Ana içeriğe geç
Sözlük

müziksever ile cümle

müziksever kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
22
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Müziksever bir aileden mi geldin?Did you come from a musical family?
Onlar müziksever bir aileden mi geliyorlar?Do they come from a musical family?
RIAA'den platin plak alsa da, albüm müzikseverler arasında fazla popüler olamadı.Despite being classified platinum by the RIAA, the album was not very popular among music fans.
Aksanlı bir Türkçe ile söylediği şarkıları müzikseverlere çok sempatik geliyordu.Saying those things to a stoned musician is ridiculous.
İtalya'da müziksever Markız Francesco Maria Ruspoli ona destek sağladı.The Minister General of the Order, Francesco della Rovere, extended his protection to him.
Billy Idol, Elton John, Bob Dylan ve Eric Clapton Sırp müzikseverlerle buluştular.Audiences were treated to the sounds of Billy Idol, Elton John, Bob Dylan and Eric Clapton.
Müzikseverler yaklaşık 1 milyon litre bira ve 2000 kilo kuzu ve domuz eti tükettiler.Music lovers consumed around a million litres of beer and 2,000kg of roast lamb and pork.
İngiliz müzikseverler geleneksel olan EXIT'e sadıklar.British music lovers are traditionally loyal to Exit.
Müziksever bir aileden geliyordu, Johanna da iyi derecede piyano çalmayı öğrendi.Nació en una familia musical, aprendió a tocar el piano muy joven.
Bu albümde müzikseverler "daha duygusal bir Çelik" ile karşılaştı.El músico describió el disco como un "álbum más calmado con algunos toques de jazz".
RIAA'den platin plak alsa da, albüm müzikseverler arasında fazla popüler olamadı.A pesar de la calificación de platino por la RIAA, el álbum no fue muy popular entre los fanáticos.
Orada bir kahvehane tutup sazını müzikseverlere dinletti.والأبقار تدر حليباً أثناء استماعها للموسيقى.
Ertesi yıl kendi adını taşıyan ilk albümü müzikseverlerle buluştu.In dat jaar volgde ook het eerste muziekalbum onder eigen naam.
Daha sonra aynı yıl,beyaz müzikseverler arasında çok popüler olan, ünlü Monterey Pop Festivali'nde sahne aldı.Szczególnie ważnym wydarzeniem był festiwal muzyczny Monterey Pop z tego roku.
Şarkı çok beğenilmiştir ve grup müzikseverlerin ilgisini çekmeye başlamıştır.Музика сподобалась і музикантів просили грати ще.
Orada bir kahvehane tutup sazını müzikseverlere dinletti.Ona však s ním tančila, pila kořalku a nechala si zamotat hlavu muzikou.
Müzikseverler bunun bana ait olduğunu anlayamadı.Η μουσική δείχνει να είναι τα πάντα γι αυτόν.
Müzikseverler bunun bana ait olduğunu anlayamadı.Også dem, der troede, at musicals ikke var noget for dem.
Müziksever bir aileden geliyordu, Johanna da iyi derecede piyano çalmayı öğrendi.Hun kommer fra en musikalsk familie og lærte at spille klaver i en meget ung alder.
Müzikseverler bunun bana ait olduğunu anlayamadı.저 뒷놈들은 음악이란 걸 모를 걸.
Müziksever bir ailesi vardı, annesi ud çalıyordu ve evde Türk müziği hiç eksik olmazdı.Майка му пеела значително и домът им не страдал от липса на музика.
Müzikseverler bunun bana ait olduğunu anlayamadı.Äkki said muusikud aru, et nii see asi ei edene.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod