Ahlakçılar, “Bu politika moral ilkelere uygun mudur ?” diye düşünürler.Na ética existe humildade; os moralistas acham que estão certos."
Onun ilk müdürü Albay Manuel Contreras idi.Esta Direção ficou a cargo do tenente coronel de engenheiros Manuel Contreras.
Bu zaman içerisinde halkla ilişkiler müdürlüğü yaptı.Na época estava filiado ao PR.
Müdür Herb Nanas ....Secretária Nancy Kulp ....
Niğde Meslek Yüksek Okulu Müdürlüğüne getirildi.O Consorci trouxe o público para o Liceu rapidamente.
Summerhill'in okul müdürü olarak Neill, matematik, geometri ve metal işleme dersleri verdi.Como diretor, ele dava aulas de álgebra, geometria e trabalhos manuais.
Ankara Devlet Tiyatrosu, Müdür (1999 – 2000).Secretário de Estado de Educação do Governo do Acre (1999-2002).
1995'ten 2001'e kadar Kragujevac-Klinik Hastanesi Merkez Müdürü olarak görev yaptı.Em 1990, foi nomeado Diretor do Clero do Vicariato de Roma até 1996.
Rupert aynı zamanda British Museum'un müdürlüğünü de yapmıştır.Mais tarde, se tornou diretor do Museu Britânico.
Müdür Bey!Conselho Diretor.
1934 - Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü kuruldu.1963 - Criação do Ministério Público do Estado do Acre.
İstanbul: Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü 2007. s.Lisboa: Gabinete da Secretaria de Estado dos Transportes, 2007. .
Birçok ilde şube müdürlükleri vardır.Muitos governos também têm assessores de imprensa.
Bunlar da müze müdürüne bağlıdır.Também foi director daquele museu.
1922 yılında bu okul tekrar açılmış fakat müdürlüğe bu defa Musa Süreyya Bey getirilmiştir.Em 1922, foi novamente preso e, desta vez, exilado pelo governo soviético.
Petrobras'ın eski müdürü Nestor Cerveró sekizinci aşamada tutuklandı.Nestor Cerveró, ex-diretor da Petrobras, preso na oitava fase.
Daha sonra Müdür Ne'aptın ile yollarına devam etmişlerdir.Sindsdien bewandeld hij het rechte pad.
Ölüm bir son mudur?De dood als het einde.
Avusturyalı Marie Antoinette, pelerinli dul, bu ortaklıklarda yer alıp, bu iletişimleri kurmuş mudur?Heeft Marie Antoinette van Oostenrijk (…) meegewerkt aan deze manoeuvres en contacten?
Pirelli'nin genel müdürlüğünü yaptı.Hij werd directeur-generaal bij Pirelli.
Ancak müdür bu isteği kabul etmez.Of als de eigenaar dat niet wil.
Müdür Bey!Boermeester.
Cena tekrar kazanınca Jericho, Raw Genel Müdürü Eric Bischoff tarafından kovuldu.Cena won de match en Jericho werd door de General Manager Eric Bischoff ontslagen.
2009 yılında spor müdürü olarak devam etti.Hij ging er in oktober 2009 opnieuw aan de slag als sportief directeur.
2005'te Zamoyski Kütüphanesi ilk monografik sergisinin müdürüydü.In 2005 was hij curator van de eerste monografische tentoonstelling over de Zamoyski-bibliotheek.
Ayrıca Uluslararası Para Fonu'nda (IMF) icra müdürü oldu.Tegelijkertijd werd het Internationaal Monetair Fonds (IMF) opgericht.
Müdür ve eşi ordan ayrılırlar.De opdrachtgever en zijn vrouw.
Bunlar gerçek mi yoksa hayal ürünü müdür?Is het echt of verzonnen?
Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Gürsöğüt Barajı ve Hidroelektrik Santrali 2005 Yılı Enerji Yatırımları RaporuVeiling benzinestations 2011 door Rijksvastgoed- en ontwikkelingsbedrijf benzinestations verhuurd
Bu okulların müdürleri özel bir din eğitimi görmemişlerdi.De bedoelde dichters vormden echter nooit bewust een school.
2005-2007 yıllarında Amerika Dairesi Başkanı ve Amerika Genel Müdür yardımcısı olarak görevlerde bulunmuştur.Van 2005 tot 2007 was hij commandant van het United States Army Command and General Staff College.
Fakat bu konuda da hapishane müdürü onu aldatır.Nog steeds denkt de regisseur dat de mannen hem voor de gek houden.
Daha sonra Müdür Robin ile tanışır.Hij maakt eerst kennis met de barkeeper, Lloyd.
