müziğin ile cümle
müziğin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Asansör müziğinizi seçmeniz için bir sürü butonunuz var.Така че вие имате серия от бутони, с които избирате музиката в асансъора.
Asansör müziğinizi seçmeniz için bir sürü butonunuz var.Эти кнопки - для выбора музыки в лифте.
Asansör müziğinizi seçmeniz için bir sürü butonunuz var.במלון "לינדרמן" שבשטוקהולם היא כנראה 500 עד 1000 פאונד לכל היותר.
Asansör müziğinizi seçmeniz için bir sürü butonunuz var.لديك سلسلة من الأزرار. وأنت تختار موسيقى المصعد.
Asansör müziğinizi seçmeniz için bir sürü butonunuz var.このエレベーターをストックホルムの
Askerlikten müziğe geri dönüşüm... ...müziğin gücünün... ...bir ispatıdır.Au sujet du pouvoir de la musique, je me souviens d'une anecdote.
Askerlikten müziğe geri dönüşüm... ...müziğin gücünün... ...bir ispatıdır.Een bewijs voor hoe krachtig ik muziek vind, was in de tijd dat ik nog soldaat was.
Askerlikten müziğe geri dönüşüm... ...müziğin gücünün... ...bir ispatıdır.음악의 힘을 깨닫게 되던 순간에 대해 증언을 하나 하자면 제가 예전에 소년병이던 시절,
Askerlikten müziğe geri dönüşüm... ...müziğin gücünün... ...bir ispatıdır.Một ví dụ về sức mạnh của âm nhạc đó là khi tôi ra trận.
Askerlikten müziğe geri dönüşüm... ...müziğin gücünün... ...bir ispatıdır.Przykładem na to, jak bardzo odbieram muzykę jako potężną siłę, to kiedy wciąż jeszcze byłem żołnierzem.
Askerlikten müziğe geri dönüşüm... ...müziğin gücünün... ...bir ispatıdır.Uma das provas que encontrei para o poder da música foi na altura em que era soldado.
Askerlikten müziğe geri dönüşüm... ...müziğin gücünün... ...bir ispatıdır.Una prova di come ho scoperto che la musica è potente è quando ero ancora un soldato.
Askerlikten müziğe geri dönüşüm... ...müziğin gücünün... ...bir ispatıdır.Доказательство того, что в музыке есть сила, я нашёл, когда был солдатом.
Askerlikten müziğe geri dönüşüm... ...müziğin gücünün... ...bir ispatıdır.עדות אחת למה שהמוסיקה היא בעיני וכמה היא חזקה, היא אז, כשהייתי עוד חייל.
Askerlikten müziğe geri dönüşüm... ...müziğin gücünün... ...bir ispatıdır.أحد الشهادات حول كيف أجد الموسيقى قوية هو عندما كنت مازلت جندياً في ذلك الوقت.
Askerlikten müziğe geri dönüşüm... ...müziğin gücünün... ...bir ispatıdır.感じた経験が僕にはある 子ども兵だったとき 僕は北のやつらが嫌いだった
Aslında müziğin bu iki formu arasında epey korelasyon var.Có, trên thực tế, rất nhiều correlus giữa hai hình thức âm nhạc
Aslında müziğin bu iki formu arasında epey korelasyon var.De hecho hay mucha correlación entre los dos estilos musicales aunque en diferentes períodos de tiempo.
Aslında müziğin bu iki formu arasında epey korelasyon var.Di sana, sebenarnya, terdapat banyak korelasi mengenai kedua bentuk musik.
Aslında müziğin bu iki formu arasında epey korelasyon var.Er zijn veel correlaties tussen de twee vormen van muziek in verschillende tijdsperioden.
Aslında müziğin bu iki formu arasında epey korelasyon var.Es gibt tatsächlich sehr viele Übereinstimmungen zwischen den zwei Musikformen.
Aslında müziğin bu iki formu arasında epey korelasyon var.Há muita correlações entre as duas formas de música penso que em diferentes períodos de tempo.
Aslında müziğin bu iki formu arasında epey korelasyon var.Jest, w rzeczy samej, dużo korelacji pomiędzy tymi dwoma formami muzyki
Aslında müziğin bu iki formu arasında epey korelasyon var.사실, 제 상각에 두 종류의 음악 사이에는 서로 다른 시간대에
Aslında müziğin bu iki formu arasında epey korelasyon var.Le correlazioni tra le due forme di musica sono molte
Aslında müziğin bu iki formu arasında epey korelasyon var.Medzi týmito dvoma formami hudby je mnoho spoločného.
Aslında müziğin bu iki formu arasında epey korelasyon var.Sunt chiar multe corelari intre cele 2 tipuri de muzica desi apartin in doua epoci diferite.
Aslında müziğin bu iki formu arasında epey korelasyon var.Ténylegesen sok összefüggést találhatunk a két zenei forma között.
Aslında müziğin bu iki formu arasında epey korelasyon var.Всъщност, има много прилики между двете музикални форми, мисля в различни периоди от време.
Aslında müziğin bu iki formu arasında epey korelasyon var.Между ними есть много общего, только они развились в разные эпохи.
Aslında müziğin bu iki formu arasında epey korelasyon var.לדעתי יש למעשה קורלציה רבה בין שתי צורות מוסיקה
Aslında müziğin bu iki formu arasında epey korelasyon var.في الحقيقية هناك الكثير من التوافق بين هذين النوعين من الموسيقى
Aslında müziğin bu iki formu arasında epey korelasyon var.お互いに関係があると思います
Bence bu müziğin ve müzik aletlerinin geleceği.Cred că acesta este viitorul interfeţelor, este viitorul muzicii, viitorul instrumentelor.
Bence bu müziğin ve müzik aletlerinin geleceği.Creo que ese es el futuro de las interfaces, el futuro de la música, de los instrumentos.
Bence bu müziğin ve müzik aletlerinin geleceği.Ich denke, das ist die Zukunft des Interface, der Musik, der Instrumente.
Bence bu müziğin ve müzik aletlerinin geleceği.Je crois que c'est le futur de l'interface, de la musique, des instruments.
Bence bu müziğin ve müzik aletlerinin geleceği.바로 인터페이스, 음악, 악기의 미래 모습인거죠
Bence bu müziğin ve müzik aletlerinin geleceği.Penso sia quello il futuro dell'interfaccia, il futuro della musica, il futuro degli strumenti.
Bence bu müziğin ve müzik aletlerinin geleceği.Taka jest chyba przyszłość interfejsu, przyszłość muzyki, przyszłość instrumentów.
Bence bu müziğin ve müzik aletlerinin geleceği.Volgens mij is dat de toekomst van de interface, van de muziek, van instrumenten.
Bence bu müziğin ve müzik aletlerinin geleceği.Νομίζω ότι αυτό είναι το μέλλον της διεπαφής, είναι το μέλλον της μουσικής, το μέλλον των μουσικών οργάνων.
Bence bu müziğin ve müzik aletlerinin geleceği.Според мен това е бъдещето на интерфейса, бъдещето на музиката, бъдещето на инструментите.
Bence bu müziğin ve müzik aletlerinin geleceği.Я думаю, это будущее интерфейса, будущее музыки и музыкальных инструментов.
Bence bu müziğin ve müzik aletlerinin geleceği.אני חושב שזה העתיד של הממשק, זה הוא העתיד של המוסיקה, העתיד של כלי הנגינה.
Bence bu müziğin ve müzik aletlerinin geleceği.أنا أعتقد أن هذا هو مستقبل الواجهة, هذا هو مستقبل الموسيقى ومستقبل الأدوات
Bence bu müziğin ve müzik aletlerinin geleceği.これは未来のインターフェイスであり 未来の音楽 そして未来の楽器になると思います
Benim bu çileden çıkışımın temelinde, müziğin benim seçmiş olması muhtemelen -çok safça da olsa-Diep in mijn eigen crisis, voelde ik aan dat het leven van de muziek mij had gekozen.
Benim bu çileden çıkışımın temelinde, müziğin benim seçmiş olması muhtemelen -çok safça da olsa-E al centro di questa mia crisi, sentii che
Benim bu çileden çıkışımın temelinde, müziğin benim seçmiş olması muhtemelen -çok safça da olsa-이런 저의 위기감의 중심에서, 제가 느꼈던 것은 음악의 삶이 저를 선택했고, 이런 삶에서는
Benim bu çileden çıkışımın temelinde, müziğin benim seçmiş olması muhtemelen -çok safça da olsa-No âmago dessa minha crise, de certa forma senti que a vida da música tinha-me escolhido.
Benim bu çileden çıkışımın temelinde, müziğin benim seçmiş olması muhtemelen -çok safça da olsa-Y en el centro de mi crisis, sentí que
Benim bu çileden çıkışımın temelinde, müziğin benim seçmiş olması muhtemelen -çok safça da olsa-ובאמצע המשבר הזה שלי, הרגשתי איכשהו שחיי המוסיקה בחרו בי, שאיכשהו
Benim bu çileden çıkışımın temelinde, müziğin benim seçmiş olması muhtemelen -çok safça da olsa-وفي لب ازمتي هذه، شعرت بطريقة ما ان حياة الموسيقى اختارتني، حيث بطريقة ما
Benim bu çileden çıkışımın temelinde, müziğin benim seçmiş olması muhtemelen -çok safça da olsa-ふと 音楽の精が私を選んだのだ という気持ちになりました そして おそらくは世間知らず ゆえにこう思いました
Benim için, yeni müziğin yüzde 99'u ile uğraşan bir müzisyen olarak저의 경우에, 다루는 곡의 99%가 신곡이기때문에
Benim için, yeni müziğin yüzde 99'u ile uğraşan bir müzisyen olarakJa zwykle gram 99% nowych utworów.
Benim için, yeni müziğin yüzde 99'u ile uğraşan bir müzisyen olarakPara mí, como música que trata con un 99 % de música nueva, es muy fácil decir:
Benim için, yeni müziğin yüzde 99'u ile uğraşan bir müzisyen olarakPara mim, como músico que lida com 99% de música nova, é fácil dizer:
Benim için, yeni müziğin yüzde 99'u ile uğraşan bir müzisyen olarakPer me, che come musicista mi occupo al 99 percento di novità musicali, è davvero semplice dire: