los angeles ile cümle

los angeles kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
İnsanlar tedavi edilebilir hastalıklardan ölüyorlar Güney Merkez Los Angeles'da.Menschen sterben in South Central Los Angeles an heilbaren Erkrankungen.
İnsanlar tedavi edilebilir hastalıklardan ölüyorlar Güney Merkez Los Angeles'da.Ở Nam Trung Los Angeles, mọi người đang chết vì những căn bệnh có thể chữa được.
İnsanlar tedavi edilebilir hastalıklardan ölüyorlar Güney Merkez Los Angeles'da.Orang-orang meninggal akibat penyakit yang sebenarnya bisa disembuhkan di South Central Los Angeles.
İnsanlar tedavi edilebilir hastalıklardan ölüyorlar Güney Merkez Los Angeles'da.Άνθρωποι πεθαίνουν από ιάσιμες αρρώστιες στο Νοτιοκεντρικό Λος Άντζελες.
İnsanlar tedavi edilebilir hastalıklardan ölüyorlar Güney Merkez Los Angeles'da.В Южном Централе людей убивают излечимые болезни.
İnsanlar tedavi edilebilir hastalıklardan ölüyorlar Güney Merkez Los Angeles'da.Хората в Южен Централен Лос Анджелис умират от лечими болести.
İnsanlar tedavi edilebilir hastalıklardan ölüyorlar Güney Merkez Los Angeles'da.אנשים מתים ממחלות שניתנות לריפוי
Kuyruğunu ayaklarının arasına sıkıştırıp, Los Angeles'a geliyor.Aparece em Los Angeles, o rabo entre as pernas.
Kuyruğunu ayaklarının arasına sıkıştırıp, Los Angeles'a geliyor.Arriva a L.A. con la coda tra le gambe.
Kuyruğunu ayaklarının arasına sıkıştırıp, Los Angeles'a geliyor.Er taucht in L.A. auf, ist nur noch ganz kleinlaut.
Kuyruğunu ayaklarının arasına sıkıştırıp, Los Angeles'a geliyor.Esta en Los Angeles, con la cola entre las piernas.
Kuyruğunu ayaklarının arasına sıkıştırıp, Los Angeles'a geliyor.Han dukker op i L.A., med halen mellem benene.
Kuyruğunu ayaklarının arasına sıkıştırıp, Los Angeles'a geliyor.Hän saapuu Los Angelesiin häntä koipien välissä.
Kuyruğunu ayaklarının arasına sıkıştırıp, Los Angeles'a geliyor.Hij komt opdagen in LA, staart tussen de benen.
Kuyruğunu ayaklarının arasına sıkıştırıp, Los Angeles'a geliyor.Il arrive à LA, la queue entre les jambes.
Kuyruğunu ayaklarının arasına sıkıştırıp, Los Angeles'a geliyor.LA에 다리 뒤로 코트를 끌며 등장하죠
Kuyruğunu ayaklarının arasına sıkıştırıp, Los Angeles'a geliyor.Megjelenik Los Angelesben, az orrát lógatva.
Kuyruğunu ayaklarının arasına sıkıştırıp, Los Angeles'a geliyor.Objeví se v L.A., ocas stažený mezi nohama.
Kuyruğunu ayaklarının arasına sıkıştırıp, Los Angeles'a geliyor.Ông ta tới LA, trốn chạy.
Kuyruğunu ayaklarının arasına sıkıştırıp, Los Angeles'a geliyor.Vine in L.A. cu coada între picioare.
Kuyruğunu ayaklarının arasına sıkıştırıp, Los Angeles'a geliyor.Εμφανίζεται στο Λος Άτζελες, με την ουρά στα σκέλια.
Kuyruğunu ayaklarının arasına sıkıştırıp, Los Angeles'a geliyor.Он приезжает в Лос Анжелес, поджав хвост.
Kuyruğunu ayaklarının arasına sıkıştırıp, Los Angeles'a geliyor.Той се появява в ЕлЕй, с подвита опашка.
Kuyruğunu ayaklarının arasına sıkıştırıp, Los Angeles'a geliyor.הוא מגיע ללוס אנג'לס, עם הזנב בין הרגליים.
Kuyruğunu ayaklarının arasına sıkıştırıp, Los Angeles'a geliyor.وهو يظهر فى مدينة لوس انجليس ، وذيله بين ساقيه.
Kuyruğunu ayaklarının arasına sıkıştırıp, Los Angeles'a geliyor.素晴らしいシーンが描かれています 映画史上最も劇的な-
Los Angeles'a gelmek istemedi.A fiam nem akart Los Angelesbe jönni.
Los Angeles'a gelmek istemedi.Dia senang dengan Los Angeles, tetapi dia memiliki kekasih di Inggris.
Los Angeles'a gelmek istemedi.El no quería venir a Los Angeles.
Los Angeles'a gelmek istemedi.Hän ei halunnut tulla Los Angelesiin.
Los Angeles'a gelmek istemedi.Han ville ikke med til Los Angeles.
Los Angeles'a gelmek istemedi.Han ville inte följa med till Los Angeles.
Los Angeles'a gelmek istemedi.Hij wilde niet naar Los Angeles komen.
Los Angeles'a gelmek istemedi.Il ne voulait pas venir à Los Angeles.
Los Angeles'a gelmek istemedi.LA를 정말 좋아 하는데도, 가고 싶어 하질 않더라고요.
Los Angeles'a gelmek istemedi.Lui non voleva venire a Los Angeles.
Los Angeles'a gelmek istemedi.Nó rất thích Los Angeles nhưng vì nó có bạn gái ở Anh.
Los Angeles'a gelmek istemedi.On nechcel ísť do Los Angeles.
Los Angeles'a gelmek istemedi.On ni hotel iti v Los Angeles.
Los Angeles'a gelmek istemedi. Orayı sevmişti, ama İngiltere'de bir kız arkadaşı vardı.Er wollte schon, aber er hatte eine Freundin in England.
Los Angeles'a gelmek istemedi.Syn nechtěl do Los Angeles.
Los Angeles'a gelmek istemedi.Δεν ήθελε να έρθει στο Λος Άντζελες.
Los Angeles'a gelmek istemedi.Він не хотів їхати до Лос-Анджелесу.
Los Angeles'a gelmek istemedi.הוא לא רצה לבוא ללוס אנג'לס. היא מצאה חן בעיניו,
Los Angeles'a gelmek istemedi.لم يكن يريد القدوم إلى لوس أنجلس. إنه يحبها
Los Angeles'a gelmek istemedi.だから息子はロスに来たくなかったんです
Los Angeles'a gitti.Dia pergi ke Los Angeles.
Los Angeles'a gitti. Kamyonla insan topladı, büyük salonlara koydu.2時間の試食で
Los Angeles'a gitti. Kamyonla insan topladı, büyük salonlara koydu.A navozil hromadu ľudí do veľkých hál.
Los Angeles'a gitti. Kamyonla insan topladı, büyük salonlara koydu.A přivezl celé kamiony lidi do velkých hall.
Los Angeles'a gitti. Kamyonla insan topladı, büyük salonlara koydu.En hij haalde vrachtwagens vol mensen naar binnen.
Los Angeles'a gitti. Kamyonla insan topladı, büyük salonlara koydu.Han tog in massor och massor av folk.
Los Angeles'a gitti. Kamyonla insan topladı, büyük salonlara koydu.In povsod je povabil množico ljudi.
Los Angeles'a gitti. Kamyonla insan topladı, büyük salonlara koydu.그리고 로스앤젤레스로 갔습니다. 한 트럭 분의 사람들을 커다란 강당에 모은 후,
Los Angeles'a gitti. Kamyonla insan topladı, büyük salonlara koydu.Şi a adus oameni cu camionul.
Los Angeles'a gitti. Kamyonla insan topladı, büyük salonlara koydu.Und er brachte Wagenladungen Leute zusammen, in großen Hallen.
Los Angeles'a gitti. Kamyonla insan topladı, büyük salonlara koydu.Và ông mời mọi người vào một hội trường lớn.
Los Angeles'a gitti. Kamyonla insan topladı, büyük salonlara koydu.И събирал хора с камари.
Los Angeles'a gitti. Kamyonla insan topladı, büyük salonlara koydu.הוא נסע ללוס-אנג'לס. והוא הביא כמויות אדירות של אנשים לתוך אולמות ענק.
Los Angeles'a gitti. Kamyonla insan topladı, büyük salonlara koydu.و لوس انجلوس . احضر عدد كبير من الناس إلى قاعات كبيرة.

İlgili Sayfalar