müzisyen ile cümle
müzisyen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Müzisyen kafasını salladı ve küçük piyanosunu itti.The musician shook his head and pushed his little piano away.
Bir müzisyen seslerdeki küçük farkları anlayabilir.A musician can appreciate small differences in sounds.
Müzisyenler genellikle eleştiriye duyarlıdır.Musicians are usually sensitive to criticism.
Müzisyen, ailesini yoksul bıraktı.The musician left his family poor.
Mozart bir müzisyen olmak için getirildi.Mozart was brought up to be a musician.
Eğer tekrar yaşasam bir müzisyen olmak isterim.If I were to live again, I would like to be a musician.
Beethoven, büyük bir müzisyendi.Beethoven was a great musician.
The Beatles, dört müzisyenden oluşmuştur.The Beatles consisted of four musicians.
Çünkü o büyük bir müzisyendi.Because he was a great musician.
Hiçbir müzisyen o müziği cenaze töreninde çalmayı düşünmezdi.No musician would have thought of playing that music at the funeral.
Tom bir parça müzisyen.Tom is something of a musician.
Tom müzisyen gibi bir şey.Tom is something of a musician.
Çocuk ünlü bir müzisyen oldu.The boy grew up to be a famous musician.
Her iki kardeş müzisyendir.Both brothers are musicians.
Müzisyen sahnede keman çalmaya başladı.The musician began to play the violin on the stage.
Müzisyen hem Japonya hem de Amerika Birleşik Devletleri'nde büyük ilgi görüyor.The musician is enjoying great popularity both in Japan and in America.
Müzisyen Japonya'nın yanı sıra yurtdışında da ünlüdür.The musician is famous abroad as well as in Japan.
Müzisyen davulunu yüksek sesle çaldı.The musician beat his drums loudly.
Bu dergiye göre, en sevdiğim aktris önümüzdeki ilkbahar bir caz müzisyeniyle evlenecek.According to this magazine, my favorite actress will marry a jazz musician next spring.
Bu orkestranın şefi iyi bir müzisyen.The conductor of this orchestra is a fine musician.
On iki müzisyen bir topluluk oluşturdu.Twelve musicians constitute the society.
Rock müzisyenleri seviyorum.I love rock musicians.
Ailemdeki ilk müzisyen benim.I am the first musician in my family.
Onun ünlü bir müzisyen olduğunu biliyorum.I know that he is a famous musician.
Maalesef ben büyük bir müzisyen değilim.I'm afraid I'm not much of a musician.
Bazen bir İtalyan sokak müzisyeni şehre geldi.Sometimes an Italian street musician came to town.
Müzisyen olan üç oğlu var.He has three sons who became musicians.
Onun müzisyen olan üç oğlu vardır.He has three sons, who became musicians.
Yaşamdaki amacı bir müzisyen olmaktı.His object in life was to become a musician.
O müzisyen gibi bir şeydir.He is something of a musician.
O çok iyi bir müzisyendir.He's a very fine musician.
O, bir müzisyen olmakla gurur duyuyor.He is proud of being a musician.
O, büyük bir müzisyendi.He was a great musician.
O büyük bir müzisyen oldu.He became a great musician.
Bir müzisyen olarak kendini kanıtladı.He has established himself as a musician.
O bir müzisyen gibi görünüyor.It appears that he is a musician.
O, bir bilim adamı ve müzisyendir.He is a scientist and musician.
O şu ana kadar yaşamış büyük bir müzisyendir.He is as great a musician as ever lived.
Bir işadamı olmasının yanında, o bir müzisyen de.Besides being a businessman, he is a musician.
Onun gençken bir müzisyen olduğunu söylüyorlar.They say he was a musician when he was young.
Yıllar sonra iyi bir müzisyen oldu.He grew up to be a famous musician in later years.
Ben onu bir müzisyen olarak çok düşünmüyorum.I don't think much of him as a musician.
O fakir bir müzisyendi.He was a poor musician.
Onun görüşüne göre, o şu ana kadar gördüğü en iyi müzisyen.In her opinion, he is the best musician she has ever seen.
Büyük bir müzisyen olduğunu kanıtladı.She proved to be a great musician.
İlk görüntüsünü bir müzisyen olarak yaptı.She made her first appearance as a musician.
O, bir müzisyenle evlendi.She married a musician.
O, müzisyenlik ve dansçılık dersleri alıyor; yüzme ve tenis derslerini saymıyorum.She takes singing and dancing lessons, not to mention swimming and tennis lessons.
Büyüyüp ünlü bir müzisyen oldu.She grew up to be a famous musician.
O, doğuştan müzisyen.She is a natural musician.
Sahnede hiç ünlü müzisyenler var mı?Are there any famous musicians on the stage?
Bu yıl da, amatör müzisyenler için düzenlenen çok sayıda düzenli konserler var.This year too there are many regular concerts for amateur musicians being held.
Az önce gördüğün adam harika bir müzisyendir.The man you just saw is a great musician.
Babam bir müzisyendi ve ben onun yolundan gideceğim.My father was a musician and I'm going to follow in his footsteps.
Favori bluegrass müzisyenin kim?Who's your favorite bluegrass musician?
Favori Koreli müzisyenin kimdir?Who's your favorite Korean musician?
En sevdiğin müzisyen kimdir?Who's your favorite musician?
Sevmediğim bir müzisyenle hiç karşılaşmadım.I've never met a musician that I didn't like.
Tom çok yetenekli bir müzisyendir.Tom is a very talented musician.
Tom'un müzisyen olan bir kızı var.Tom has a daughter who is a musician.