Bugün bu yapılar Müslümanlar tarafından en kutsal üçüncü bölge olarak kabul edilmektedir.Nykyisin enemmistö muslimeista pitää aluetta islamin kolmanneksi pyhimpänä paikkana.
Ömer 40. Müslümandır.18. Tässä on viisaus.
Sam-sumana, Dindar bir Müslüman ve Kono etnik grubun bir üyesidir.Sam-Sumana on harras muslimi ja kuuluu konojen etniseen ryhmään.
Yapılan sayıma göre yaşayanların tamamının Müslüman olduğu belirtilmiştir.Hän torjuu käsityksen, että kaikki muslimit olisivat väkivaltaisia ihmisiä.
Lise eğitiminin ardından Kahire'deki El-Ezher Üniversitesi'ne gitti ve burada Müslüman Kardeşler'e katıldı.Yasin opiskeli al-Azharin yliopistossa Kairossa ja liittyi siellä muslimiveljeskuntaan.
Şehrin günümüzdeki nüfusunun çoğunluğu Müslüman ve Hristiyan çeyreklerinde yaşamaktadır.Nykyisin eniten asukkaita on muslimien ja kristittyjen kortteleissa.
Tanzanya'daki nüfusun üçte biri Müslüman, üçte ikisi Hristiyan'dır.Lähes kaksi kolmasosaa asukkaista on muslimeja ja kolmasosa kristittyjä.
Müslümanlar için en kutsal ikinci mekandır.Kaksi ensimmäistä ovat muslimien pyhimmät moskeijat.
Çünkü ilköğretim zorunlu olmasına rağmen sadece 5 Müslüman çocuktan biri okula gidiyordu.Koulun 800 oppilaasta vain viisi oli juutalaisia, mutta heihin ei kohdistunut minkäänlaista syrjintää.
Müslümanlar ve Ortodoks Hıristiyanlar vardır.Lisäksi on kristittyjä ja muslimeja.
Hiç kimse Müslüman topraklarında at oynatamayacaktır.Mukana ei ole yhtään muslimimaata.
Ey Müslümanlar, rahatlamayın!Komu, Eija: Älä suostu pimeyteen!
Bu muharebe Müslümanlarca kazanılmıştır.Taistelu päättyi muslimien voittoon.
Müslümanlar Pirene Dağları'na kadar ilerlemişlerdi.Ranskalaiset olivat pysäyttäneet muslimien etenemisen Pyreneille.
Çarpışmalar öğleden sonra üç buçuk gibi sona erdi ve Müslümanlar geri çekildi.Taistelut kestivät hiljenivät noin klo 20.00 ja venäläiset vetäytyivät.
Coğrafi olarak Kazakistan, nüfusunun çoğunlu Müslüman olan ülkelerin en kuzeyde yer alanıdır.Pakistan haluaa koko Kashmirin itselleen, koska suurin osa siellä asuvista on muslimeja.
1975 - Beyrut'ta Hristiyan ve Müslümanlar arasında iç savaş başladı.Täysimittainen sisällissota alkoi huhtikuussa 1975 kristittyjen falangistien ja palestiinalaisten välillä.
Müslüman geleneklerine göre gömülmek istemiyorum.Äärimuslimien mielestä hautamonumentit eivät ole islamin mukaisia.
Bosnalı müslümanlar ise doğrudan saray hizmetine alınıyorlardı.Kiinaan päässeet jesuiitat onnistuivat menestyksellisesti palvelemaan keisarin hovissa.
2. Dünya Savaşında ölmüş olan Müslüman askerlerin anısına yapılmıştır.Se on rakennettu muistoksi australialaisille sotilaille, jotka taistelivat toisessa maailmansodassa.
Bazı Hıristiyanlar İslamiyeti seçerek Müslüman olmuşlardır.Monet pitävät itseään muslimeina kulttuurin kautta.
Dünyadaki Müslüman nüfusun yaklaşık %62'lik kısmı Asya'da yaşamaktadır.38 prosenttia Aasian ja 22 prosenttia koko maailman ihmisistä asuu Itä-Aasian alueella.
Yahudiler, Hristiyanlar ve Müslümanlar tarafından bir peygamber olarak kabul edilir.Joona on juutalaisten, kristittyjen ja muslimien kunnioittama profeetta.
Bunun sebebi, hayatta kalan Yahudi ve Müslümanların şehre geri dönüşünü engellemekti.Hän antoi ristiritarien karkottamien muslimien ja juutalaisten palata takaisin asuinsijoilleen.
Müslüman ( İslam )Islamisaatio (arab.
Kozan ilçe merkezi ve köylerin tamamı Müslüman Türklerden oluşmaktadır, etnik yapıda farklılık yoktur.Kieleltään ja kulttuuriltaan Kaukasian turkkilaiset kansat eivät muodosta yhtenäistä kokonaisuutta.
Göç edemeyerek şehirde ve köylerde kalan Müslüman halk mağdur bırakılmış, işkence görmüştür.Muslimien leirin kukistuessa leirissä olleet naiset ja lapset tapettiin.
Müslümanların bayramıdır.Muslimihäät Intiassa.
Akabinde de Müslüman Mindanao Özerk Bölgesi kuruldu.Vuonna 1989 Mindanaon saarelle perustettiin Mindanaon autonominen muslimialue.
Adada yaşayan toplumun yaklaşık %98'ini Müslümanlar oluşturmaktadır.Noin 98 prosenttia väestöstä on islaminuskoisia.
Quilliam diğer insanların da Müslüman olmalarına vesile oldu.Sir Crocodile pitää myös vastustajien kiristämisestä.
Müslüman yerleşimciler yerel halktan kadınlarla evlendiler.Monet heistä asettuivat asumaan Kiinaan ja menivät naimisiin paikallisten naisten kanssa.
Bu başarı Müslüman Kardeşler'in yüzlerce üyesinin tutuklanmasına rağmen gerçekleşmişti.Mursin lisäksi tapahtumista tuomittiin kuolemaan 105 muuta muslimiveljeskunnan jäsentä.
Ali Sadrettin Beyudi, Suriye'de Müslüman Kardeşler'in lider temsilciliğini yürütmektedir.Anas Hajjar toimii Muslimiveljeskunnan johtajana Suomessa.
Bölgede Müslümanlar çoğunluktadır.Tästä huolimatta muslimit säilyivät alueen enemmistönä.
673, Medine), İslam peygamberi Muhammed'in ilk Müslüman olan sahabelerinden.833) tekstilaitoksen mukaan ensimmäinen islaminuskoon kääntynyt henkilö oli Muhammedin vaimo Khadija.
Şimdi Müslümanlar çoğunlukta.Useimmat ovat muslimeita.
Hicretin ilk zamanlarında Müslümanların kıblesi Kudüs idi.Muslimien rukoussuunta lieneekin alun perin ollut Jerusalem.
UFC'nin ilk Rus ve ilk Müslüman şampiyonudur.Hän on UFC:n entinen ja ensimmäinen kärpässarjan mestari.
Sert ve hırçın dış politikasıyla Irak'ı Müslüman komşuları arasında yalnızlığa itti.Ulkopolitiikassaan Joosef ärsytti jokaista naapuriaan tasapuolisesti.
Müslümanlar, Muhammed'in ölümünden sonra kendilerine bir halife seçtiler.Islamin oppineet ovat koonneet ne Muhammadin kuoleman jälkeen.
Halkın %99'u Müslüman'dır.Asukkaista melkein 99 prosenttia on muslimeita.
Başlangıçta, Müslüman Kardeşler Şii İslam'a karşı bir tutumda değildiler.Alkuislamilaisuudessa Muhammed ei pakottanut ei-muslimeja kääntymään heti islaminuskoon.
Halkının çoğunluğu Müslüman Araplardan oluşur.Väestön valtaosa koostuu useista islaminuskoisista väestöryhmistä.
Geleneksel Sünni fıkıhçılara göre Müslümanlar'a günlük olarak beş vakit namaz farzdır.Muslimin tulisi suorittaa rukous viidesti päivässä.
Biz sadece Türklerden canımızı kurtarmak için Müslüman olduk" dedi.Γίναμε μουσουλμάνοι μόνο για να γλιτώσουμε από τους Τούρκους."
Üç kızkardeşide sonra Müslüman Türkmen beyleri ile evlenmişlerdir.Οι τρεις αδελφές της αργότερα παντρεύτηκαν Τουρκομάνους.
Reşat Amet, 18 Mart 2014'te Simferopol Abdalı Müslüman Mezarlığı'nda toprağa verildi.Ο Ρεσάτ θάφτηκε στις 18 Μαρτίου 2014 στο μουσουλμανικό νεκροταφείο Αμπνταλί της Συμφερούπολης.
Ebâdî bu ödülle Nobel alan ilk İranlı ve ilk Müslüman kadın oldu.Η τελευταία είναι η πρώτη γυναίκα και το πρώτο άτομο από το Ιράν που βραβεύεται με το εν λόγω μετάλλιο.
Bazı yerli Müslümanlar da ekmek, üzüm ve para vererek yardımda bulundular.Επίσης, οι Άγγλοι παρείχαν κίνητρα για την παραγωγή ελαιολάδου, σιτηρών και κρασιού.
Kadınlar Dünyası dergisi, Müslüman bir kadının fotoğrafını yayınlayan ilk dergidir.Το περιοδικό αυτό ήταν το πρώτο που κυκλοφόρησε φωτογραφία μουσουλμάνας γυναίκας.
Nüfusun %96'sı Müslüman’dır.Το 86% των κατοίκων είναι Χριστιανοί.
1548 yılında yerleşimde 141 Müslüman 37 Hristiyan hâne bulunmaktaydı.Το 1530 είχε 148 χριστιανικά νοικοκυριά.
Müslüman yetkililer, Yahudilere karşı yapılan suçlamalara sıcak bakmamaktaydı.Στην επιστολή αυτή ο Αυστριακός καγκελάριος χαρακτήριζε τις κατηγορίες εναντίον των Εβραίων τελείως παράλογες.
Köyde Müslümanlar ve Hıristiyanlar yaşamaktadır.Στα Κιμμέρια κατοικούν χριστιανοί και μουσουλμάνοι.
İlk uzay blogcusu, ilk kadın uzay turisti, ilk Müslüman kadın astronot.Είναι η πρώτη Ιταλίδα αστροναύτης και η τρίτη γυναίκα αστροναύτης στην Ευρώπη.
Müslümanlar 3.000 kişilik bir ordu oluşturdular.Οι Τούρκοι παρατάσσουν στρατό 23.000 αντρών.
Medineli Müslümanlar sonraki yıl 75 kişi olarak geri döndüler.Τα επόμενα 80 χρόνια οι επισκοπές ανήλθαν σε 25.
Müslümanlar İspanya'ya Endülüs adını verdiler.Οι Ισπανοί προσάρμοσαν το όνομα σε ajolote (αχολότε).
Üye ülkelerde Müslüman olmayan vatandaşları da oyunlara katılmak için izin verilir.Στην Ένωση μπορούν να συμμετέχουν και επιτροπές χωρών μη μελών, ως παρατηρητές.