Ana içeriğe geç
Sözlük

müesses ile cümle

müesses kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
45
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu, müessesenin ikramı.It's on the house.
Bütün servetini îlim müesseselerine harcadı.He devoted all his income to the poor.
Tapınak hem bir pazaryeri, hem de bir dini müessese olarak kullanılıyordu.A temple, on the other hand, is used as a house of worship.
Üzgünüm, sadece müessesenin seçtiği parçaları çalabiliyoruz.Sorry, we can only play music set by the shop.
Abdülmelik sürgünü sırasında Osmanlı müesses nizamının bir üyesi oldu. III.During his exile, Abd al-Malik became a trusted member of the Ottoman establishment.
Çeşitli askeri ve sivil sağlık müesseselerinde görev yaptı.Er arbeitete in diversen staatlichen und privaten Institutionen im Gesundheitsbereich.
Romalılar bu bölgeyi şifa müessesesi olarak kullanmışlardır.Die Römer nutzten den Ort als Anlegestelle.
Siyasi Müesseseler ve Anayasa Hukuku, 1964.Ihre rechts- und staatspolitische Problematik, Neuwied 1964.
İki katlı olanlar ise Sıbyan Mektebi, kütüphane gibi vakıf müesseseleriyle birleştirilerek kullanılmıştır.Der Südliche Pavillon ist bis heute erhalten, beide werden als Bildhauerateliers des Bundes genutzt.
Bütün servetini îlim müesseselerine harcadı.Il reverse la totalité de sa fortune à des associations.
Aynı tarihte Cenevre'de Milletlerarası kızılhaç müessesesi de kuruldu.Le Comité international de la Croix-Rouge est officiellement créé à Genève.
Kaymaklının bir de kendine özgü "Sağdıçlık" müessesesi vardır.Enfin l'opérateur dispose d'une « bonne » propriété de continuité.
Bu oluşumlardan en önemlisi ve günümüzde de devam eden muhtarlık müessesesidir.De nos jours et après les fêtes patronales, c'est celle qui a la plus grande importance.
Kilise 8 Aralık 1836 tarihinde kapanmış ve bir müesseseye devredilmiştir.La communauté fut supprimée le 23 juin 1806 et l'église a été fermée.
1 Haziran - Sümerbank Nazilli Basma Sanayii Müessesesi kuruldu.7 juin : fondation de l'Union suisse des paysans à Berne.
Sağdıçlık müessesesi devam etmektedir.La fila de convictos sigue adelante.
Çeşitli askeri ve sivil sağlık müesseselerinde görev yaptı.Ocupó diversos cargos militares y civiles.
Aynı tarihte Cenevre'de Milletlerarası kızılhaç müessesesi de kuruldu.В том же году в английской столице был создан Международный союз цыган.
1928 - Türkiye Cumhuriyeti Hıfzısıhha Müessesesi kuruldu.1928 أسست الجمعية الهندية للصحة العقلية.
Bütün servetini îlim müesseselerine harcadı.Cały swój majątek przeznaczył na fundacje religijne.
Müessese ile ilgili en son yapılan değişiklik ise 1983 yılında olmuştur.Hans senaste kontakt med någon myndighet över huvud taget hade varit 1982.
Sarı-lacivertli takım bu sezon bir başka müessese takımı TOE ile çekişti.Ligan utökades med ett lag från föregående säsongen.
Bütün servetini îlim müesseselerine harcadı.Всі гроші він витрачає на квіти для дружини.
Kuruma bağlı 5 adet müessese vardır.Se aplică atunci când deținătorul are cinci cămile.
Siyasi Müesseseler ve Anayasa Hukuku, 1964.Jogtudományi Közlöny, 1964.
Tapınak hem bir pazaryeri, hem de bir dini müessese olarak kullanılıyordu.Helyet biztosítottak egy oltárnak, és egy vallási gyülekező helyként szolgáló területnek is.
Bütün servetini îlim müesseselerine harcadı.Το σφουγγάρι έφερνε πλούτο στα νησιά.
Romalılar bu bölgeyi şifa müessesesi olarak kullanmışlardır.Οι Ρωμαίοι χρησιμοποίησαν το νησί ως τόπο εξορίας.
Diğer kraliyet müesseselerinden bir üyenin de rutin olarak Konstantinopolis'te kalması beklenirdi.Salah satu anggota keluarga kerajaan dari negara lain seringkali diminta tinggal di Konstantinopel.
Eserlerinde Kilise dogmaları ve döneminin Fransız müesseselerini yoğun olarak hicvetmiştir.Ia sering menggunakan karyanya untuk mengkritik dogma gereja dan institusi Prancis pada saat itu.
Sağdıçlık müessesesi devam etmektedir.復興委員会が保持。
Kuruma bağlı 5 adet müessese vardır.UN 안전보장이사회에는 거부권을 가진 5개의 상임이사국이 있다.
Bütün servetini îlim müesseselerine harcadı.Visą turtą jis išleido įvairiausiems valgiams.
Bütün servetini îlim müesseselerine harcadı.Kalmetumäe paljandist kogus ta rikkaliku kogu kalafossiile.
Amerika'nın demokratik ideallerine ve müesseselerine olan inancının, doğrudan kalbine gidiyor.Jest realizacją amerykańskiej wiary w demokratyczne ideały,
Amerika'nın demokratik ideallerine ve müesseselerine olan inancının, doğrudan kalbine gidiyor.lett Amerika hite a demokratikus szervezetekben és eszményekben.
Amerika'nın demokratik ideallerine ve müesseselerine olan inancının, doğrudan kalbine gidiyor.llega al corazón de la fe estadounidense en los ideales e instituciones democráticos.
Amerika'nın demokratik ideallerine ve müesseselerine olan inancının, doğrudan kalbine gidiyor.נוגע ללב לאמונה האמריקנית .האידיאלים והמוסדות הדמוקרטיים
Amerika'nın demokratik ideallerine ve müesseselerine olan inancının, doğrudan kalbine gidiyor.世界中の人々に希望を提供し
Üzgünüm, sadece müessesenin seçtiği parçaları çalabiliyoruz.Desculpe, podemos tocar apenas músicas selecionadas pela loja.
Üzgünüm, sadece müessesenin seçtiği parçaları çalabiliyoruz.안 되는데요 본사에서 지정해준 음악만 틀 수 있거든요
Üzgünüm, sadece müessesenin seçtiği parçaları çalabiliyoruz.Lo siento, solo pasamos la música de la tienda.
Üzgünüm, sadece müessesenin seçtiği parçaları çalabiliyoruz.Maaf, kami hanya bisa memainkan musik yang sudah di set di kedai ini
Üzgünüm, sadece müessesenin seçtiği parçaları çalabiliyoruz.На жаль, ні. Нам не можна включати чужу музику.
Üzgünüm, sadece müessesenin seçtiği parçaları çalabiliyoruz.أعتذر و لكن لا نستطيع تشغيل الموسيقى إلا التي يتم تحديدها عن طريق المقهى
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod