mülki ile cümle
mülki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Rosatom tesisi işletiyor ve geri kalan %75 mülkiyeti elinde bulundurmaktadır.75% förvaltas av det ryska försvarsdepartementet, medan resten förvaltas av Rosatom.
Merkezi Londra'da olan EBRD'nin mülkiyeti 65 ülke ve iki AB kurumuna aittir."The Hub" i London har blivit ett internationellt nätverk med 65 platser på fem kontinenter.
Bununla birlikte, çoğu sanayi hala devlet mülkiyetinde kaldı.Samtidigt övergick fabriken i statlig ägo.
Fikrî mülkiyet hukuku, iktisadi değer taşıyan fikrî emek ürünlerini koruyan bir hukuk dalıdır.Pant i juridisk bemärkelse är egendom som ställs som säkerhet för en fordran.
Bonaqua markasının mülkiyet hakkı The Coca-Cola Company'ye aittir.BonAqua är ett varumärke för bordsvatten som ägs av Coca-Cola Company.
Mülkiyeliler Birliği.Hyresgästföreningen.
Bununla birlikte toprak reformlarını uyguladı ve çiftçilere mülkiyet hakkını verdi. ^En jordreform genomfördes som gav bönderna ägandet över jorden.
Mülkiyeti Vakıflar İdaresine aittir.Ägs av riskkapitalbolaget Segulah.
İlerde Mülkiye'nin içerisinde kendini çok daha iyi hissettirecektir.Under en tid ägde han gården Wärsta i Närke.
Bugün şato hala Urach dükünün mülkiyetindedir fakat ziyarete açıktır.I dag är slottet ägt av Manx National Heritage och är öppet för besökare.
Mülkiye Mektebi olarak bilinir.Även känd som fastighetskungen.
Mülkiyet hakları güçlü idi.Högerkrafterna hade fått nog.
Küçük bir girişimin ise genellikle değerinin yüzde 100'ü fikri mülkiyetlerinden gelmektedir.Som skälig hittelön räknas normalt 10 % av hittegodsets värde.
1989 yılında İçişleri Bakanlığı Mülkiye Başmüfettişi oldu.1989 följde posten som inrikesminister.
Forum Helsinki'de bulunan özel mülkiyet olan tek alışveriş merkezidir.Forum är det enda köpcentret i huvudstadsregionen som är i privat ägo.
Mülkiyet hırsızlık gibi bir şey.Розслідування випадків розкрадання власності.
Yalı, 1915'e kadar Osmanlı Hanedanı'nın mülkiyetinde kaldı.Особняк залишався у власності династії Османів до 1915.
Bugün şato hala Urach dükünün mülkiyetindedir fakat ziyarete açıktır.Сьогодні замок продовжує належати князям Ураху, але відкритий для відвідувачів.
İlerde Mülkiye'nin içerisinde kendini çok daha iyi hissettirecektir.Проте вже незабаром він впадає в комоподібний стан.
(İngilizce) ^ İstanbul Mülkiyeliler Vakfı, 11 Kasım 2011 tarihinde erişildi.У футболці національної збірної Танзанії дебютував 11 листопада 2011 року.
Mülkiyeliler Birliği Üyesi, No.367.Свідоцтво про реєстрацію: серія КП, № 367.
1959 ile 1963 yılları arasında, Jean Walter ve Paul Guillaume Koleksiyonu müzenin mülkiyetine geçti.У 1959—1963 роках музей Оранжері поповнився 144 картинами з колекції Жана Вальтера та Поля Гійома.
Ulaştıkları arazileri Yamato Kar Vadisi olarak adlandırarak Japonya'nın mülkiyeti ilan ettiler.Досягнутому місця було дано назву Снігова долина Ямато, відкриті землі були оголошені володіннями Японії.
Engels, Friedrich: Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin KökeniЕнгельс Ф. Походження сім'ї, приватної власності та держави.
Bu görevi ancak ticari bankaların özel mülkiyet düşüşü izleyebilir.Моральний ризик може виникнути про страхуванні державою банківських депозитів.
1927’de tekrar mülkiye mesleğine döndü.1972 року компанія знову змінює власника.
Azerbaycan'da arazinin mülkiyet hakkı hana aitti.Дунаєцька Слобідка залишалась в його власності.
Hendese-i Mülkiye Mektebi Âlîsi mezunudur.Жива душа народна (О. Довженко).
Aynı zamanda bireylerin özel mülkiyetten uzak durmalarını denetliyordu.Також виникала необхідність у викупі деяких приватних земельних ділянок.
