Ana içeriğe geç
Sözlük

müptela ile cümle

müptela kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Sami Amazon müptelası.Sami is an Amazon junkie.
Sami o kadar uyuşturucu müptelası oldu.Sami became so addicted to drugs.
Alkolik içki müptelası olmuştu ve veremden müztarıptı.The driver was tested for blood alcohol and found to have none present.
Uyuşturucu müptelaları, kolları ve bacakları çöktüğü zaman, ayak parmaklarında damar bulurlarmış.Junkies find veins in their toes when the ones in their arms and their legs collapse.
Bud Light reklamında oynayan şu adam var, hani mutlu bir koltuk müptelası.Then we have our Bud Light guy who's the happy couch potato.
Biz sizi sınamak için şerre de hayra da müptela kılıyoruz. Ve (sonunda) bize döndürüleceksiniz.We tempt you with evil and with good as a trial; and to Us you will return.
Biz sizi sınamak için şerre de hayra da müptela kılıyoruz.We burden you with adversity and prosperity—a test.
Her nefis, ölümü tadacaktır. Biz sizi sınamak için şerre de hayra da müptela kılıyoruz.Every soul must taste of death, and We try you with evil and with good, for ordeal.
Murat Boz) Müptelayım Sana (feat.Владимира Бута) Я улыбаюсь тебе (муз.
Alkolik içki müptelası olmuştu ve veremden müztarıptı.Будучи алкоголиком и наложил на себя руки.
Forrest hayattan umudunu kesmiş, içki müptelası haline gelen teğmen Dan ile tekrar karşılaşır.يلتقي فورست مرةً أخرىً بالملازم دان تايلور، الذي أصبح مُعاقرًا للخمر، ويعيش على إعانة الرعاية الاجتماعية.
Alkolik içki müptelası olmuştu ve veremden müztarıptı.وكان مدمن الكحول ليعطيه شهية.
"Düz okuma müptelası eleştiri erki ve Bir Bulut Olsam…".De buikvacht vormt een abrupte overgang met de rugvacht en is wit.
Alkolik içki müptelası olmuştu ve veremden müztarıptı.Het bleek dat hij een alcoholprobleem had en ook schulden maakte.
Alkolik içki müptelası olmuştu ve veremden müztarıptı.Muslimský pokladní nemusí prodávat alkohol, svolil řetězec.
Alkolik içki müptelası olmuştu ve veremden müztarıptı.Existența i-a fost marcată și de alcool, pentru care avea o slăbiciune.
(Bir belâ ile) müptelâ olan yok mu, ona kurtuluş vereyim' buyurur."定められた捧げ物の他に、私は従来のものに加えるよう定めたそのほかの捧げ物(を捧げた)。
"Düz okuma müptelası eleştiri erki ve Bir Bulut Olsam…".枕投げの必殺技は「科学忍法・白衣旋風」。
"Düz okuma müptelası eleştiri erki ve Bir Bulut Olsam…".Oblaček Postopaček je osrednji lik zgodbe, oblak bele barve.
Halil Hâlit Beyin bir süredir müptela olduğu zatürre hastalığı vefatından bir yıl kadar önce iyice artar.Patelės žmogaus organizme pilnai suauga praėjus metams po užsikrėtimo.
Alkolik içki müptelası olmuştu ve veremden müztarıptı.Isa oli alkohoolik, kes jõi kogu varanduse maha.
Bud Light reklamında oynayan şu adam var, hani mutlu bir koltuk müptelası.A pak pivaře, který je šťastný pecivál.
Bud Light reklamında oynayan şu adam var, hani mutlu bir koltuk müptelası.Apoi avem tipul de la Bud Light care e fericitul cartof de canapea.
Bud Light reklamında oynayan şu adam var, hani mutlu bir koltuk müptelası.Aztán az öcsi haver típusú fickó, aki olyan kanapényüstölő fajta.
