lu ile cümle

lu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Lütfen acele et!Please hurry up!
Buluşmamız uygun olduğunda lütfen bana bildirir misin?Would you please let me know when it would be convenient for us to meet?
Lütfen tatlıya buyurun.Please help yourself to the sweets.
Lütfen bana tuzu uzatır mısın?Could you please pass me the salt?
İki bardak portakal suyu, lütfen.Two glasses of orange juice, please.
İyi reçel yapma sırrını anlatır mısın bana lütfen.Please tell me the secret to making good jam.
Lütfen bana motoru nasıl çalıştıracağımı söyle.Please tell me how to start the engine.
Oh, iki gece, lütfen.Oh, two nights, please.
Lütfen klimayı aç.Please turn up the air conditioner.
Lütfen bana şans dile.Please wish me luck.
Lütfen karnınızın üstüne yatın.Please lie on your stomach.
Lütfen yüzüstü uzanın.Please lie on your stomach.
Lütfen ona bir iş verin Bay Wood.Please give him a job, Mr Wood.
Bütçemiz böyle bir lükse izin vermeyecek.Our budget won't allow that luxury.
Lütfen Kobe'ye ne zaman geleceğini bana bildir.Please let me know when you will come to Kobe.
Lütfen bana yemeği ne zaman servis yapacağını söyle.Please tell me when to serve the food.
Lütfen ne zaman gideceğimi bana söyle.Please tell me when to leave.
Lütfen ne zaman ineceğimi bana söyler misiniz?Would you please tell me when to get off?
Lütfen bana ne zaman gideceğimi söyle.Please tell me when to go.
Lütfen her zaman beni görmeye gelebilirsin.Please come and see me any time.
Lütfen istediğiniz zaman beni arayın.Please call me at any time.
Lütfen ne zaman istersen gel.Come at any time you like.
Lütfen istediğin zaman soru sormaya çekinme.Please feel free to ask a question at any time.
Lütfen ne zaman istersen gel beni gör.Please come and see me whenever you like.
Lütfen bir ara bizim kasabaya gelin.Please come to our town some day.
Lütfen ne zaman döneceğini bana söyle.Please tell me when you are coming back.
Lütfen bana bir sandalye al.Get me a chair, please.
Bir sandalye yerine lütfen bu ahşap kutuyu kullan.Please use this wooden box in place of a chair.
Lütfen size bazı sorular sormama izin verin.Please permit me to ask you some questions.
Lütfen onlardan bazılarını götür.Please take some of them.
Lütfen programı bana daha önce bildirin.Please let me know the schedule beforehand.
Ah, bana lütfen Angela deyin.Oh, please call me Angela.
Amerika'ya gelmeye karar verirsen, lütfen en kısa sürede bana bildir.If you decide to come to America, please let me know as soon as possible.
Amerika Birleşik Devletleri'nde otomobil bir lüks değil, bir gerekliliktir.In the United States the automobile is a necessity and not a luxury.
O göletten uzak dur lütfen.Keep away from that pond, please.
Lütfen mavi elbise giymiş şu kıza bak.Please look at the girl who wore the blue clothes.
Lütfen şu trafik ışığının bu tarafında beni bırak.Please let me off on this side of that traffic light.
Lütfen şu resme bir göz atın.Please take a look at that picture.
Lütfen beni o binanın önünde bırak.Please let me off in front of that building.
Neden et yemediğini söyler misin lütfen?Please tell me why you don't eat meat.
Lütfen bana senden ve ailenden bahset.Please tell me about you and your family.
Lütfen yarına kadar kitabı getir.Please return the book by tomorrow.
Lucy'nin Japonca konuşabilip konuşamadığını biliyor musunuz?Do you know if Lucy can speak Japanese?
Lütfen adınızı yazın.Please write down your name.
İsmini hecele, lütfen.Spell your name, please.
Lütfen, bana kitabını ödünç ver.Lend me your book, please.
Lütfen kitabını bana ödünç ver.Please lend me your book.
Lütfen kitabınızı bu masadan alın.Please take your book off this table.
Mektubuna cevap vermediğim için lütfen beni affet.Please forgive me for not answering your letter.
Senin sıran. Lütfen bu tarafa gel.It's your turn. Please come this way.
Lütfen bana pul albümünü göster.Please show me your stamp album.
Lütfen ölçünüzü almak için bana izin verin.Please allow me to measure you.
Lütfen bana hobilerinden bahset.Please tell me about your hobbies.
Bana sözlüğünü ödünç ver, lütfen.Lend me your dictionary, please.
Sözlüğünü bana ödünç ver, lütfen.Lend me your dictionary, please.
Lütfen sözlüğünü bana ödünç ver.Lend me your dictionary, please.
Lütfen bana ne düşündüğünü söyle.Please tell me what you think.
Tercihinizi bilmiyorum, bu yüzden lütfen buyurun.I don't know your preference, so please help yourself.
Lütfen kapıyı kapatın.Please close the door behind you.
Lütfen bana şu andaki adresini söyle.Please tell me your present address.

İlgili Sayfalar