Yazılım mülkiyetindedir ve yalnızca macOS için kullanılabilir.Володіння землею допускається лише на правах користування.
1929 Çoğunluk mülkiyeti RCA Victor'a transfer edildi.1929 року вона записала ще двадцять танго для RCA Victor.
İzmir Mülkiye İdadisi mezunudur.Приватна власність стає нормою господарювання.
1930'larda Deutsche Bank tarafından kurtarılmalıydı ve bu da aile mülkiyetinin sonunu işaret etti.Паломництво було припинено у 1930-ті роки і знову відродилося у період німецької окупації.
Ayrıca ortak mülkiyetten kişisel mülkiyete doğru bir değişme olduğu ileri sürülmektedir.Ще більш дивно те, що склад коми також істотно змінюється.
Mülkiye Mektebini bitirdi (1913).Закінчив гімназію у Тернополі (1921).
Mülkiyet hırsızlıktır.Власність є крадіжка.
1929 Çoğunluk mülkiyeti RCA Victor'a transfer edildi.V roce 1929 bylo majoritní vlastnictví převedeno na firmu RCA-Victor.
Skorpios, özellikle Yunan armatör Aristotle Onassis'in mülkiyeti olarak bilinmekteydi.Je známý hlavně jako soukromý ostrov, který dříve patřil řeckému rejdaři Aristotelu Onassisovi.
Yalı, 1915'e kadar Osmanlı Hanedanı'nın mülkiyetinde kaldı.Panství bylo majetkem Osmanské dynastie do roku 1915.
Lari kelimesi Gürcücede hazine ya da mülkiyet anlamına gelir.Řidčeji se slovo vlastnictví používá také ve významu majetek či jmění.
Saldırmazlık ilkesi mülkiyet haklarıyla yakından bağlantılıdır.Svoboda tedy velmi úzce souvisí s vlastnickým právem.
Eğer maslahat başarılı olmazsa mülkiyet ve müzik gelişemez.Nemůže-li být provedeno to, co má být vykonáno, pak nebudou obřady ani hudba vzkvétat.
Daha sonra sarayı takas yoluyla mülkiyetine geçirdi.Poté zámek přešel do vlastnictví ROH.
Aynı zamanda bireylerin özel mülkiyetten uzak durmalarını denetliyordu.Také brání právo na soukromé vlastnictví.
Mülkiyeti devlete ait olmalıdır.Majetek připadá státu.
Mülkiyet Nedir.Majetková přiznání?
Komünizmin temelinde yatan sebep, sınıfsız, ortak mülkiyete dayalı bir toplumun kurulması isteğidir.V novém prostředí se rodí myšlenka kibuců, společné práce na společném majetku bez individuálního vlastnictví.
Şato, 1140'tan 13. yüzyıl ortalarına ve 1807'den günümüze kadar ailenin mülkiyetinde kaldı.Rodina ho obývala nejméně od roku 1140 do třináctého století, pak znovu od roku 1807.
Mekteb-i Mülkiye fıkıh hocalığı da yaptı.Ten měl i panství Beřkovice (Dolní Beřkovice).
İstanbul Mektebi Mülkiye mezunudur.Nečas chce majetková přiznání.
Mülkiyet bir kimsenin eşya üzerindeki hakkını ifade eder.Subjektivní právo označuje právo určitého subjektu na něco.
Mülkiye’yi bitirdikten sonra Hariciye Nezareti'nde görev aldı.Až po skončení výpravy uspořádali radu (duvan), na níž se kořist (jasir) rozdělila.
Mülkiye Son Sınıf terktir.Poslední majitel panství.
1994 yılında kabul edilen bir yasa, onun Yunan vatandaşlığını, pasaportunu ve mülkiyetini elinden aldı.V roce 2008 získal britský pas a občanství díky britskému původu svého otce a prarodičů.
2002 yılında Mülkiye Müfettişi olarak göreve başladı.Pak do roku 2002 působil v oboru správy nemovitostí.
Özel mülkiyete izin verilmemekteydi.Neexistuje právo na soukromé vlastnictví.
1922 yılında Mülkiye Müfettişliğine atandı.Roku 1922 vykoupilo majetek město.
Aynı yıllarda Mülkiyeliler Birliği Başkanlığı yapmıştır.V témže roce se stal předsedou spolku.
Teksaslı bir mülkiyet amiri.Byl vlastníkem rančů v Texasu.
Günümüzde otel olarak işletilmektedir ve özel bir şahsın mülkiyetindedir.Dnes je objekt v soukromém vlastnictví a slouží k bydlení.