The Producers müzikalinin Los Angeles yapımında Martin Short ile birlikte oynadı.Ele apareceu na produção de Los Angeles do musical The Producers com Martin Short.
Kasım 2003'te Williams, Broadway'deki Aida müzikalinde yer aldı.Em novembro de 2003, Michelle Williams apareceu em Aida na Broadway.
Şarkının müzikal tarzı David Bowie'nin Ziggy Stardust dönemi, Queen ve Pink ile karşılaştırılmıştır.A música é parecida com David Bowie durante Ziggy Stardust, Queen e Pink.
Beyoncé, Michael Jackson'ın kendisi üzerindeki en büyük müzikal etkiye sahip olduğunu belirtmektedir.Beyoncé nomeia Michael Jackson como sua maior influência musical.
Çin Operası (Çince: 戏曲/戲曲; Pinyin: xìqǔ) Çin’de popüler bir drama ve müzikal tiyatro formudur.A ópera chinesa (em Chinês: 戲曲/戏曲; Pinyin: xìqǔ) é uma forma popular de drama e teatro musical na China.
Righteous Brothers, Bill Medley ve Bobby Hatfield'in oluşturduğu bir müzikal ikilisidir.The Righteous Brothers é o nome do dueto musical formado por Bill Medley e Bobby Hatfield.
"Anything Goes", Cole Porter tarafından Anything Goes (1934) müzikali için yazılan bir şarkı."Anything Goes" é uma canção composta pelo estadunidense Cole Porter para seu musical de mesmo nome (1934).
Rob'n'Raz, Robert Wåtz ve Rasmus Lindwall tarafından kurulan İsveçli müzikal ikili.Rob'n'Raz é uma dupla musical sueca formada por Robert Wåtz e Rasmus Lindwall.
Albümdeki şarkılarının sözleri Madonna'nın müzikal tarihini birleştirir ve itiraflar formunda sunar.As letras das canções incorporaram parte da história musical de Madonna e são escritas em forma de confissões.
Hercules and Love Affair, New York merkezli DJ Andy Butler'ın müzikal bir projesi.Hercules and Love Affair é um projeto musical estadunidense do DJ e produtor Andy Butler.
Müzikal direktörlük Ron Goodwin tarafından yapıldı.A trilha sonora é de Ron Goodwin.
Ağustos 2008'in tamamında, Anabela ve şirketin tamamı Algarve'de Portimão'da müzikal çalıştı.Por todo o mês de Agosto de 2008 apresentaram o musical em Portimão no Algarve.
Geleneksel fadoyu çağdaş stillerle harmanlar ve yeni müzikal anlatım biçimlerini arar.Misturava fado tradicional com ritmos e instrumentos modernos, procurando novas formas de expressão musical.
Uğur Dikmen ise başka müzikal projelerde yer almak istedi.Ele disse que aguarda para seguir em frente com outros projetos musicais.
Kaleme aldığı müzikal eser The Best Little Whorehouse in Texas ile bilinir.Ele também cantaria com Dolly Parton em The Best Little Whorehouse in Texas.
"The Lady Is a Tramp" Rodgers ve Hart müzikali Babes in Arms'dan bir şarkı.The Lady Is a Tramp é um show tune do musical Babes in Arms (1937).
1970 yılında Broadway müzikali Georgy'yi yazdı.Em 1970 escreveu o musical Georgy, um sucesso da Broadway.
"Bewitched, Bothered and Bewildered", 1940 tarihli Rodgers and Hart müzikali Pal Joey için yazılan şarkı."Bewitched, Bothered and Bewildered" é um show tune popular do musical de Rodgers e Hart Pal Joey (1940).
"Quad müzikal bir yapıya sahiptir.O Pier também tem um teatro IMAX.
Ayrılığının nedenini "artistik ve müzikal farklılıklar" olarak açıklamıştır.A razão alegada para a separação foi de "divergências musicais".
Müzikal açıdan albüm 1970'lerin glam rock müzisyenleri David Bowie ve Queen'den esintiler taşımaktadır.O álbum atraiu influências de músicos de glam rock do final dos anos 1970 como David Bowie e a banda Queen.
Here We Go Again 2018 yapımı müzikal romantik komedi filmidir.Here We Go Again, filme de 2018 baseado no musical.
Madonna daha sonra bu müzikalin beyaz perde uyarlamasında rol aldı.Na cerimónia Madonna interpretou o tema.
Müzikalizm Avrupa kültürü#MüzikNew York: Continuum. música
O yüzden de bu sokağın ismi ABD'deki müzikal sanatıyla özdeşleşmiştir.Eis o porquê de ela ter gravado esse tipo de música nos Estados Unidos.
Müzikal Seul Chungmu Sanat Salonu'nda 3 Ağustos 2014 tarihinden 5 Haziran 2014 tarihine kadar.O musical ocorreu de 5 de junho a 3 de agosto de 2014, no Chungmu Art Hall em Seul.
Sahnede yaptığı cinsel içerikli müzikal şovlarıyla ilgi çekmiştir.Ele fica impressionado com o número musical dela no baile.
Ayrıca Hollywood Reporter'ın "nesli tükenmiş tür" dediği bir caz müzikaliydi.Além disso, The Hollywood Reporter chamou musicais de jazz de "gênero extinto".
