Ana içeriğe geç
Sözlük

müsade ile cümle

müsade kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bana biraz müsade et.Excuse me for a moment.
Sadece bir dakikalığına bize müsade et.Excuse us for just one second.
Aristokrasi mülklerini müsadere etmişler ve serveti yeniden dağıtımını sağlamışlardır.They confiscated the property of the aristocracy, and redistributed their wealth.
Eşitlik serbest program puanı ile bozuldu ve Diggs Musademba'yı genel toplamda geride bıraktı.The tie was broken by the free skating segment and so Diggs placed ahead of Musademba overall.
Bu arada malı ve mülkü devlet tarafından müsadere edildi.The Church's property and assets were expropriated by the State.
Sorumluluğu yerine getiremez ise malları müsadere edilirdi.)He could not redeem this loan either, so he lost Úvalno as well.
Kadınlarda büyükler düzeyinde Laney Diggs ve Kristine Musademba 10.luk için aynı puanı aldı.Senior ladies Laney Diggs and Kristine Musademba tied for 10th place in the overall score.
Bazı hukuk sistemlerinde mal varlığına el konulması, müsadere de bir ceza olarak düzenlenmektedir.In some jurisdictions it may also be possible to use intellectual property as security for a loan.
Mükemmelliyetçiyim, fakat bunun yayýmlamanýn önüne geçmesine müsade etmem.I'm a perfectionist, but I won't let that get in the way of publication.
Ve o gün Peter ile konuţurken, buna müsade edemeyeceđimi anladým.And I realized that day, talking to Peter, that I couldn't let that happen.
Buna müsade edemem!Well I’m not gonna tolerate it!
Neden buna müsade ettik?Why have we allowed this?
Mesajlar, e-posta, iletiler, bunların hepsi olmak istediğimiz kişiyi sunmamıza müsade ediyor.Texting, email, posting, all of these things let us present the self as we want to be.
Kanada'daki hayırsever grupların savunma yapmalarına müsade edilmiyor.Groups who have charitable status in Canada aren't allowed to do advocacy.
Müsade eder misin?" (Kahkaha)"Give me a break." (Laughter)
Müsadenizle açıklayayım.Let me explain.
Müsadenizle, bir saniye için ishale geri dönelim.Let me go back to diarrhea for a second.
Şimdi müsadenizle son mil probleminden bahsedeyim.OK? So, let me now talk about the last mile problem.
Çıkmamız için müsade almamıza gerek yok,ama bu Ha Ni için önemli.We don't need your permission to date, but it's important for Ha Ni.
Çabucak terimleri sizlere açıklamama müsade edin.Let me define the terms really quickly.
Müsade ediniz size tarihten bir örnek vereyim.Let me give you an example from history.
Peki, bize müsade o zaman.Ah, then we'll be leaving first.
Müsadenizle, iki değerli arkadaşım ve destekçime teşekkür etmek istiyorum,If I may, I want to give a quick shout out to two of my collaborators, my two dear friends,
Ben müsadenizi isteyim.Never mind, that's the way of the world
Müsadenizle size güzel Norveç kırsalını sunmak istiyorum.May I introduce you to the beautiful Norwegian countryside!
- S.çmak için müsade var mı?Permission to shit?
Müsade eder misin?Do you mind?
Müsadenizle bunlardan bazılarını sizlerle paylaşacağım.Let me show you some of them:
Müsade eder misin! adamın midesi bulandı.Do you mind! He's getting grossed out.
Bana bir dakika müsade edebilir misin? Menejerimle konuşmam lazım.You think you can give me a minute?
O, sizi günahlarınızı bağışlamak için çağırıyor ve belirlenmiş bir süreye kadar size müsade ediyor."He calls you to forgive some of your sins, and give you respite for a time ordained."
Biz (annesine geri vermezden) daha önce, onun süt analarının sütünü kabulüne müsade etmedik.We made (Moses) refuse a wet nurse.
Cezalar, alkollü içeceğe müsadere, para cezası veya tutuklamayı içerebilmektedir.Penalties may include the confiscation or seizure of the alcoholic beverage, fines or arrest.
Sorumluluğu yerine getiremez ise malları müsadere edilirdi.)Zur Rechenschaft wurde er jedoch nicht gezogen.
Ama Mustain'in bütün mal ve mülkleri müsadere edilmişti.Cambridge wurden alle Titel und Besitztümer aberkannt.
Aristokrasi mülklerini müsadere etmişler ve serveti yeniden dağıtımını sağlamışlardır.Confiscarono le proprietà dell'aristocrazia e le ridistribuirono al popolo.
Aristokrasi mülklerini müsadere etmişler ve serveti yeniden dağıtımını sağlamışlardır.Они "конфисковали" имущество аристократии и перераспределили их богатство.
Bu yeni yönetim altında, aristokrasinin mülkleri müsadere edilmişti.Sob o novo regime, as posses da aristocracia foram confiscadas.
Aristokrasi mülklerini müsadere etmişler ve serveti yeniden dağıtımını sağlamışlardır.Eles confiscaram as propriedades da aristocracia e redistribuíram a riqueza.
İhlal eden içeriği ile seyahat edenler, para cezasına tabi olacak ve cihazları müsadere veya tahrip olabilir.Călătorii ar primi o amendă și li s-ar confisca sau distruge aparatele.
Aristokrasi mülklerini müsadere etmişler ve serveti yeniden dağıtımını sağlamışlardır.Mereka menyita properti aristokrasi, dan mendistribusikan kembali kekayaan mereka.
İdamını takiben tüm malları ve eşyası devlet tarafından müsadere edildi.根据他的遗嘱,所有藏品都捐赠给国家。
Bu arada malı ve mülkü devlet tarafından müsadere edildi.재산과 산업은 정부 소유로 국유화되었다.
Bazı hukuk sistemlerinde mal varlığına el konulması, müsadere de bir ceza olarak düzenlenmektedir.В някои страни и днес лихварството се преследва като престъпление.
Aristokrasi mülklerini müsadere etmişler ve serveti yeniden dağıtımını sağlamışlardır.Povolil kláštorom znova spoločný majetok a pevné príjmy na zaistenie existencie.
İdamını takiben tüm malları ve eşyası devlet tarafından müsadere edildi.Jej budovu a všetok majetok zhabala maďarská vláda.
Fakat II. Mustafa'nın kızgınlığı bitmemişti ve müsaderenin sonuçlarına inanmamaktaydı.Tad M. Euvė liko antruoju ir jo šalininkų viltys neišsipildė.
'Aman Tanrım, biliyor musun, bu hayat benim ben olmama müsade etmeyecek'Ce n'est pas juste ! C'est ce que ta tête te raconte.
'Aman Tanrım, biliyor musun, bu hayat benim ben olmama müsade etmeyecek'No sucedió en la vida pasada. No sucedió en la vida antes de esto.
'Aman Tanrım, biliyor musun, bu hayat benim ben olmama müsade etmeyecek''Ó Bože, tento život mi nedovolí byť mnou.'
Ayrıca kara para aklama ve müsadere alanındaki hukuki araçlarda da bazı değişiklikler meydana gelmiştir.3677/90 του Συµβουλίου της 13ης ∆εκεµβρίου 1990, ΕΕ L 357 της 20.12.1990, σ.
Ayrıca kara para aklama ve müsadere alanındaki hukuki araçlarda da bazı değişiklikler meydana gelmiştir.A kereslet csökkentése a kábítószerekkel szembeni kiegyensúlyozott európai hozzáállás szerves része.
Ayrıca kara para aklama ve müsadere alanındaki hukuki araçlarda da bazı değişiklikler meydana gelmiştir.Došlo také k určitým úpravám právních nástrojů v oblasti praní peněz a zabavení majetku.
Ayrıca kara para aklama ve müsadere alanındaki hukuki araçlarda da bazı değişiklikler meydana gelmiştir.Modifikovali sa aj právne nástroje v oblasti prania špinavých peňazí a konfiškácie.
Ayrıca kara para aklama ve müsadere alanındaki hukuki araçlarda da bazı değişiklikler meydana gelmiştir.Tudi na področju pranja denarja in zaplembe so bile uvedene nekatere spremembe pravnih instrumentov.
Ayrıca kara para aklama ve müsadere alanındaki hukuki araçlarda da bazı değişiklikler meydana gelmiştir.Vissa ändringar har också gjorts av rättsinstrumenten på området för penningtvätt och förverkande. Direktiv
Bana bir dakika müsade edebilir misin?Crees, que me puedes dar un minuto?
Bana bir dakika müsade edebilir misin? Menejerimle konuşmam lazım.Bisa tolong beri waktu beberapa menit?
Bana bir dakika müsade edebilir misin? Menejerimle konuşmam lazım.미안한데 잠깐 소속사에 전화 좀 해도 될까
Basit olduğu konusunda musade edin size üç nedenden bahsedeyim herşeyden önce bu bir doğrusal çizelgedir.Aus drei Gründen ist das zu einfach gedacht: Erstens, es basiert auf einer linearen Entwicklung.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod