Louis Kahn'ın bahsettiği kazalar örneğin düzenbazlığın bir başka özelliğidir.Acele accidente,- Louis Kahn vorbea despre accidente - asta e o altă calitate a unui șmecher.
Louis Kahn'ın bahsettiği kazalar örneğin düzenbazlığın bir başka özelliğidir.Die voorvallen, waar Louis Kahn het over had, zijn een andere eigenschap van de schelm.
Louis Kahn'ın bahsettiği kazalar örneğin düzenbazlığın bir başka özelliğidir.Les accidents, Louis Khan, qui parlait d'accidents, c'est une autre qualité du tricheur.
Louis Kahn'ın bahsettiği kazalar örneğin düzenbazlığın bir başka özelliğidir.Los accidentes que Louis Kahn, quien se refirió a los accidentes, esta es otra de cualidad de los timadores.
Louis Kahn'ın bahsettiği kazalar örneğin düzenbazlığın bir başka özelliğidir.이러한 우연들은, 다양한 우연들에 대해 말한 Louis Kahn에 따르면, 사기꾼의 또 다른 특색입니다.
Louis Kahn'ın bahsettiği kazalar örneğin düzenbazlığın bir başka özelliğidir.Những điều ngẫu nhiên, mà Louis Kaln, người hay kể về sự kiện như vậy,
Louis Kahn'ın bahsettiği kazalar örneğin düzenbazlığın bir başka özelliğidir.Os acidentes — Louis Kahn falou de acidentes — é outra qualidade do trapaceiro.
Louis Kahn'ın bahsettiği kazalar örneğin düzenbazlığın bir başka özelliğidir.Solche Zufälle, über die schon Louis Kahn geredet hat, sind eine weitere Fähigkeit des Tricksters.
Louis Kahn'ın bahsettiği kazalar örneğin düzenbazlığın bir başka özelliğidir.Som olyckor, som Louis Kahn, som pratade om olyckor, är en annan kvalitet hos lurendrejaren.
Louis Kahn'ın bahsettiği kazalar örneğin düzenbazlığın bir başka özelliğidir.Wypadki, Loush Kahn, który mówił o wypadkach, to kolejna cecha trickstera.
Louis Kahn'ın bahsettiği kazalar örneğin düzenbazlığın bir başka özelliğidir.Αυτά τα ατυχήματα, που ο Λούις Καν, ο οποίος μιλούσε για ατυχήματα, αυτή είναι μια άλλη αρετή του κατεργάρη.
Louis Kahn'ın bahsettiği kazalar örneğin düzenbazlığın bir başka özelliğidir.Инцидентите - Луис Кан, който говори за инцидентите - това е друго качество на фокусника.
Louis Kahn'ın bahsettiği kazalar örneğin düzenbazlığın bir başka özelliğidir.שתאונות, מה שלואיס קאן, שדיבר על תאונות, זוהי תכונה נוספת של התכסיסן.
Louis Kahn'ın bahsettiği kazalar örneğin düzenbazlığın bir başka özelliğidir.هذه الصدف، التي تكلم عنها لويس خان عنها هي ميزة أخرى للمحتالين .
Louis! Liam!Hihihi.
Louis ne zaman bir şey yapsa duvarlarda yazan yazıları gördüğünde, daha sert bir tepkiyle karşılaşıyordu.그가 뭔가 할 때마다 더 극단적인 반작용을 불러일으킬 뿐이었거든요
Louis ne zaman bir şey yapsa duvarlarda yazan yazıları gördüğünde, daha sert bir tepkiyle karşılaşıyordu.يوقف عملهم فإن ذلك يؤدي إلى المزيد من التوتر في الوضع السياسي
Louis ne zaman bir şey yapsa duvarlarda yazan yazıları gördüğünde, daha sert bir tepkiyle karşılaşıyordu.起きてしまうんだけどね。 1789年の年末には、フランス中が混乱に
Louis'nin böyle apaçık bir şeyi nasıl göremediğini anlayamamıştım.Et je ne comprenais pas que Louis ne puisse pas voir ce qui me semblait si évident.
Louis'nin böyle apaçık bir şeyi nasıl göremediğini anlayamamıştım.Ich konnte nicht verstehen, wie Louis etwas so Augenscheinliches nicht sehen konnte.
Louis'nin böyle apaçık bir şeyi nasıl göremediğini anlayamamıştım.Kanske förr i tiden, men inte nu." Och jag förstod inte hur Louis inte kunde se det självklara.
Louis'nin böyle apaçık bir şeyi nasıl göremediğini anlayamamıştım.전 어떻게 루이스가 이 명백한 사실을 못 보는지 이해가 가지 않았습니다.
Louis'nin böyle apaçık bir şeyi nasıl göremediğini anlayamamıştım.Nu puteam înțelege cum de Louis nu vedea ce era evident.
Louis'nin böyle apaçık bir şeyi nasıl göremediğini anlayamamıştım.Y no entiendo cómo Louis no podía ver lo que parecía tan obvio.
Louis'nin böyle apaçık bir şeyi nasıl göremediğini anlayamamıştım.Я не могла понять, как Льюис не видит очевидного.
Louis'nin böyle apaçık bir şeyi nasıl göremediğini anlayamamıştım.ولم أكن أفهم كيف لا يرى لويس ما يبدو بديهياً
Louis'nin böyle apaçık bir şeyi nasıl göremediğini anlayamamıştım.ある夜ラゴスで ルイと私は 友人達と出かけました
Louis'nin finansal danışmanıEn bovendien had de financiële raadgever van Lodewijk XVI, Necker,
Louis'nin metresi olduğunu öğrendiğimde, kim bu kadın diye düşündümCerto, esta é amante de Luís XV e então eu pensei... Quem é esta mulher?
Louis'nin metresi olduğunu öğrendiğimde, kim bu kadın diye düşündümKim jest ta kobieta?
Louis olan bitenden pek hoşnut değildi.루이 16세를 포함해서 그가 무슨 일이 일어나고 있는지 정말로 관심이 없었다는 것을 알게 되었습니다
Louis olan bitenden pek hoşnut değildi.Louis XVI lui-même le montrait, de tout ce qui se passait.
Louis olan bitenden pek hoşnut değildi.Ludvíka XVI, tak nějak věděli, že se mu moc nelíbilo, co se dělo.
Louis olan bitenden pek hoşnut değildi.Ludwika XVI, że nie był on zachwycony tym, co się działo
Louis olan bitenden pek hoşnut değildi.Людовика 16, що він насправді не занурювався в ті події, що відбувалися.
Louis olan bitenden pek hoşnut değildi.بما ذلك لويس السادس عشر انه لم يعجبه ما كان يحدث
Louis olan bitenden pek hoşnut değildi.彼は、立憲君主制に乗り気じゃなかったんだ。
Louis şaşkın bir şekilde bana baktı ve "Ben ona para vermedim.루이스는 저를 쳐다보며 놀란 표정으로 물었습니다. "왜 저 사람이 나에게 감사해하지? 나는 돈을 준 적이 없는데."
Louis şaşkın bir şekilde bana baktı ve "Ben ona para vermedim.Louis m-a privit surprins și m-a întrebat: "De ce-mi mulțumește mie?
Louis şaşkın bir şekilde bana baktı ve "Ben ona para vermedim.Louis me miró sorprendido y preguntó "¿Por qué me lo agradece?
Louis şaşkın bir şekilde bana baktı ve "Ben ona para vermedim.Louis me regarda, surpris et me demanda : " Pourquoi me remercie-t'il ?
Louis şaşkın bir şekilde bana baktı ve "Ben ona para vermedim.Louis såg förvånat på mig, och frågade
Louis şaşkın bir şekilde bana baktı ve "Ben ona para vermedim.Louis schaute mich überrascht an und fragte: "Warum dankt er mir?
Louis şaşkın bir şekilde bana baktı ve "Ben ona para vermedim.Льюис изумлённо посмотрел на меня и спросил: "Почему он благодарит меня?
Louis şaşkın bir şekilde bana baktı ve "Ben ona para vermedim.نظر إلي لويس مذهولاً وسأل: لماذا يشكرني، لم أعطه المال؟
Louis şaşkın bir şekilde bana baktı ve "Ben ona para vermedim.「何で僕にお礼を言ったんだ? お金をあげたのは僕じゃないぞ」 それからルイは 事態が飲み込めたようでした
Louis! Sen de kimsin? May.Ich meine Informationen.
Louis şu anki finansal problemin aciliyetini neden göstererek.Cum vreți voi. Da, poate nu-i o idee rea, avem o urgență, și poate e exagerat, am fost un pic exagerat."
Louis şu anki finansal problemin aciliyetini neden göstererek.Et peut-être que ce n'est pas raisonnable, j'ai été un peu déraisonnable."
Louis şu anki finansal problemin aciliyetini neden göstererek.그래, 어쩌면 내가 그걸 열어줄 수도 있지. 우리는 지금 비상사태잖아. 그리고 어쩌면 좀 불합리했었는지도 모르지. 내가 조금 불합리했었어."
Louis şu anki finansal problemin aciliyetini neden göstererek.Und vielleicht ist es uneinsichtig, Ich bin ein bisschen uneinsichtig gewesen.
Louis şu anki finansal problemin aciliyetini neden göstererek."ναι μού φαίνεται ενδιαφέρον-α, είμαστε σε κατάσταση εκτάκτου ανάγκης" "ίσως να έχετε δίκιο"
Louis şu anki finansal problemin aciliyetini neden göstererek.Нам всім це необхідно, я не проти. Можливо, я був неправий, Я таки був трохи неправий",
Louis şu anki finansal problemin aciliyetini neden göstererek.כן, אולי אני פתוח לזה, אנחנו במצב חירום ואולי ההיגיון בצידכם."
Louis şu anki finansal problemin aciliyetini neden göstererek.نعم، ربما أنا مفتوح لها، نحن في حالة طوارئ و ربما انت منطقيين
Louis şu anki finansal problemin aciliyetini neden göstererek.私が少しばかり理不尽だったの それで王は彼らが再び集まることを許しました。
Louis ve eşi Marie-Antoniette Paris'e, tahıl gibi malzemeleri stok edemeyecekleri, yere döndüler.Marie-Antoinette, terug naar Parijs, waar zij niet in staat waren om graan te hamsteren o.a.
Louis ve Marie-Antoinette'i hapsettiler.Nous allons emprisonner le roi parce que nous ne savons pas ce qu'il va revenir faire.
Louis ve Marie-Antoniette'nin aklına da tehlikelerden kaçma fikri girmişti.그렇지만 이제 1791년에는 위험에서 도망치려는 그런 생각이 루이 16세와 마리 앙투아네트의 머리 위에도 들었습니다
Louis ve Marie-Antoniette'nin aklına da tehlikelerden kaçma fikri girmişti.Nu zijn we aanbeland bij 1791. Hetzelfde vluchtgedrag leeft nu ook bij Louis XVI en