"Christmas Tree", müzikal olarak dans-pop ve elektropop etkilerine sahip bir Noel şarkısıdır.Musicalmente, "Christmas Tree" é uma canção de Natal que usa influências de dance-pop e synthpop.
Dönemin birçok müzikalinde Yapım Koordinatörlüğü ve yapımcılık yapmıştır.O Museu reúne várias peças da época de sua construção e funcionamento.
Q Ödülleri, Britanyalı müzik dergisi Q tarafından müzikal mükemmelliğe verilen yıllık ödüllerdir.Os Q Awards é a premiação anual de música do Reino Unido pela revista de música Q para a excelência na música.
Albümün müzikal yapısı bubblegum pop ağırlıklı olup çoğu yerde disco ve funk ögeleri içerir.O estilo musical do álbum contém pop bubblegum misturado com influencias de funk e disco.
Chicago müzikalinin Londra'daki sahnelenişinde Roxie Hart rolünü oynadı.Estrelou o musical "Chicago", na Broadway no papel de Roxie Hart.
"One Night Only", Dreamgirls müzikalinden bir şarkı."One Night Only" é uma música de 1981, do musical da Broadway chamado Dreamgirls.
Finlandiya'daki müzikallerde ve büyük gösterilerde sergiledim. (...)Primeiro, fazemos música para o nosso entretenimento (...)
Yeteneğini fark ettikten sonra, babası müzikal becerisini daha da artırmak için ona bir gitar hediye etti.Percebendo o seu talento, o pai deu de presente um violão, para incentivar ainda mais o pequeno cantor.
The Notwist birçok müzikal stil değişikliği yaşadı.Rattle já regeu uma grande variedade de estilos musicais.
Bir tiyatro oyuncusu olarak çalışmaya başladı ve Gilbert and Sullivan'ın müzikalinde yer aldı.Também foi cantor, como baixo, em operetas de Gilbert e Sullivan.
Seçtiği belirli renk paletleri müzikal bir anahtara benziyordu.A sua escolha de uma paleta de cores em particular emula uma chave musical.
Ayrıca roman müzikale dönüştürülmüştür.A peça também foi transformada em musical.
Andy müzikal, "Music In My Heart (sezon 3)" rol almaya başladı.Lá, performaram a música ''My Heart Is Beating''.
Hiçbir zaman geleneklere göre müzikal dersler almadı.Sendo assim, nunca teve uma educação clássica musical.
Aynı müzikaldan uyarlanan 2008 yapımı Mamma Mia filminin devam filmidir.É a continuação do filme Mamma Mia!, de 2008, baseado no musical de mesmo nome.
Chatillon, 300'den fazla müzikal ve edebi eser yazdı.Curtius escreveu mais de 300 artigos e publicações.
Brodway yapımı müzikal oyunlarda yer aldı.Dudgeon trabalhou nas músicas.
Tina Cohen-Chang, Fox'un müzikal komedi-drama dizisi Glee'deki yinelenen kurgusal karakterdir.Tina Cohen-Chang é a única personagem a cantar em todas as três versões da música.
Müzikalde Hans karakterini canlandırdı.Você colocou a sua própria magia na música.
Simon tavsiyelere uyarak müzikale ara verdi ve kendi sesini aramaya başladı.Simon então decidiu seguir o conselho deles e deixou de atuar em musicais.
Santana Lopez, Fox'un müzikal komedi-drama televizyon dizisi Glee'de yer alan bir kurgusal karakterdir.Santana Lopez é uma personagem fictícia da série musical comédia-drama Glee exibida pela Fox.
Çeşitli müzikallerde rol aldı.Tem participado em diversos espetáculos musicais.
8 Ekim 2016'da grup, Saturday Night Live'da müzikal konuk olarak yer aldı.Em 19 de novembro de 2016 a banda apareceu como convidada no programa Saturday Night Live.
Filmde En İyi Sinema Filmi - Müzikal veya Komedi kategorisinin adayların biridir.Indicado na categoria Melhor Filme - Comédia ou Musical.
Kariyeri boyunca 17 müzikale imza atmıştır.Lançou ao longo da carreira 18 discos.
Bir müzikal animasyon filminde "Merhaba!Performance do concerto: Hello!
Righteous Brothers, Bill Medley ve Bobby Hatfield'in oluşturduğu bir müzikal ikilisidir.The Righteous Brothers was een muzikaal duo dat bestond uit Bill Medley en Bobby Hatfield.
Müzikal tiyatro grubu Sångens makt, yeni olgunlaşan opera topluluğunun çekirdeğini oluşturdu.De muziektheatergroep Sångens makt vormde de kern van het nieuw gevormde operagezelschap.
20. yüzyılın başlarından itibaren 'müzikal tiyatro' kısaca müzikal olarak anılmıştır.Sinds het begin van de 20e eeuw worden musical-theaterstukken kortweg 'musicals' genoemd.
Cumartesi Gecesi Ateşi, John Badham'ın yönettiği 1977 yapımı müzikal film.Saturday Night Fever is een Amerikaanse muziekfilm uit 1977 geregisseerd door John Badham.
Michael C. Hall 2003 yılında Chicago müzikalindeki Billy Flynn rolüyle turneye çıkmıştır.In 2003 speelde Hall de rol van Billy Flynn in de musical Chicago.
Broadway deki 13 müzikalinde canlandırdığı Lucy karakteriyle tanınmıştır.Ze kreeg bekendheid met haar rol als Lucy in de Broadway-musical 13.