Müzikten anlayan kim onun çalmasının iyi olduğunu söyleyebilirdi?Who that understands music could say his playing is good?
Müzikte zevkler kişiden kişiye değişir.Tastes in music vary from person to person.
Müzikten bahsetmişken, ne tür müzik seversiniz?Talking of music, what kind of music do you like?
Müzikte veya konuşmada, bir duraklama sık sık dramatik bir etki için kullanılmaktadır.In music or speaking, a pause is frequently used for dramatic effect.
Müzikten hoşlanırım ve her gün dinlerim.I like music, and I listen to it every day.
Pop müzikten hoşlanıyorum.I like pop music.
Betty klasik müzikten hoşlanır.Betty likes classical music.
Müzikten hoşlanmasan bile, onun konserini seveceksin.Even if you don't like music, you'll enjoy his concert.
Jack'in müzikte iyi olmadığı doğru değil, aksine, o piyanoyu iyi çalar.It isn't true that Jack is no good at music; on the contrary, he plays the piano well.
Cathy müzikten hoşlanıyor gibi görünüyor.It seems that Cathy likes music.
Ann müzikten çok hoşlanır.Ann likes music very much.
Biz müzikten hoşlanırız.We like music.
O bana müzikten hoşlanıyor gibi geliyor.It seems to me that he likes music.
Babam müzikten hoşlanmaz.My father doesn't like music.
Ben müzikten etkilendim.I was moved by the music.
Kendimi pop müzikten vazgeçmiş gibi hissediyorum.I feel I'm growing out of pop music.
İngilizceyi müzikten daha çok seviyorum.I like English better than music.
Genç insanlar popüler müzikten hoşlanır.Young people like popular music.
Bazı kızlar o tür müzikten hoşlanıyor ve bazıları hoşlanmıyor.Some of the girls like that sort of music, and some don't.
O gerçekten klasik müzikten hoşlanır ve takdir eder.He really enjoys and appreciates classical music.
O, müzikten çok daha fazla dans etmeyi seviyor.He likes dancing, much more music.
O, bir çocukken müzikte sivrildi.He excelled in music even as a child.
Onlar sanki müzikten büyülenmiş gibi sessiz oturdular.They sat still as if they were charmed by the music.
O müzikten anlar.She understands music.
Onun müzikte olağanüstü bir yeteneği var.She has an extraordinary ability in music.
Ben vokal müziği enstrümantal müzikten daha çok severim.I like vocal music better than instrumental music.
Ben enstrümantal müzikten hoşlanırım.I like instrumental music.
Ben müzikten anlamıyorum.I don't understand music.
Tom klasik müzikten hoşlanmaz.Tom doesn't like classical music.
Tom Mary'ye ne tür müzikten hoşlandığını sordu.Tom asked Mary what kind of music she liked.
Klasik müzikten hoşlanırım!I do like classical music!
Tom'un müzikte iyi zevkleri vardır.Tom has good tastes in music.
Müzikte, o ünlü bir eleştirmendir.In music, he is a famous critic.
O müzikten çok hoşlanır.He likes music a lot.
Tom futbol ve müzikten hoşlanır.Tom likes football and music.
Babam müzikten hoşlanmıyor.My dad is not fond of music.
Biz müzikte iyiyiz.We are good at music.
O country müzikten nefret eder.She hates country music.
Tom'un ne tür müzikten hoşlandığını öğrenmek istiyorum.I want to find out what kind of music Tom likes.
Ben bu müzikten hoşlanırım.I like this music.
Hangi tür müzikten hoşlanıyorsun?Which kind of music do you like?
Bu müzikten nefret ediyorum.I hate this music.
Ben müzikten hoşlanırım. Sen müzikten hoşlanır mısın?I like music. Do you like music?
Genellikle country müzikten hoşlanmam.Generally I don't like country music.
Tom'un ne tür müzikten hoşlandığını düşünüyorsun?What kind of music do you think Tom likes?
Melanie müzikten hoşlanır.Melanie likes music.
Hangi müzikten hoşlanırsın?What music do you like?
Müzikten hoşlanıyorsun, değil mi?You do like music, don't you?
Mary, country müzikten hoşlanır.Mary likes country music.
Klasik müzikten zevk alırım.I enjoy classical music.
Tom müzikte uzmanlaşmaya karar verdi.Tom has decided to major in music.
O kız o müzikten hoşlanır.That girl likes that music.
Müzikte tüm adaylar ses sınavı yapmalı.All applicants in music must audition.
Tom Mary ile aynı tür müzikten hoşlanıyor gibi görünüyor.Tom seems to like the same kind of music as Mary.
Tom müzikten anlıyor.Tom understands music.
Tom ve Mary aynı tür müzikten hoşlanmıyor.Tom and Mary don't like the same kind of music.
Bu tür müzikten hoşlanmam.I don't like this kind of music.
Müzikten nefret ediyorum.I hate music.
Tom klasik müzikten hoşlanıyor gibi görünüyor.It seems that Tom likes classical music.
Tom müzikten hoşlanır, değil mi?Tom likes music, doesn't he?