mühendisliği ile cümle
mühendisliği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Kırk yıl boyunca kimya mühendisliği yaptı ama kimse kimya mühendisliği yapmaktan korkup korkmadığını sormadı.제 아버지는 40년동안 화공학자로 일하셨는데 저는 누가 제 아버지한테 화공학자로 일하는 것이 두렵지 않냐고 묻는 것을 들은 적이 한번도 없었어요.
Kırk yıl boyunca kimya mühendisliği yaptı ama kimse kimya mühendisliği yapmaktan korkup korkmadığını sormadı.Ayah tidak pernah ditanya, apa dia takut menjadi insinyur kimia
Kırk yıl boyunca kimya mühendisliği yaptı ama kimse kimya mühendisliği yapmaktan korkup korkmadığını sormadı.Och ingen gång under hans 40 år som kemitekniker- -frågade någon honom om han var rädd för sitt yrke.
Kırk yıl boyunca kimya mühendisliği yaptı ama kimse kimya mühendisliği yapmaktan korkup korkmadığını sormadı.ולא זכור לי שאי-פעם ב-40 שנות עבודתו מישהו שאל אותו אם הוא חושש להיות מהנדס כימיה.
Kırk yıl boyunca kimya mühendisliği yaptı ama kimse kimya mühendisliği yapmaktan korkup korkmadığını sormadı.ولا أذكر خلال عمله ل 40 عاماً كمهندس كيميائي أن سأله أي شخص إن كان خائفاً من كونه مهندساً كيميائياً، تعلمون؟
Kırk yıl boyunca kimya mühendisliği yaptı ama kimse kimya mühendisliği yapmaktan korkup korkmadığını sormadı.仕事が不安か と訊いた人はいません "最近 化学技術スランプは大丈夫?"
(laugh) Evet, bu ders yazılım mühendisliği ile alakalı.Φωτοβολταϊκές > [γελούν] έτσι, αυτή η πορεία είναι σχετικά με την τεχνολογία λογισμικού,
Neyse ki şüpheyle yaklaşılan genetik mühendisliği ve nükleer enerji gibi alanlardaki araştırmaya destek fazla.Acum,este asta democratie?Ma intreaba oamenii,
Neyse ki şüpheyle yaklaşılan genetik mühendisliği ve nükleer enerji gibi alanlardaki araştırmaya destek fazla.Quiero decir, esto es a lo que te refieres ¿no es así?
Neyse ki şüpheyle yaklaşılan genetik mühendisliği ve nükleer enerji gibi alanlardaki araştırmaya destek fazla.米国科学財団による科学や経済の基礎知識調査で
Rüzgar ile yükselti arasındaki bu değer, rüzgar mühendisliği el kitabındaki ile neredeyse aynıydı.높이와 바람의 세기가 기하급수적인 비례에 맞아 떨어진다는 것을 풍동역학 책에서 찾아냈습니다.
Rüzgar ile yükselti arasındaki bu değer, rüzgar mühendisliği el kitabındaki ile neredeyse aynıydı.וגיליתי שהוא מתאים כמעט בדיוק מושלם למעריך הסילום של היחס בין מהירות הרוח והגובה בספרי הנדסת הרוח.
Rüzgar ile yükselti arasındaki bu değer, rüzgar mühendisliği el kitabındaki ile neredeyse aynıydı.وقد طابق بالضبط تقريبا أس العلاقة بين سرعة الرياح والارتفاع في كتيب هندسة الريح.
Rüzgar ile yükselti arasındaki bu değer, rüzgar mühendisliği el kitabındaki ile neredeyse aynıydı.風工学の本にある 風の速度と高さの関係を示す スケーリング指数とほぼ同じになります つまり この人々のスケーリング技術の実用化は まさにぴったりといえます
Sadece açıklık getirelim, bu bir web programlama dersi degil, bu yazılım mühendisliği.Ciência da computação.
Sadece açıklık getirelim, bu bir web programlama dersi degil, bu yazılım mühendisliği.Ruby και ορισμένες από τις έννοιες αυτές προγραμματισμού πριν από τη λήψη σε το λογισμικών και υπηρεσία υλικό.
Sadece açıklık getirelim, bu bir web programlama dersi degil, bu yazılım mühendisliği.所以,是的,只是为了澄清,这不是网络编程课,
Sistemin mühendisliği konusu iyice ciddiye bindi.Aşa că mulţumesc lui.
Sistemin mühendisliği konusu iyice ciddiye bindi.Fueron bastante serios con la ingeniería de esto.
Sistemin mühendisliği konusu iyice ciddiye bindi.그들은 이것을 만드는데 굉장히 신중했습니다.
Sistemin mühendisliği konusu iyice ciddiye bindi.Mereka cukup serius dengan rancangannya.
Sistemin mühendisliği konusu iyice ciddiye bindi.Nagyon komolyan megtervezték ezt.
Sistemin mühendisliği konusu iyice ciddiye bindi.Pensarono seriamente a come progettarlo.
Sistemin mühendisliği konusu iyice ciddiye bindi.Poważnie się brali do zbudowania tego statku.
Sistemin mühendisliği konusu iyice ciddiye bindi.Sie nahmen die Entwicklung sehr ernst.
Sistemin mühendisliği konusu iyice ciddiye bindi.Ze meenden het met het ontwerp hiervan.
Sistemin mühendisliği konusu iyice ciddiye bindi.Они довольно серьёзно отнеслись к его проектированию.
Sistemin mühendisliği konusu iyice ciddiye bindi.הם נעשו די רציניים בתכנון של זה.
Sistemin mühendisliği konusu iyice ciddiye bindi.لقد توصلوا إلى نتائج خطيرة جدا حول هندسة هذه.
Sistemin mühendisliği konusu iyice ciddiye bindi.この塊は私達にとっては途方もない技術です
Sistem mühendisliği, sistem yöneticiliğiCIAのシニア・アドバイザーでした
Sistem mühendisliği, sistem yöneticiliğiIch war Systemingenieur, Systemadministrator,
Sistem mühendisliği, sistem yöneticiliği시스템 엔지니어 및 총괄자로 일했었고요.
Sistem mühendisliği, sistem yöneticiliği¿Qué puestos tuviste anteriormente dentro de la "comunidad de inteligencia"?
Sistem mühendisliği, sistem yöneticiliğiSaya pernah menjadi System Engineer, System Administrator,
Sistem mühendisliği, sistem yöneticiliğiعملت كمهندس الأنظمة، مدير الأنظمة،
Sizi gördüğümüze sevindik millet. (laugh) Evet, bu ders yazılım mühendisliği ile alakalı.Es David Armando y vamos a tratar de grabar estas cosas una vez por semana
Sizi gördüğümüze sevindik millet. (laugh) Evet, bu ders yazılım mühendisliği ile alakalı.很高兴见到你们!(笑声)所以,这门课程是关于软件工程的。
Taktım kafayı, sanki, kağıt mühendisliği gibi.En ik ben gewoon geobsedeerd door de engineering van papier.
Taktım kafayı, sanki, kağıt mühendisliği gibi.És én a papírtervezést is mániákusan szeretem.
Taktım kafayı, sanki, kağıt mühendisliği gibi.Estoy obsesionado con, como, la ingeniería del papel.
Taktım kafayı, sanki, kağıt mühendisliği gibi.Et je suis obsédé par tout ce qui tourne autour de la manipulation du papier:
Taktım kafayı, sanki, kağıt mühendisliği gibi.Eu sou obcecado pela engenharia do papel.
Taktım kafayı, sanki, kağıt mühendisliği gibi.Fascynuje mnie papier, bigowanie, klejenie, znaczniki drukarskie.
Taktım kafayı, sanki, kağıt mühendisliği gibi.저도 종이 공작에 완전히 빠져있었습니다.
Taktım kafayı, sanki, kağıt mühendisliği gibi.Miluju konstruování věcí z papíru.
Taktım kafayı, sanki, kağıt mühendisliği gibi.Og jeg er besat af, hvordan man laver papir.
Taktım kafayı, sanki, kağıt mühendisliği gibi.Olen innostunut paperin työstämisestä.
Taktım kafayı, sanki, kağıt mühendisliği gibi.Sono ossessionato dall'"ingegneria" della carta.
Taktım kafayı, sanki, kağıt mühendisliği gibi.Sunt obsedat cu ingineria hârtiei.
Taktım kafayı, sanki, kağıt mühendisliği gibi.Und mich fasziniert auch sowas wie die Papierkunst.
Taktım kafayı, sanki, kağıt mühendisliği gibi.Và tôi bị ám sảnh với, kiểu, cách dựng mô hình từ giấy.
Taktım kafayı, sanki, kağıt mühendisliği gibi.Κι εγώ έχω εμμονή με τη μηχανική του χαρτιού.
Taktım kafayı, sanki, kağıt mühendisliği gibi.А аз съм обсебен от изработката на хартиени изделия.
Taktım kafayı, sanki, kağıt mühendisliği gibi.Мне очень интересна инженерная сторона бумаги.
Taktım kafayı, sanki, kağıt mühendisliği gibi.ואני מטורף על, כאילו, הנדסת נייר
Taktım kafayı, sanki, kağıt mühendisliği gibi.و أنا مهووس بمثل هندسة الورق.
Taktım kafayı, sanki, kağıt mühendisliği gibi.折り目があり 印刷があり のりしろがあり
Uçağı kavrardım. Esasında mühendisliğini yapardım.Concebí el tipo de aeroplano. básicamente yo lo desarrollé,
Uçak çizme eylemi beni, okulda da bir ders seçme imkanım olduğu zaman, hava mühendisliğine yazılmaya itti.비행기를 그리다 보니 결국 학부 수업을 선택하는