Nisan 2007'de ikinci kez Al Watan'da yazı işleri müdürlüğü görevinde bulundu.In april 2007 werd Khashoggi voor de tweede keer hoofdredacteur van Al Watan.
Okulun müdürü Öğr.De Directeur De directeur van de school.
Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün malı olan bina, 1975’e kadar otel olarak işletildi.De familie Mannes bleef eigenaar van het restaurant tot en met 1975.
Müdür onunla görüşürken sekreteri (Edna) dışarı yollar.Zijn baas, Mr. Tideman, ziet hem vertrekken.
Bankanın müdürü tüfeğini eline alıp bankasını savunmaya çalışır.De politie schiet op de verdachte en raakt zijn bolhoed.
Kîsedar: Evrak müdürü.Damme, president-directeur van Werkspoor.
Ajans Genel Müdürü tarafından yönetilir ve bir Müdür Yardımcısı Genel Müdür tarafından yardım alır.Het Census Bureau wordt geleid door een directeur, bijgestaan door een adjunct-directeur.
1962-63 yıllarında müdür vekili olarak çalıştı.Van 1962 tot 1963 was hij onderdirecteur.
1991'de Kuzey Afrika ve Ortadoğu müdür yardımcısı olmuştur.In november 2008 werd hij marketingmanager voor Google Midden-Oosten en Noord-Afrika, werkzaam in Egypte.
Bu okulda bir süre sonra Müdür Yardımcılığı görevini üstlendi.Meestal voerde de schoolconciërge deze taak uit voor hem.
Çeşitli kademelerde öğretmenlik ve okul müdürlüğü yaptım.Beroepshalve was hij leraar en docent aan verschillende scholen.
Esther kaçırılmış mıdır, öldürülmüş müdür, yoksa kocasını mı terk etmiştir?Of is Veronique de opdrachtgever van de moord op haar vader en dus verantwoordelijk voor diens dood?
Bir süre de Eskişehir Millî Eğitim Müdürlüğünde bulundu.Hij was tevens enige tijd diosecaan inspecteur economie.
Doğan Sabancı bir yıl süreyle The New York Times gazetesinin yazı işleri müdürlüğü bölümünde çalıştı.De winnaar mocht een jaar lang de titel Mr. Gay Krant voeren.
Genel yayın yönetmenliğini Gökhan Talas, genel müdürlüğünü ise Melih Ekener yapmaktadır.De slogan van Master Choice is dan ook Master Choice makes it better.
Genel Müdür Beyefendi'ye, geminin süvarine ve bütün mürettebatına teşekkür ederim.Het hoofd van de me'lavim had aan boord het bevel over alle opvarenden, inclusief de kapitein en de bemanning.
Sonra Müdür Pope tarafından ölü olarak bulunur.Dan zullen we zeggen De Ouwe Paus is dood.
2014 yılından bu yana Selçuklu Araştırmaları Merkezi (SÜSAM) Müdürlüğü yapmaktadır.Vanaf 2014 organiseert het bedrijf het jaarlijkse evenement SEE (Service Excellence Experience).
İzmit, Göynük ve Mudurnu civarı kendisine tımar olarak verilmiştir.Hier werd om geloot en gedobbeld (zie ook Sinterklaasdobbelen).
Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Onaç-2 BarajıTweestatenoplossing Bi-nationale staat
Springfield İlköğretim Okulu'nun müdürüdür ve tipik eğitim bürokratıdır.Skinner is het schoolhoofd van de lagere school van Springfield, en een stereotiepe bureaucraat.
Rupert aynı zamanda British Museum'un müdürlüğünü de yapmıştır.Verder was hij directeur van het bestuur van de Russische Musea.
Hakkâri İl Yolları ^ Karayoları Genel Müdürlüğü 2016 verileriPersoonlijke website voor de presidentsverkiezingen in 2016
2003 yılında, İSKİ müdürünün projenin gereksiz olduğu yönünde itirazı olmuştur.De Raad van State verklaarde in 2003 het bezwaar ongegrond.
1934 yılında Vakit'te gazeteciliğe başladı ve kısa zamanda gazetenin yazı işleri müdürü oldu.Vanaf 1900 wordt hij hoofdredacteur en enige tijd later eigenaar van de krant.
Güney Afrika'daki Union Rasathanesi'nin müdürüydü.Hij werkte bij de Zuid-Afrikaansche Spoorweg Maatschappij.
Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Sücüllü BarajıOfficier van Justitie Procureur-generaal Openbaar ministerie, landelijk Hoofdadvocaat-generaal