Bud Light reklamında oynayan şu adam var, hani mutlu bir koltuk müptelası.Dann haben wir unseren "Bud Light"-Typen, der ein glücklicher Stubenhocker ist.
Bud Light reklamında oynayan şu adam var, hani mutlu bir koltuk müptelası.Después está el tipo Bud Light que es un teleadicto feliz.
Bud Light reklamında oynayan şu adam var, hani mutlu bir koltuk müptelası.Et puis nous avons le type du genre Kro qui est heureux de se vautrer devant la télé, une bière à la main.
Bud Light reklamında oynayan şu adam var, hani mutlu bir koltuk müptelası.Je hebt de Bud Light-kerel die lekker op de bank zit.
Bud Light reklamında oynayan şu adam var, hani mutlu bir koltuk müptelası.소파에 쳐박혀 즐거워하는 버드 라이트(맥주 이름) 애주가도 있습니다.
Bud Light reklamında oynayan şu adam var, hani mutlu bir koltuk müptelası.Mamy sączącego słabe piwko faceta, który siedzi bezczynnie przed telewizorem i dobrze mu z tym.
Bud Light reklamında oynayan şu adam var, hani mutlu bir koltuk müptelası.Poi abbiamo il nostro tipo Bud Light che passa tutto il tempo incollato davanti alla tivù.
Bud Light reklamında oynayan şu adam var, hani mutlu bir koltuk müptelası.Temos o rapaz da cerveja que é o feliz aficionado do sofá.
Bud Light reklamında oynayan şu adam var, hani mutlu bir koltuk müptelası.Μετά έχουμε το τύπο μας που πίνει την ελαφριά μπύρα ο οποίος είναι ένας χαρούμενος βαρεμένος του καναπέ.
Bud Light reklamında oynayan şu adam var, hani mutlu bir koltuk müptelası.Мужиків, які обожнюють пити пиво на дивані перед телевізором.
Bud Light reklamında oynayan şu adam var, hani mutlu bir koltuk müptelası.След това имаме Bud Light пушача, който е щастлив да се излежава на дивана.
Bud Light reklamında oynayan şu adam var, hani mutlu bir koltuk müptelası.וישנו שותה הבירה, שהוא המכור-לטלוויזיה המאושר.
Bud Light reklamında oynayan şu adam var, hani mutlu bir koltuk müptelası.ثم هناك صورتنا عن رجل البيرة الذى يقضي وقته في مشاهدة التلفاز سعيداً .
Bud Light reklamında oynayan şu adam var, hani mutlu bir koltuk müptelası.バドライト (ビール) 男 驚くべき事に、アメリカに生存する最もセクシーな男性、
Uyuşturucu müptelaları, kolları ve bacakları çöktüğü zaman, ayak parmaklarında damar bulurlarmış.A drogfüggők még akkor is találnak vénát a lábujjukban, amikor a karjukban és a lábukban lévők már szétmentek.
Uyuşturucu müptelaları, kolları ve bacakları çöktüğü zaman, ayak parmaklarında damar bulurlarmış.Dependentii gasesc vene la degetele de la picioare atunci cand cele din brate si din picioare ii lasa.
Uyuşturucu müptelaları, kolları ve bacakları çöktüğü zaman, ayak parmaklarında damar bulurlarmış.Drogenabhängige finden Venen in ihren Zehen, wenn die Venen in ihren Armen und Beinen versagen.
Uyuşturucu müptelaları, kolları ve bacakları çöktüğü zaman, ayak parmaklarında damar bulurlarmış.Huumeiden käyttäjät löytävät verisuonia varpaissaan, kun käsivarsien ja jalkojen verisuonet antavat periksi.
Uyuşturucu müptelaları, kolları ve bacakları çöktüğü zaman, ayak parmaklarında damar bulurlarmış.I tossicomani si bucano nelle vene tra le dita dei piedi quando quelle di braccia e gambe cedono.
