Onu müdire olarak atadı.He appointed her as manager.
Aslında kendisi bir Monster High öğrencisi değil, okul müdiresi ve baş öğretmenidir.He has been a teacher, coach, school principal and superintendent.
Müdire Hanım!Director.
Babam "bak şimdi" dedi, gidip okul müdiresiyle konuşalım.And my father said, "OK, listen. Let's go and try and talk to the headmistress.
Aslında kendisi bir Monster High öğrencisi değil, okul müdiresi ve baş öğretmenidir.Außerdem ist er Leiter des Hochschulchores und des Hochschulorchesters.
Aslında kendisi bir Monster High öğrencisi değil, okul müdiresi ve baş öğretmenidir.È stato maestro elementare, direttore didattico e ispettore scolastico.
Müdire Nihal, olaya müdahale etmek için gittiği sırada bilinmeyen bir kişi tarafından öldürülür.Там, после пыток с целью выведать цель визита незнакомца, они случайно убивают её.
Aslında kendisi bir Monster High öğrencisi değil, okul müdiresi ve baş öğretmenidir.Работал старшим преподавателем, доцентом, заведующим кафедрой, первым проректором.
Aslında kendisi bir Monster High öğrencisi değil, okul müdiresi ve baş öğretmenidir.Koulutukseltaan hän on taiteen tohtori, filosofian maisteri ja peruskoulunopettaja.
Okulda 1 Adet Baş Müdire ve 10'dan fazla öğretmen bulunmaktadır.各学校は校長と、場合によって1人以上の教頭が管理している。
Müdire Nihal (Şebnem Dönmez) Azra ve Kudret'i idare etmeye çalışmaktadır.有意將掌門之為傳給功夫平平,但為人正直的古實。
Aslında kendisi bir Monster High öğrencisi değil, okul müdiresi ve baş öğretmenidir.刻苦自学,后当私塾老师、小学校长。
Aslında kendisi bir Monster High öğrencisi değil, okul müdiresi ve baş öğretmenidir.По-късно е учител в лицей, училищен инспектор и директор на театър.
Aslında kendisi bir Monster High öğrencisi değil, okul müdiresi ve baş öğretmenidir.Pirmasis Neringos moksleivių parlamentaras, mokyklos prezidentas, mokinių tarybos pirmininkas.
Babam "bak şimdi" dedi, gidip okul müdiresiyle konuşalım.1点足りないだけなら 校長先生に話せば
Babam "bak şimdi" dedi, gidip okul müdiresiyle konuşalım.Et mon pere a dit "écoute allons à cette école et parlons à la directrice.
Babam "bak şimdi" dedi, gidip okul müdiresiyle konuşalım.그러자 아버지께선 그 학교의 여교장에게 찾아가서 이야기해보자고 하셨습니다.
Babam "bak şimdi" dedi, gidip okul müdiresiyle konuşalım.Mijn vader zei: "Oké, luister. We gaan met de directrice praten.
Babam "bak şimdi" dedi, gidip okul müdiresiyle konuşalım.Mio padre mi disse, OK, ascolta, proviamo ad andare a parlare alla preside.
Babam "bak şimdi" dedi, gidip okul müdiresiyle konuşalım.Ojciec wtedy powiedział: "Chodźmy do dyrektorki.
Babam "bak şimdi" dedi, gidip okul müdiresiyle konuşalım.Şi tatăl meu mi-a zis - ascultă, hai să mergem să vorbim cu directoarea.
Babam "bak şimdi" dedi, gidip okul müdiresiyle konuşalım.Und mein Vater sagte: OK, pass auf, lass uns hingehen und versuchen, mit der Schulleiterin zu sprechen.
Babam "bak şimdi" dedi, gidip okul müdiresiyle konuşalım.Và bố tôi nói
Babam "bak şimdi" dedi, gidip okul müdiresiyle konuşalım.Y mi padre me dijo, escucha, vamos a intentar hablar con la directora.
Babam "bak şimdi" dedi, gidip okul müdiresiyle konuşalım.И баща ми каза, добре, слушай, хайде да отидем и да говорим с директорката.
Babam "bak şimdi" dedi, gidip okul müdiresiyle konuşalım.И мой отец сказал, хорошо, послушай, давай пойдём и постараемся поговорить с директрисой.
Babam "bak şimdi" dedi, gidip okul müdiresiyle konuşalım.ואבא שלי אמר לי, טוב, תקשיבי בואי נלך ונדבר עם המנהלת.
Babam "bak şimdi" dedi, gidip okul müdiresiyle konuşalım.فقال لي والدي ، حسناً ، أسمعي ، دعينا نذهب ونحاول إقناع مديرة المدرسة .
Müdire Hanım!Directrice Oh !
Müdire Hanım!Igazgatónő.
Müdire Hanım!Διευθύντρια!
Müdire Hanım!مديرة
Müdirenin babama "sen kendini ne zannediyorsun?" dediğini hatırlıyorum. "ne demek ek kontenjan"저는 앉아서 교장이 아버지에게 하는 말을 들어야 했습니다. 당신이 뭐냐는 둥 빈 자리를 달라니 제 정신이냐는 둥
Müdirenin babama "sen kendini ne zannediyorsun?" dediğini hatırlıyorum. "ne demek ek kontenjan"Siedziałam i słuchałam, jak mówi: "Co pan sobie wyobraża? Jest Pan śmieszny myśląc, że mamy jeszcze miejsca".
Müdirenin babama "sen kendini ne zannediyorsun?" dediğini hatırlıyorum. "ne demek ek kontenjan"וישבתי והקשבתי למנהלת שדיברה איתו ואמרה, מי אתה חושב שאתה? ואתה בטח צוחק אם נדמה לך
Müdirenin babama "sen kendini ne zannediyorsun?" dediğini hatırlıyorum. "ne demek ek kontenjan"و جلست أنا أستمع للمديرة تتكلم معه وتقول له ، من تعتقد نفسك أنت؟ و لابد انك تمزح لو إعتقدت
Müdirenin babama "sen kendini ne zannediyorsun?" dediğini hatırlıyorum. "ne demek ek kontenjan"何ですって? 空きがあれば娘さんが入学できると お考えですか?