müydün ile cümle

müydün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Kore'de, sık sık manşetleri süslediğini biliyor muydun?In Korea, did you know you make headlines often?
Beni prenses yaparken, bunun olacağını bilmiyor muydun?When you made me the princess, didn't you know about this?!
Onu tanıyor muydun? ölmeden önce ne dedi sana?Don't go You know him? What did he tell you before he died?
Hayatında büyük değişikliklerin olacağını bilmiyor muydun?Did not you know that there would be major changes in your life?
Körler ve sağırlar için ilk okulun Fransa'da açıldığını biliyor muydunuz?Did you know that France was the first to provide schools for the blind and the deaf?
1749'da Diderot'nun görenlere körlerle ilgili bir mektup yazdığını biliyor muydunuz?Did you know that in 1749 Diderot wrote a letter about the blind to those who can see?
Tarayıcının körlerin okuyabilmesi için geliştirildiğini biliyor muydunuz?Did you know that the scanner was invented so that a blind person could read?
- Hiç bir ebe ile doğum yapmayı düşünür müydün?- Would you ever have considered using a midwife?
"Nasıl dünya üzerinde kuş düşkün olduğunu biliyor muydunuz?""How on earth did you know that he was fond of birds?"
Nasıl...babam olduğunu biliyor muydun?How... You knew he was my dad?
Suçluluk duygusuyla kıvrandığımı görmüyor muydun?!Even after seeing how I was dying of guilt?
Tanrının siz siz olduğunuz zaman gülümsediğini biliyor muydunuz?When my little kids -- when my kids were little -- they're all grown now, I have grandkids --
Meşgul müydün son zamanlarda?You been busy? I'm working on a gravity belt!
"Sierra Leone'de güneş enerjisiyle elektrik üreten bir köy olduğunu biliyor muydun?" demiş.He said, "Do you know there's a solar-electrified village in Sierra Leone?"
Hayatta pek çok garip şey duymuşsunuzdur. Peki kajuların elmada büyüdüğünü biliyor muydunuz?So you have heard many of life's curiosities, but did you know that cashews grow on apples?
Peki kajuların elmada büyüdüğünü biliyor muydunuz?Ask in the comments, or on facebook and twitter.
Daha önce görmüş müydünüz onu?Did you see him?
Siz bu metni biliyor muydunuz?Did you know of this text?
Nasıl katta olduğunu biliyor muydunuz?How did you know it was on the floor?
- Bilmiyor muydun?- Did not know?
Hey, stilist Choi, bunu biliyor muydun?Hey, Stylist Choi, did you know that?
Dinleme pozisyonları var, biliyor muydunuz?There are listening positions, have you ever thought about that?
Babamın restoranında çalışmıyor muydun sen?I got it. It's her. Am I right?
Bana Bir şey söylemek için beklemiyor muydun?Weren't you waiting because you had something to tell me?
Acaba... Kraliçe Myeongseong'un kesesi hiç duymuş muydunuz?Have you heard about Empress Myungsung's sachet?
Önceden tanışıyor muydunuz?Did you know each other from before?
Uyuyor muydun?Were you asleep?
Bilmiyor muydunuz?You didn't know?
Yiyip içerken kendiniz için yiyip içmiyor muydunuz?When you eat, and when you drink, don't you eat for yourselves, and drink for yourselves?
Düşünmüyor muydunuz?Why did you not then understand?
Yine de aklınızı kullanmıyor muydunuz?Why did you not then understand?
Ve siz onları yalanlamıyor muydunuz?"But you denied them."
Aklınızı hiç işletmiyor muydunuz?Why did you not then understand?
Ya o zaman düşünmüyor muydunuz?Why did you not then understand?
Ayetlerim size okunmuyor muydu ve siz de onları yalanlamıyor muydunuz?"Were not My messages read out to you? But you denied them."
O, sizden birçok kuşağı saptırmıştı. Düşünmüyor muydunuz?“And he has indeed led a large number of you astray; so did you not have sense?”
Andolsun o, sizden birçok insan-neslini saptırmıştı. Yine de aklınızı kullanmıyor muydunuz?“And he has indeed led a large number of you astray; so did you not have sense?”
"Ayetlerim size okunmadı mı?" Ve siz onları yalanlamıyor muydunuz?"“Were not My verses recited to you, so you used to deny them?”
Yemin olsun, şeytan, içinizden birçok nesli saptırmıştı. Aklınızı hiç işletmiyor muydunuz?“And he has indeed led a large number of you astray; so did you not have sense?”
Böyle iken o sizden birçok nesilleri yoldan çıkardı. Ya o zaman düşünmüyor muydunuz?“And he has indeed led a large number of you astray; so did you not have sense?”
... iç içe albümlerin digiKam ile kullanılabileceğini biliyor muydunuz?... that you can use nested albums in digiKam?
DigiKam Resim Düzenleyicisinde açılan resmi yazdırabileceğinizi biliyor muydunuz?... that you can print the current image opened in the digiKam image editor?
ESC tuşuna basarak slayt gösterisini bitirebileceğinizi biliyor muydunuz?Did you know that you can abort a slideshow using ESC?
Kimya: Biliyor muydunuz? CommentChemistry: Did You Know
% 1 elementinin sembolünün% 2 olduğunu biliyor muydunuz?Did you know that the element %1 has the symbol %2?
% 1 (% 2) ağırlığının% 3 u olduğunu biliyor muydunuz?Did you know that %1 (%2) weighs %3 u?
... her dizin için özel bir simge atayabileceğinizi biliyor muydunuz? Bkz: Dizin- gt; Özellikler... that you can assign custom icons to each folder individually? See Folder-gt; Properties
MathML dosyalarını içeriye ve dışarıya aktarabileceğinizi biliyor muydunuz?... that you can import and export MathML files?
Bu denli büyük bir başarı elde etmeyi bekliyor muydunuz?Have you expected such a big success?
Onun yaklaşık iki yıl önce vefat ettiğini bilmiyor muydunuz?Wussten Sie nicht, dass er vor zwei Jahren verstorben ist?
Onun iki yıl önce öldüğünü bilmiyor muydun?Weißt du nicht, dass er seit zwei Jahren tot ist?
Bunu bilmiyor muydun?Du wusstest es nicht?
Tom'un bir oğlu olduğunu biliyor muydun?Wusstest du, dass Tom einen Sohn hat?
Almanca konuşuyor muydun?Hast du Deutsch gesprochen?
Korkuyor muydun?Hast du dich gefürchtet?
Bunu önceden biliyor muydun?Wusstest du das schon?
Onu zaten biliyor muydun?Wusstest du das schon?
Kanadalı olduğumu biliyor muydun?Weisst Du, dass ich Kanadier bin?
Bunu bilmiyor muydun?Tu ne le savais pas ?
Kırmızı ile mavinin karışımından mor elde edildiğini biliyor muydun?Savais-tu qu'en mélangeant du rouge et du bleu on obtient du violet ?

İlgili Sayfalar