müziğini ile cümle
müziğini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Mozart'ın müziğini sever misin?Do you like Mozart's music?
Mozart'ın müziğini sever misiniz?Do you like Mozart's music?
Mozart'ın müziğini beğeniyor musun?Do you like Mozart's music?
Susie Japon müziğini seviyor.Susie loves Japanese music.
Avusturya müziğini severim.I like the music of Austria.
Ben onun müziğini seviyorum.I like his music.
Onun müziğini rock müzik olarak sınıflandırıyorum.I classify his music as rock.
İnsanlar onun müziğini dinlemek için evlerinden çıktılar.The people came out of their houses to listen to his music.
O, o piyano müziğini keman için düzenledi.He arranged that piano music for the violin.
Bu civarda bir sürü insan Amerikan folk müziğini sever.A lot of people around here like country music.
Ben onun müziğinin kötü olduğunu söylemiyorum.I'm not saying his music is bad.
Tom seksenlerin müziğini dinlemekten hoşlanır.Tom likes to listen to music from the eighties.
Aimer'in müziğini severim.I love Aimer's music.
Tom sadece kendi müziğini çalmak istiyor.Tom only wants to play his own music.
Ben rock müziğini beğenmiyorum.I don't like rock music.
"Onun müziğini sevdin mi?" - "Hayır, sen sevdin mi?""Did you like his music?" - "No, did you?"
O, Rus pop müziğini sever.She likes Russian pop music.
Tom'un müziğini duydun mu?Have you heard Tom's music?
Tom Amerikan folk müziğini sever.Tom likes country music.
İrlanda müziğini severim.I love Irish music.
Bir ulus kendi müziğini yaratır - besteci yalnızca onu düzenler.A nation creates music — the composer only arranges it.
Noel müziğini severim.I love Christmas music.
Hiç Tom'un müziğini duydun mu?Have you ever heard Tom's music?
Amerikan folk müziğini severim.I like country music.
Kelt müziğini sever misin?Do you like Celtic music?
Ben İrlanda müziğini beğeniyorum.I like Irish music.
Tom, Amerikan folk müziğini sever.Tom loves country music.
Marcela 80'lerin müziğini dinlerdi.Marcela used to listen to 80's music.
Onun besteleri rönesans müziğinin son yankısını temsil etmektedir.His compositions represent the last echo of Renaissance music.
70'lerin müziğini sevmiyorum.I don't like 70's music.
Ben gerçekten müziğini seviyorum.I really like your music.
Tom, Hint müziğini sever.Tom loves Indian music.
Ben Kelt müziğini severim.I love Celtic music.
Amerikan müziğini keşfettim.I discovered American music.
Bana Amerikan folk müziğini nasıl söyleyeceğini öğreten kişi Tom'du.Tom was the one who taught me how to sing country music.
Amerikan müziğini beğenmiyorum.I don't like American music.
Bence Tom, country müziğini tanıdığım herkesten daha iyi söyleyebilir.I think Tom can sing country music better than anyone else I know.
Sanırım Tom Amerikan folk müziğini tanıdığım başka birinden daha iyi çalabilir.I think Tom can sing country music better than anyone else I know.
60'lı yaşlar hakkında bilgi edinmek isterseniz The Beatles'ın müziğini çalın.If you want to know about the Sixties, play the music of The Beatles.
Brezilya müziğini kim sever? Ben severim!Who likes Brazilian music? I do!
Halk müziğini beğenir misin?Do you like folk music?
Berberi müziğini severim.I love Berber music.
Tüm şarkılarının söz-müziğini kendi yaptı!".Tüm şarkılarının söz-müziğini kendi yaptı!".
Etnik ve halk müziğini sever.She loves ethnic and folk music.
1923'te, Winifred, çokça Wagner'in müziğini takdir eden Adolf Hitler'le tanıştı.In 1923, Winifred met Adolf Hitler, who greatly admired Wagner's music.
Çin müziğinin etkileri görülebilir.Chinese musical influences can be seen.
KMP, Kore Müziğinin Gücü anlamına gelir.KMP stands for Korean Music Power.
Bunun yerine, Arjantin Rock müziğinin birçok klasik şarkısı kullanılmıştır.Instead, it uses many other classic songs of Argentine Rock.
Londra'da bir çocuk olarak J.S. Bach ile karşılaştı ve müziğini dinledi.In London as a child, he met J. C. Bach and heard his music.
Cantodea açık bir şekilde müziğinin sadece ve sadece kendisi hakkında olduğunu belirtmiştir.Cantodea has clearly stated that she creates her music about herself, solely for herself.
Müziğinin yanı sıra siyasi etkinlikleri, konserlerinde bir başarıya dönüştü.His music, as well as his political activity, turned his concerts into a success.
Daha sonra Almanya'ya taşındı ve burada eşiyle müziğini sürdürdü.Later he moved to Germany, where he and his wife continued their music.
Sonraki 30 yıl boyunca Armstrong yılda 300 kereden fazla müziğini sahnede icra etti.During the next 30 years, Armstrong played more than 300 performances a year.
Müziğini Norbert Schultze 1938'de besteledi.It was set to music by Norbert Schultze in 1938.
Portekiz halk müziğini, çoğunlukla fado'yu içeriyor.It includes Portuguese folk music, mostly fado".
Proje Tuva halk müziğini post-modern ritimler ve elektronik etkilerle birleştirmiştir.The project blended traditional Tuvan folk music with post-modern rhythms and electronic effects.
3 tane şarkının müziğini Moh Denebi ile beraber ortak yaptık.We made the music of 3 songs together with Moh Denebi.
Daha sonra Abanto, geleneksel Peru müziğinin ünlü bir şarkıcı ve bestecisi oldu.Later, Abanto became a famous singer and composer of traditional Peruvian music.
Savaş sonrası dönemde gelişen modern enka, duygusal ballad müziğinin bir şeklidir.Modern enka, as developed in the postwar era, is a form of sentimental ballad music.
Ayrıca çalışmaları Norveç klasik müziğini ve Afrika müziğini de kapsamaktadır.His work also incorporates elements of Norwegian traditional music and African music.