Uyuşturucu müptelaları, kolları ve bacakları çöktüğü zaman, ayak parmaklarında damar bulurlarmış.Junkies vinden aders in hun tenen als die van hun armen en benen stukgaan.
Uyuşturucu müptelaları, kolları ve bacakları çöktüğü zaman, ayak parmaklarında damar bulurlarmış.바보들은 팔과 다리의 혈관이 붕괴될 때 발끝에서 혈관을 찾습니다.
Uyuşturucu müptelaları, kolları ve bacakları çöktüğü zaman, ayak parmaklarında damar bulurlarmış.Les drogués trouvent des veines dans leurs orteils quand celles dans leurs bras et leurs pieds sont mortes.
Uyuşturucu müptelaları, kolları ve bacakları çöktüğü zaman, ayak parmaklarında damar bulurlarmış.Los drogadictos se buscan las venas en los dedos de los pies cuando
Uyuşturucu müptelaları, kolları ve bacakları çöktüğü zaman, ayak parmaklarında damar bulurlarmış.Narkomaner hittar vener i tårna när de i armarna och benen har kollapsat.
Uyuşturucu müptelaları, kolları ve bacakları çöktüğü zaman, ayak parmaklarında damar bulurlarmış.Narkomani odnajdują żyły w palcach u nóg, gdy pękają im żyły w nogach i ramionach.
Uyuşturucu müptelaları, kolları ve bacakları çöktüğü zaman, ayak parmaklarında damar bulurlarmış.Narkomani si nájdu žily v prstoch na nohách, keď im tie na rukách a nohách skolabujú.
Uyuşturucu müptelaları, kolları ve bacakları çöktüğü zaman, ayak parmaklarında damar bulurlarmış.Narkomani vyhledávají žíly v palcích u nohou, když ty v jejich pažích a nohou zkolabují.
Uyuşturucu müptelaları, kolları ve bacakları çöktüğü zaman, ayak parmaklarında damar bulurlarmış.Những kẻ trục lợi kiếm lời từ chỗ này khi những chỗ khác sụp đổ.
Uyuşturucu müptelaları, kolları ve bacakları çöktüğü zaman, ayak parmaklarında damar bulurlarmış.Os drogados encontram veias nos dedos do pés quando as dos braços e das pernas já não servem.
Uyuşturucu müptelaları, kolları ve bacakları çöktüğü zaman, ayak parmaklarında damar bulurlarmış.Zasvojenci najdejo žile na palcih nog, ko so tiste na rokah in nogah pred kolapsom.
Uyuşturucu müptelaları, kolları ve bacakları çöktüğü zaman, ayak parmaklarında damar bulurlarmış.Τα πρεζόνια βρίσκουν φλέβες στα δάχτυλα των ποδιών τους όταν τα χέρια και τα πόδια τους καταρρέουν.
Uyuşturucu müptelaları, kolları ve bacakları çöktüğü zaman, ayak parmaklarında damar bulurlarmış.Наркомани знаходять вени в пальцях ніг, якщо вже не можуть знайти цілі вени на руках і ногах.
Uyuşturucu müptelaları, kolları ve bacakları çöktüğü zaman, ayak parmaklarında damar bulurlarmış.Наркоманите намират вени в пръстите, когато тези по ръцете и краката им станат негодни.
Uyuşturucu müptelaları, kolları ve bacakları çöktüğü zaman, ayak parmaklarında damar bulurlarmış.Наркоманы находят вены в пальцах ног, если уже не могут найти целые вены на руках и ногах.
Uyuşturucu müptelaları, kolları ve bacakları çöktüğü zaman, ayak parmaklarında damar bulurlarmış.מסוממים מוצאים ורידים בבהונות רגליהם, כשאלה
Uyuşturucu müptelaları, kolları ve bacakları çöktüğü zaman, ayak parmaklarında damar bulurlarmış.يبحث المدمنون عن الأوردة الموجودة في أصابعهم عندما
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod