müslümanlar ile cümle

müslümanlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
54
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Türkiye'deki dindar Müslümanlar, politik sistemi oy kullanarak değiştirebileceklerini gördüler.Och de fromma muslimerna i Turkiet såg att de kunde ändra det politiska systemet med sina röster.
Türkiye'deki dindar Müslümanlar, politik sistemi oy kullanarak değiştirebileceklerini gördüler.Os devotos muçulmanos da Turquia viram que podiam mudar o sistema político através do voto.
Türkiye'deki dindar Müslümanlar, politik sistemi oy kullanarak değiştirebileceklerini gördüler.Pobożni muzułmanie w Turcji zobaczyli, że mogą zmienić system polityczny poprzez głosowanie.
Türkiye'deki dindar Müslümanlar, politik sistemi oy kullanarak değiştirebileceklerini gördüler.Și musulmanii practicanți din Turcia au văzut că pot schimba sistemul politic prin vot.
Türkiye'deki dindar Müslümanlar, politik sistemi oy kullanarak değiştirebileceklerini gördüler.Und die frommen Muslime in der Türkei sahen, dass sie das politische System mit Wahlen ändern können.
Türkiye'deki dindar Müslümanlar, politik sistemi oy kullanarak değiştirebileceklerini gördüler.Và những người Hồi giáo sùng đạo ở Thổ Nhĩ Kỳ nhận ra họ có thể thay đổi thể chế chính trị nhờ bầu cử.
Türkiye'deki dindar Müslümanlar, politik sistemi oy kullanarak değiştirebileceklerini gördüler.Veriaci moslimovia v Turecku videli, že môžu zmeniť politický systém voľbami.
Türkiye'deki dindar Müslümanlar, politik sistemi oy kullanarak değiştirebileceklerini gördüler.Віруючі турецькі мусульмани побачили, що вони можуть змінити політичну систему шляхом голосування.
Türkiye'deki dindar Müslümanlar, politik sistemi oy kullanarak değiştirebileceklerini gördüler.Все религиозные мусульмане в Турции поняли, что они могут изменить политическую систему голосованием.
Türkiye'deki dindar Müslümanlar, politik sistemi oy kullanarak değiştirebileceklerini gördüler.И правоверните мюсюлмани в Турция видяха, че могат да променят политическата система чрез гласуване.
Türkiye'deki dindar Müslümanlar, politik sistemi oy kullanarak değiştirebileceklerini gördüler.והמוסלמים האדוקים בטורקיה ראו שהם יכולים לשנות את המערכת הפוליטית על ידי הצבעה.
Türkiye'deki dindar Müslümanlar, politik sistemi oy kullanarak değiştirebileceklerini gördüler.ووجد المحافظون الاسلاميون في تركيا ان التصويت هو الوسيلة الوحيدة للتغيير في تركيا
Türkiye'deki dindar Müslümanlar, politik sistemi oy kullanarak değiştirebileceklerini gördüler.投票することで政治は変えれるのだと知りました。 そして民主主義はイスラムや、その価値観と
Türkiye içinde dindar Müslümanlar tarafından desteklenirken bazı laik milletler buna karşıt olmuşlardı.터키 내에서 독실한 이슬람교도들에 의해 지지를 받아 온 이유입니다. 반면 일부 세속적 국가들은 이를 거부했었습니다.
Türkiye içinde dindar Müslümanlar tarafından desteklenirken bazı laik milletler buna karşıt olmuşlardı.נתמך בתוך טורקיה על ידי המוסלמים האדוקים, כאשר כמה מהמדינות החילוניות הם נגד זה.
Türkiye içinde dindar Müslümanlar tarafından desteklenirken bazı laik milletler buna karşıt olmuşlardı.وخاصة ان ذلك المنحى مدعوم من داخل تركيا من قبل المحافظين المسلمين ويذكر ان بعض الانظمة العلمانية تقف ضده
Türkiye içinde dindar Müslümanlar tarafından desteklenirken bazı laik milletler buna karşıt olmuşlardı.トルコ内のイスラム教徒に 支えられているのです。 今のところE.U.加盟への道筋は、全てのヨーロッパ人が
Vantaa’daki Honkanummi mezarlığında Helsinkili Müslümanlar için özel bir mezar bölümü vardır.Helsinkiläisille muslimeille on oma hautakortteli Honkanummen hautausmaalla Vantaalla.
Vantaa’daki Honkanummi mezarlığında Helsinkili Müslümanlar için özel bir mezar bölümü vardır.Honkanummi墓地中有一片通用墓地, 用于安葬无宗教信仰人士。
Vantaa’daki Honkanummi mezarlığında Helsinkili Müslümanlar için özel bir mezar bölümü vardır.Les musulmans d’Helsinki ont leur propre quartier funèbre au cimetière Honkanummi à Vantaa.
Vantaa’daki Honkanummi mezarlığında Helsinkili Müslümanlar için özel bir mezar bölümü vardır.Muslimerna i Helsingfors har sitt eget gravkvarter på Furumo begravningsplats i Vanda.
Vantaa’daki Honkanummi mezarlığında Helsinkili Müslümanlar için özel bir mezar bölümü vardır.Для хельсинкских мусульман имеется отдельный участок захоронения на кладбище Хонканумми в Вантаа.
Vantaa’daki Honkanummi mezarlığında Helsinkili Müslümanlar için özel bir mezar bölümü vardır.مسلمو هلسنكي لديهم جزء من المقبرة للدفن في مقبرة هونكانومّي بفانتا.
Ve bazı Müslümanlar da bundan etkisi altındadır."Ale i sekulárně smýšlející lidé jí mohou být ovlivněni.
Ve bazı Müslümanlar da bundan etkisi altındadır."일부 이슬람교도가 거기에 영향을 받았겠죠."라고 말했습니다.
Ve bazı Müslümanlar da bundan etkisi altındadır.""que acabou por influenciar parte dos muçulmanos."
Ve bazı Müslümanlar da bundan etkisi altındadır."וחלק מהמוסלמים הושפעו ממנה."
Ve bazı Müslümanlar da bundan etkisi altındadır."وقد تأثر المسلمون بهذه الثقافة
Ve bazı Müslümanlar da bundan etkisi altındadır."しかし教育宗教分離論者はそれに影響をうけてしまう。
Ve ey alimler, duydunuz mu İslamın ve Müslümanların düşmanlarıOh eruditos, y ahora vieron o ecucharon cuán lejos han llegado
Ve insanlar.. Bir avuç insan Doğuyla Batı arasında Müslümanları öldürüyor ve siz susuyorsunuz.E la gente... una manciata di persone che uccide i Musulmani, dal'Est all'Ovest, e non avete detto nulla!
Ve insanlar.. Bir avuç insan Doğuyla Batı arasında Müslümanları öldürüyor ve siz susuyorsunuz.Und die Leute, eine Handvoll Leute tötet die Muslime von Ost bis West, und ihr habt nichts gesagt.
Ve insanlar.. Bir avuç insan Doğuyla Batı arasında Müslümanları öldürüyor ve siz susuyorsunuz.И люди... пригоршня людей убивала Мусульман от востока до запада, а вы молчали.
Ve oldukça manidar bir şekilde, sadece bazı Müslümanlar bu uygulamayı yaparlar.Beberapa Muslim mempraktikkannya.
Ve oldukça manidar bir şekilde, sadece bazı Müslümanlar bu uygulamayı yaparlar.E non a caso, alcuni Musulmani la praticano.
Ve oldukça manidar bir şekilde, sadece bazı Müslümanlar bu uygulamayı yaparlar.És nagyon beszédes, hogy csak néhány muszlim országban él ez a gyakorlat.
Ve oldukça manidar bir şekilde, sadece bazı Müslümanlar bu uygulamayı yaparlar.Et de maniere assez parlante, certains Musulmans ont cette coutume.
Ve oldukça manidar bir şekilde, sadece bazı Müslümanlar bu uygulamayı yaparlar.I oczywiście, część muzułmanów praktykuje ten zwyczaj.
Ve oldukça manidar bir şekilde, sadece bazı Müslümanlar bu uygulamayı yaparlar.그리고 분명 일부 이슬람교도가 이 관습을 시행합니다.
Ve oldukça manidar bir şekilde, sadece bazı Müslümanlar bu uygulamayı yaparlar.Muçulmanos no Norte de África, mas não noutros lugares.
Ve oldukça manidar bir şekilde, sadece bazı Müslümanlar bu uygulamayı yaparlar.Musím povedať, že niektorí moslimovia to robia.
Ve oldukça manidar bir şekilde, sadece bazı Müslümanlar bu uygulamayı yaparlar.Muslimové v severní Africe, nikde jinde.
Ve oldukça manidar bir şekilde, sadece bazı Müslümanlar bu uygulamayı yaparlar.Och avslöjande nog finns det en särskild grupp muslimer som gör det.
Ve oldukça manidar bir şekilde, sadece bazı Müslümanlar bu uygulamayı yaparlar.Și, în mod revelator, unii musulmani chiar îl practică.
Ve oldukça manidar bir şekilde, sadece bazı Müslümanlar bu uygulamayı yaparlar.Und treffenderweise praktizieren ihn einige Muslime.
Ve oldukça manidar bir şekilde, sadece bazı Müslümanlar bu uygulamayı yaparlar.Và đáng chú ý là một số người Hồi giáo thực hiện thông lệ đó.
Ve oldukça manidar bir şekilde, sadece bazı Müslümanlar bu uygulamayı yaparlar.Y, efectivamente, algunos musulmanes la practican.
Ve oldukça manidar bir şekilde, sadece bazı Müslümanlar bu uygulamayı yaparlar.Και προφανώς ορισμένοι μουσουλμάνοι ασκούν αυτή την πρακτική.
Ve oldukça manidar bir şekilde, sadece bazı Müslümanlar bu uygulamayı yaparlar.И колко показателно, някои мюсюлмани я практикуват.
Ve oldukça manidar bir şekilde, sadece bazı Müslümanlar bu uygulamayı yaparlar.И что характерно, некоторые мусульмане практикуют его.
Ve oldukça manidar bir şekilde, sadece bazı Müslümanlar bu uygulamayı yaparlar.І характерно, що деякі мусульмани дотримуються цього звичаю.
Ve oldukça manidar bir şekilde, sadece bazı Müslümanlar bu uygulamayı yaparlar.ולמען האמת, מוסלמים כן מקיימים את זה.
Ve oldukça manidar bir şekilde, sadece bazı Müslümanlar bu uygulamayı yaparlar.وبعض المسلمين يمارسون هذا التصرف اليوم
Ve oldukça manidar bir şekilde, sadece bazı Müslümanlar bu uygulamayı yaparlar.それは、北アフリカのイスラム教徒だけで、ほかのどの場所でもないのです。

İlgili Sayfalar