Subay askerlerin müstahkem pozisyonunda saldırması için emretti.The officer ordered the soldiers to attack the fortified position.
Belki ebedi yaşarsınız diye köşkler (ve müstahkem kaleler) ediniyorsunuz?Erect palaces (thinking) that you will live for ever,
Onlar müstahkem şehirlerde veya siperler arkasında bulunmaksızın sizinle toplu halde savaşamazlar.They will not fight you in a body except in fortified cities, or from behind the walls.
I. Dünya Savaşı sırasında Osmanlı tahkimatları ve Çanakkale Müstahkem Bölge Komutanlığı tabyalarıOttoman fortification and redoubt of the Dardanelles Fortified Area Command during World War I
Ülkenin en iyi korunmuş müstahkem kalelerinden biridir.It is one of the best preserved fortified castles in the country.
Üçüncü kısmı, burçlar ve müstahkem savunma duvarları ile çevrilidir.Its third part is surrounded by constellations and defensive walls with supports.
Amerikalılar, müstahkem bir kapıdan geçmeye çalışmak yerine duvarları tırmandılar.The Americans scaled the walls rather than attempting to force their way through a fortified gate.
Beş müstahkem eve saldırdılar.They attacked five fortified houses.
Bir duvar, katedral arazisini ve piskoposun müstahkem konutunu aşağı kasabadan ayırıyordu.A wall separated the cathedral grounds and the bishop's fortified residence from the lower town.
En iyi bilinen yer, Suriye'de nehrin sağ kıyısında müstahkem bir liman olan Habuba Kabira'dır.The best known site is Habuba Kabira, a fortified port on the right bank of the river in Syria.
1912 yılında Yanya Müstahkem Mevki Komutanlığı'na atandı.1936 wurde ihm der Dienstgrad Divisionskommandeur verliehen.
Moskova bir müstahkem şehir haline getirilmiştir.Celui-ci a déclaré vouloir faire de Moscou une ville plus humaine.
1942'de Erzurum Müstahkem Mevkii İstihkam Taburu Bölük Komutanlığı'na atandı ve bir bomba kazasında yaralandı.En 1942, il rejoignit le commandement d'Erzurum et fut grièvement blessé par une bombe.
Moskova bir müstahkem şehir haline getirilmiştir.Moscú se ha transformado en una ciudad fantasma.
Fakat onlar kendi memleketlerinin müstahkem mevkilerine varmış olduklarından kimseyi tutamadılar.No tienen campos, sino que viven de lo que sacan de las tierras de los eslavos.
Yahudi isyanının bastırılmasının ardından lejyon Carnuntum'a geri döndü ve müstahkem mevkilerini tahkim etti.Tras la supresión de la revuelta, la legión regresó a Carnunto y reconstruyó su fortaleza.
1. Kolordu 1947 yılında, Müstahkem Mevkii Komutanlığı ise 1949 yılında lağvedildi.O Esquadrão N.º 391 foi extinto ao mesmo tempo que o quartel-general da Asa N.º 91, em Abril de 1955.
Ağır süvari'nin açık alanda yapılan savaştaki üstünlüğü, müstahkem yerlere karşı bir anlam ifade etmiyordu.Het overwicht van zware cavalerie in het open veld was nutteloos tegen versterkingen.
Moskova bir müstahkem şehir haline getirilmiştir.Moskou is een snelgroeiende stad.
Orta Çağ dönemi boyunca müstahkem yerlerin birçok önemli yararı olmuştur.Tijdens de middeleeuwen hadden bepaalde plaatsen een symbolische waarde.
Açıkçası şehrin tümü müstahkem mevkiye dönüştürülmüştü.De hele stad werd in feite omgebouwd tot concentratiekamp.
Açıkçası şehrin tümü müstahkem mevkiye dönüştürülmüştü.Саме місто було перетворене на місячний пейзаж.
Orta Çağ dönemi boyunca müstahkem yerlerin birçok önemli yararı olmuştur.Během středověku bylo místem mnoha důležitých bitev.
Moskova bir müstahkem şehir haline getirilmiştir.Orașul Moscova a fost transformat într-o fortăreață.
Fakat onlar kendi memleketlerinin müstahkem mevkilerine varmış olduklarından kimseyi tutamadılar.He eivät aavistaneet, että heidän sijaintinsa oli paikallistettu.
Moskova bir müstahkem şehir haline getirilmiştir.Moskva selv blev lavet til en fæstning.
Açıkçası şehrin tümü müstahkem mevkiye dönüştürülmüştü.Enkelt sagt ble hele byen gjort om til en stor byttering.
Moskova bir müstahkem şehir haline getirilmiştir.Selve Moskva ble omdannet til et fort.
İlk önce güneyden gelerek Erciş'i ve çevresindeki müstahkem (sağlam) mevkileri aldı.最初は和(柔術)を表であったが、幕末では剣術を表、和術(柔術)を裏としていた。
Orta Çağ boyunca bu müstahkem yerler de gelişmiştir.中世にはここでハーブが育てられていた。
Fakat onlar kendi memleketlerinin müstahkem mevkilerine varmış olduklarından kimseyi tutamadılar.沒有任何人有權以處於危險之中的祖國為代價進行投機。
Müstahkem mevkilerde ayrıca oldukça etkili bir uçaksavar savunması da yer almaktadır.从本质讲仍是一种点防御战斗机。
Orta Çağ dönemi boyunca müstahkem yerlerin birçok önemli yararı olmuştur.중세 시대에 이곳의 숲은 매우 중요한 자원들이 상당했었다.
1929 yılında Foça Müstahkem Mevki 203.צבי קינן במבט לאחור ע' 203.
Moskova bir müstahkem şehir haline getirilmiştir.העיר מוסקבה מוצתת על ידי תושביה.
Gotlar idaresi altındayken Pavia onların en önemli müstahkem kalesi idi.לא פלא, אפוא, שהר זה היה מקום פולחנן העיקרי.