mücevherler ile cümle
mücevherler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Mücevherler ile sarmalandım...I was packed with jewels
Umayal Collection zarif mücevherler üretmek için değerli taşlar kullanırThe Umayal Collection uses precious gemstones to create the fine jewellery
Koleksiyonum, mücevherler gibi güzel şeylere olan tutkumdan ilham almakta.My collection is inspried by my passsion for beautiful things like jewellery.
Hükümdarlık mücevherleri aslında odukça büyük.The crown jewels are actually quite magnificent.
Gerçek mücevherler mi?Are these real jewels?
Üzerindeki giysiyi soyacak, güzel mücevherlerini alacaklar.They shall also strip you of your clothes, and take away your beautiful jewels.
Altınlarla, mücevherlerle bezenmiş tahtlarda otururlar.On couches wrought of gold,
Hepsinden taze et yersiniz ve takınacağınız mücevherleri çıkarırsınız.And yet from each ye eat flesh fresh and bring forth the ornaments that ye wear.
Az bilinen müzeler: Atina’nın diğer mücevherleriLittle known museums: Athens' other gems
Etkinlikte folklorik öğeler, mücevherler ve ikonaların sergilendiği bir dizi sergi yer aldı.The event featured a number of exhibitions presenting folklore items, jewelry and icons.
Saray MücevherleriHonours of Scotland
Belki de Plinius'un bahsettiği sahte mücevherler değerli taşlarının cam taklitlerinden ibaretti.Perhaps it refers to glass imitations of jewellery gemstones.
Bazıları onları değerli metaller ve mücevherlerle süslüyordu.Some would decorate them with precious metals and gems.
Onu zaten para ve mücevherlerle mahvetti. . . . " [2]She has already ruined him in money and jewels ..."[30]
Her iki türbeye de mücevherler, güzel el yazmaları ve Çin porselenleri aldı.Both shrines received jewelry, fine manuscripts, and Chinese porcelains.
Altın ve mücevherlerinin çoğu sökülerek Rusya'da satıldı.Much of the gold and jewels were torn out and sold in Russia.
Konuşurken ve savaşırken senkronize şekilde hareket eden ikiz mücevherler.Twin jewels that are always together and act in synchrony while talking and fighting.
Mücevherlerden çok daha serttir, uyurken veya meditasyon yaparken çok nadiren uyanır.He is much sturdier than the jewels and when meditating or sleeping, he scarcely wakes up.
Şimdi mücevherleri onlar da istemektedir.Trotzdem ist auch Schmuck zu finden.
Mücevherlerle beslenir.Bezahlt wird mit Juwelen.
15 hükümdar buraya gömüldü ve kraliyet mücevherleri burada tutuldu.Im Englischen Bürgerkrieg wurden die Könige abgesetzt und die Kronjuwelen zerstört.
"İçinde hikaye gizli mücevherler"."Die Frauen besitzen wahre Juwelenschreine..."
Çoğu da sahtedir zaten sattıkları mücevherlerin.Es seien Bilder, die zur Erbschaft gehörten und welche, die schon früher verkauft worden seien.
Ungoliant bütün mücevherleri yedi.Johann Olthoff schnitzte die Verzierungen.
Kız, Daniş'in annesinin mücevherlerini çalarak kaçar.Er versucht, genau so wie auch die Verwandten der Frau, ihre Juwelen zu stehlen.
Şimdi mücevherleri onlar da istemektedir.Des pièces de bijouterie sont également disponibles.
Kız, Daniş'in annesinin mücevherlerini çalarak kaçar.Celui-ci veut retrouver les bijoux perdus de sa grand-mère.
Mücevherler çıkarılır.Tous les bijoux sont retrouvés.
Müzede ayrıca tarihi giyim ve mücevherler koleksiyonu vardır.Le musée possède aussi une collection ethnologique, comprenant des costumes et des objets traditionnels.
Manon kapabilecği mücevherlerin alır ve evin kapısına yönelirler.Manon coge sus joyas, y se marchan por la puerta.
Şimdi mücevherleri onlar da istemektedir.Se añaden las joyas.
Kalkanın üstünde taç mücevherleri yer almaktadır.Véase Joyas de la Corona.
Çoğu da sahtedir zaten sattıkları mücevherlerin.Otra buena parte era propiedad de venecianos, a los que hubo que indemnizar.
Gelinlik giyip Freyja'nın mücevherlerini takar ve devler ülkesine gider.La viuda se disfraza como una chica del harén y se dirige al campo enemigo.
Söz konusu elmasın parçalarının bir bölümü İngiliz Kraliyet ailesine ait mücevherlerde kullanılmıştır.Uno de sus fragmentos se encuentra entre las joyas de la corona británica.
Şimdi mücevherleri onlar da istemektedir.Valgono anche i jolly.
Çoğu da sahtedir zaten sattıkları mücevherlerin.Molti tra questi commercianti si occupavano anche di realizzare le ceramiche e i prodotti che vendevano.
Bu aktris her zaman pahalı mücevherler takar.Та актриса всегда носит дорогие украшения.
Onun mücevherleri dün gece çalındı.Вчера ночью у неё украли драгоценные камни.
Mücevherler çıkarılır.Украшения снимаются.
İran Milli Krallık Mücevherleri Müzesi'nin kurulması.Национальный музей ювелирный изделий Ирана.
15 hükümdar buraya gömüldü ve kraliyet mücevherleri burada tutuldu.В городе были коронованы 37 королей и погребены 15 правителей.
Mücevherlerle beslenir.Она берёт с собой драгоценности.
Şimdi mücevherleri onlar da istemektedir.Их интересовали ювелирные изделия.
Giyime ek olarak Klein adını parfüm, saat ve mücevherlere de vermiştir.بالإضافة إلى الملابس ، أعطى كلاين اسمه أيضا إلى مجموعة من العطور والساعات والمجوهرات.
Şimdi mücevherleri onlar da istemektedir.وكما تشمل أيضاً صناعة المجوهرات.
Kalkanın üstünde taç mücevherleri yer almaktadır.أعيد تصنيع بقية جواهر التاج.
İran Milli Krallık Mücevherleri Müzesi'nin kurulması.متحف المجوهرات الايرانية موضة
Şimdi mücevherleri onlar da istemektedir.Sua jóia é Dezer.
Çoğu da sahtedir zaten sattıkları mücevherlerin.Numerosas foram as mercadorias que os fenícios comercializavam.
Mücevherler çıkarılır.De juwelen blijken gestolen.
Şimdi mücevherleri onlar da istemektedir.Samen zoeken ze eveneens de Corona juwelen.
Mary mücevherlerini takınmış.Mary heeft haar sieraden omgedaan.
Giyime ek olarak Klein adını parfüm, saat ve mücevherlere de vermiştir.Oprócz odzieży, Klein również swoim nazwiskiem sygnuje perfumy, zegarki i biżuterię.
Şimdi mücevherleri onlar da istemektedir.Czcili również kamienie.
Mücevherler çıkarılır.Klejnoty fol.
Şimdi mücevherleri onlar da istemektedir.Så då vill de också komma över juvelen.
Giyime ek olarak Klein adını parfüm, saat ve mücevherlere de vermiştir.Hennes namn har även använts till parfym, underkläder, glasögon, jeans, smycken, hattar med mera.
Kız, Daniş'in annesinin mücevherlerini çalarak kaçar.För hennes ansiktes skönhet, Har de svikit tösen från Albany.)
Şimdi mücevherleri onlar da istemektedir.Тарілки також бувають для прикраси.
İlgili Sayfalar