lu ile cümle

lu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Lütfen onunla ilgilen.Please take note of that.
Lüksemburg'a gidip yaşamak istiyorum!I want to go and live in Luxembourg!
Bu kayayı buradan şuraya taşı lütfen.Please, move this rock from here to there.
Lütfen bu parayı bana ver.Please give me this money.
Ben telefonda konuşmaya çalışıyorum. Lütfen sessiz olur musun?I'm trying to talk on the telephone. Could you please be quiet?
Lütfen super markete gider misin ve biraz ekmek alır mısın?Would you please go to the supermarket and buy some bread?
Çalışmaya çalışıyorum. Lütfen sessiz olur musun?I'm trying to study. Could you please be quiet?
Lütfen saat kaçta orada olmam gerektiğini bana söyle.Please tell me what time I need to be there.
Lütfen Tom'u hastaneye götürür müsün?Would you please take Tom to the hospital?
Lütfen burada dışarıda bekler misiniz?Would you mind waiting out here, please?
Lütfen bana valizimi nereye koyacağımı göster.Please tell me where to put my suitcase.
Siz ikiniz benimle gelebilir misiniz lütfen?Can the two of you come with me, please?
Lütfen bana onu yapmayı nasıl planladığını söyle.Please tell me how you plan to do that.
Lütfen sorunu tekrarlar mısın?Would you please repeat your question?
Lütfen bana onu sormayı bırakır mısın?Would you please quit asking me that?
Lütfen gürültüyü engeller misin?Would you please keep the noise down?
Lütfen beni burada yalnız başıma bırakma.Please don't leave me here by myself.
Lütfen burada bekler misiniz?Would you mind waiting here, please?
Beni burada Tom'la bırakma lütfen.Please don't leave me here with Tom.
Bunu benim için tutar mısınız lütfen?Would you hold this for me, please?
Bana bir kimlik gösterir misiniz, lütfen?Would you show me some ID, please?
Lütfen pencereleri kapatır mısın?Would you please shut the windows?
Lütfen buradan çıkar mısın?Would you get out of here, please?
Lütfen ne yapmak istiyorsan yap.Please do whatever you want to do.
Lütfen yapmanı istediğimiz şeyi yap.Please do what we asked you to do.
Tom'u benim için alır mısın, lütfen?Would you get Tom for me, please?
Benimle gelir misin, lütfen?Would you come with me, please?
Lütfen Tom'la konuşur musunuz?Would you please speak to Tom?
Lütfen beni istasyona götür.Please take me to the station.
Lütfen onları kontrol eder misin?Would you please check those?
Kapıyı kapatır mısın, lütfen?Would you close the door, please?
Sen geri hareket eder misin lütfen?Would you move back, please?
Lütfen beni takip eder misiniz?Would you follow me, please?
Lütfen geri çekilir misin?Would you please step back?
Lütfen bizi affeder misiniz?Would you please excuse us?
Lütfen buraya gelir misin?Would you please come here?
Lütfen bana kim olduğunu söyle.Please tell me who you are.
Lütfen beni Tom'a tanıt.Please introduce me to Tom.
Biraz yardım istiyorum, lütfen.I'd like some help, please.
Durur musunuz, lütfen?Would you stop, please?
Kapıyı tut, lütfen.Hold the door, please.
Lütfen elinden geleni yap.Please do your best.
Lütfen evet de.Please say yes.
Lütfen bu tartışmayı sona erdirin.Please put an end to this quarreling.
Lütfen bir şey söylediğimi unut.Please forget I said anything.
Afedersiniz, lütfen arkadaşlarımın ve benim bir fotoğrafını çekebilir misiniz?Excuse me, could you please take a photo of my friends and me?
Adınız neydi, lütfen?What's your name, please?
Müziğin sesini kıs lütfen.Please turn down the music.
Dünyanın en alçak yeri Lut Gölü'dür.The Dead Sea is the lowest place on earth.
Lütfen kötü İngilizcemi affedin. Ben dili yeni öğrenmeye başlıyorum.Please excuse my bad French. I'm just beginning to learn the language.
Bana biraz çorba getirin, lütfen. Biber olmadan.Bring me some soup, please. Hold the pepper.
Lütfen onu tekrar yap.Please do it over.
Bir dahaki sefere postaneye gittiğinde lütfen bu mektubu postalar mısın?Please mail this letter the next time you go to the post office.
Faturayı bana verir misiniz, lütfen?Could you give me the bill, please?
Bir bilet almaya gideceğim.Bu yüzden lütfen bir dakikalığına çantalarıma bak.I'm going to go buy a ticket, so please watch my bags for a minute.
Lütfen caddeyi geçerken dikkatli olun.Please be careful when crossing the street.
Lütfen, büyük bir parça istiyorum.I'd like a large portion, please.
Lütfen fırtınalara ve yüksek dalgalara karşı dikkatli olun.Please be careful of gales and large waves.
Şifrenizi geri alma girişiminiz başarılı değildir. Lütfen tekrar deneyin.Your attempt to retrieve your password was not successful. Please try again.
Lütfen ayakkabılarını çıkardığın zaman onları ayakkabı kutusuna koy.Please put your shoes in the getabako when you take them off.

İlgili Sayfalar