nota gerekir - çoğu sayfa üzerinde nota ister.재즈연주자도 악보가 있긴 있어야 합니다. 악보에 음표가 있어야 연주를 하겠죠.
Caz müzisyenlerine nota gerekir - çoğu sayfa üzerinde nota ister.Los músicos de jazz necesitan algunas notas... la mayoría necesita notas en las páginas.
Caz müzisyenlerine nota gerekir - çoğu sayfa üzerinde nota ister.Musisi jazz masih butuh catatan -- kebanyakan mereka butuh catatan dalam partiturnya.
Caz müzisyenlerine nota gerekir - çoğu sayfa üzerinde nota ister.Muzicienii de jazz au nevoie de câteva note... majoritatea au nevoie de câteva note pe pagină.
Caz müzisyenlerine nota gerekir - çoğu sayfa üzerinde nota ister.Muzycy jazzowi potrzebują trochę nut -- większość znich potrzebuje kilka nut.
Caz müzisyenlerine nota gerekir - çoğu sayfa üzerinde nota ister.Những nghệ sỹ nhạc Jazz cần những mẩu giấy nhớ -- phần lớn bọn họ cần một vài chú thích trên trên giấy.
Caz müzisyenlerine nota gerekir - çoğu sayfa üzerinde nota ister.Os músicos de jazz também precisam de algumas notas, a maior parte deles precisa de algumas notas numa página.
Caz müzisyenlerine nota gerekir - çoğu sayfa üzerinde nota ister.Οι περισσότεροι μουσικοί της Τζαζ, χρειάζονται κάποιες νότες στο χαρτί.
Caz müzisyenlerine nota gerekir - çoğu sayfa üzerinde nota ister.Джаз музикантите имат нужда от някакви ноти -- повечето от тях имат нужда от ноти на страницата.
Caz müzisyenlerine nota gerekir - çoğu sayfa üzerinde nota ister.Джазовим музикантам потрібні деякі ноти — більшості з них потрібні деякі ноти на сторінці.
Caz müzisyenlerine nota gerekir - çoğu sayfa üzerinde nota ister.Джазовым музыкантам нужны ноты - большинству из них нужны какие-нибудь ноты на странице.
Caz müzisyenlerine nota gerekir - çoğu sayfa üzerinde nota ister.נגני ג'אז זקוקים לכמה תווים - מרביתם צריכים שיהיו תווים אחדים על הנייר.
Caz müzisyenlerine nota gerekir - çoğu sayfa üzerinde nota ister.فلاعب الجاز يحتاج لنوتة موسيقية.. غالبيتهم يحتاج إلى بعض الملحوظات على صفحة النوتة الموسيقية.
Caz müzisyenlerine nota gerekir - çoğu sayfa üzerinde nota ister.ほとんどのジャズミュージシャンが譜面を使います 当然、銀行家にはより多くの規則が必要です
Chris Grass Valley, California'da, bir avukatın ve müzisyenin çocuğu olarak hayata gelmiş biridir.Chris nació en una ciudad llamada Grass Valley, California, hijo de un abogado y una música.
Chris Grass Valley, California'da, bir avukatın ve müzisyenin çocuğu olarak hayata gelmiş biridir.크리스는 캘리포니아의 그래스 밸리라는 마을에서 변호사와 음악가의 아들로 태어났죠.
Chris Grass Valley, California'da, bir avukatın ve müzisyenin çocuğu olarak hayata gelmiş biridir.ولد كريس في بلدة جريس فالي في كاليفورنيا, وهو ابن لمحامٍ وموسيقي.
Chris Grass Valley, California'da, bir avukatın ve müzisyenin çocuğu olarak hayata gelmiş biridir.弁護士と音楽家の息子です 若い頃 平和部隊に入り モロッコで英語を教えました
[Çıkın.] MÜZİSYEN 1 Ay, benim yemin etmek durumunda değişiklik olabilir.Ay un muzician, pe cuvântul meu, caz pot fi modificate.
Çünkü gümüş tatlı bir ses indirdiği 1 MÜZİSYEN, efendim Marry.1 hudebník vzít, pane, protože stříbro jest sladký zvuk.
Çünkü gümüş tatlı bir ses indirdiği 1 MÜZİSYEN, efendim Marry.1 hudobník vziať, pane, pretože striebro je sladký zvuk.
Çünkü gümüş tatlı bir ses indirdiği 1 MÜZİSYEN, efendim Marry.1 musicien Marry, monsieur, parce que l'argent a un son doux.
Çünkü gümüş tatlı bir ses indirdiği 1 MÜZİSYEN, efendim Marry.1 MUSICISTA Marry, signore, perché l'argento ha un suono dolce.
Çünkü gümüş tatlı bir ses indirdiği 1 MÜZİSYEN, efendim Marry.1 MÚSICO Ora, senhor, porque a prata tem um som doce.
Çünkü gümüş tatlı bir ses indirdiği 1 MÜZİSYEN, efendim Marry.1 Musiker Ei, Herr, denn Silber hat einen süßen Klang.
Çünkü gümüş tatlı bir ses indirdiği 1 MÜZİSYEN, efendim Marry.1 MUSIKER Marry, sir, eftersom silver har en söt ljud.
Çünkü gümüş tatlı bir ses indirdiği 1 MÜZİSYEN, efendim Marry.1 Musiker Marry, sir, fordi sølv har en sød lyd.
Çünkü gümüş tatlı bir ses indirdiği 1 MÜZİSYEN, efendim Marry.1 musisi Menikah, Sir, karena perak telah suara manis.
Çünkü gümüş tatlı bir ses indirdiği 1 MÜZİSYEN, efendim Marry.1 MUUSIKKO Marry, sir, koska hopea kaiketi makea ääni.
Çünkü gümüş tatlı bir ses indirdiği 1 MÜZİSYEN, efendim Marry.1 MUZIKANT Marry, meneer, want zilver heeft een zoete klank.

İlgili Sayfalar