Tom biraz Mozart dinlemek istiyordu.Tom wanted to listen to some Mozart.
Tom bir Mozart dinlemek istedi.Tom wanted to listen to some Mozart.
Tom en sevdiği bestecinin Mozart olduğunu söyledi.Tom said his favorite composer was Mozart.
Tom, en sevdiği bestecinin Mozart olduğunu söyledi.Tom said his favorite composer was Mozart.
Tom, Mozart'ın en sevdiği besteci olduğunu söyledi.Tom said Mozart was his favorite composer.
Tom, Mozart'ın en sevdiği bestecilerden biri olduğunu söyledi.Tom said Mozart is one of his favorite composers.
Mozart en sevdiğim bestecilerden biridir.Mozart is one of my favorite composers.
Tom Mary'ye mola vermesini tavsiye etti.Tom advised Mary to take a break.
Motosiklet, telgraf direğine çarptı.The motorcycle hit the telegraph pole.
Tom'un bir Moskova katırı vardı.Tom had a Moscow Mule.
Bu oyun Birlik motorunu kullanarak oluşturuldu.This game was created using the Unity engine.
Eğer bir şey modaysa, herkes on taklit etmek ister.If something is fashionable, everyone wants to imitate it.
Eğer bir şey modaysa herkes onu taklit etmek ister.If something is fashionable, everyone wants to imitate it.
Mormonların nasıl olduğunu bilirsin.You know how Mormons are.
Bir kuaför yada moda tasarımcısı olmak istiyordum.I used to want to be a hairdresser, or a fashion designer.
Mobilyalı mı yoksa mobilyasız bir daire mi istersin?Would you like a furnished or an unfurnished flat?
Tom Mary'nin mektubunu bize monoton bir sesle okudu.Tom read out Mary's letter to us in a monotone voice.
Tom, kefaletle çıktığı sırada ayak bileği monitör bileziği takmak zorundadır.Tom has to wear an ankle monitor bracelet while he's out on bail.
Tom'un motive olduğunu biliyorum.I know that Tom is motivated.
Tom'un bunu yapmak için motive olacağını düşünmüyorum.I don't think Tom would be motivated to do that.
Bunu kendi başına yapmak moral bozucu olurdu.It would be depressing to do that by yourself.
Mozart'ın bir fagot konçertosu yazdığını biliyor muydun?Did you know Mozart wrote a bassoon concerto?
Tom, bunu yapmak için motive olmadığını söylüyor.Tom says he doesn't feel motivated to do that.
Tom'un bunu yapmak için motive olduğunu düşünmüyorum.I don't think Tom is motivated to do that.
Tom muhtemelen bunu yapmak için motive olacak.Tom will probably be motivated to do that.
Umarım Tom bunu yapmak için motive olmamıştır.I hope Tom isn't motivated to do that.
Moda modeli olmak ister misiniz?Would you like to be a fashion model?
Tom'un mobilyaları taşımasına yardım ettim.I helped Tom move the furniture.
Tom bunu yapmak için motive olacak.Tom will be motivated to do that.
Yorulduysan mola ver.If you're tired, take a break.
Tom mola vermemiz gerektiğini söyledi.Tom said we should take a break.
Tom, Mary'nin bunu yapmak için motive olmadığını söyledi.Tom said Mary wasn't motivated to do that.
Ne zaman mola vereceksin?When will you take a break?
Tom, Mary'nin bunu yapmak için motive olduğunu düşünüyor.Tom thinks Mary is motivated to do that.
Biz sık sık Mozart dinleriz.We often listen to Mozart.
Tom bunu yapmak için motive oldu.Tom was motivated to do that.
Tom, Mary'nin yeni saç modelini sevdiğini söyledi.Tom said he liked Mary's new hairstyle.
Tom, Mary'nin bunu yapmak için motive olduğunu söyledi.Tom said Mary was motivated to do that.
Om Mary'nin, bunu yapmak için motive olduğunu söyledi.Tom said Mary is motivated to do that.
Tom bunu yapmaya motive edilmiş.Tom is motivated to do that.
Kötü bir rol modelisin.You're a bad role model.
Tom Mary ile motosiklete bindi.Tom got on the motorcycle with Mary.
Modern sanattan hoşlanmam.I don't like modern art.
Tom Mary'nin moralini düzeltmeye çalıştığını söyledi.Tom said he tried to cheer Mary up.
Tom'un Mary'nin moralini düzelteceğini düşündüm.I thought Tom could cheer Mary up.
Tom modern şiirlerden hoşlanır.Tom likes modern poetry.
Bunu yapmak için motive olduğunu sanmıyorum.I didn't think you'd be motivated to do that.
Bunu yapmak için gerçekten motive olmadım.I wasn't really motivated to do that.
Mola vermek için vaktimiz yok.We don't have time to take a break.
Kesinlikle bir mola vermeliyiz.We definitely need to take a break.
Bu güzel bir motosiklet, değil mi?That's a nice motorcycle, isn't it?
Tom bunu yapmak için çok motive olmuştu.Tom was very motivated to do that.
Tom Mary'nin bir motosikleti olduğuna şaşırmış gibi görünmüyordu.Tom didn't seem surprised that Mary had a motorcycle.
Tom model bir öğrenci değildi.Tom wasn't a model student.
Tom motive olmuş görünüyordu.Tom seemed to be motivated.
Mary'nin gözünü morartan kişi Tom değildi.Tom wasn't the one who gave Mary that black eye.
Tom, Mary'nin bir motosikleti olduğuna şaşırmamıştı.Tom wasn't surprised that Mary had a motorcycle.
Mary'nin gözünü morartan kişi Tom değil.Tom isn't the one who gave Mary that black eye.
Tom motive olmuş görünmüyordu.Tom didn't seem motivated.
Mary'nin bir gözünü morartan kişi Tom değildi.Tom wasn't the one who gave Mary a black eye.