Ana içeriğe geç
Sözlük

lolipop ile cümle

lolipop kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
58
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ve her biriniz, tek tek her biriniz, bir lolipop anı için katalizör oldunuz.E cada um de vocês foi o catalisador de um "momento chupa-chupa".
Ve her biriniz, tek tek her biriniz, bir lolipop anı için katalizör oldunuz.Et chacun d'entre vous, chacun d'entre vous a été le catalyseur d'un moment sucette.
Ve her biriniz, tek tek her biriniz, bir lolipop anı için katalizör oldunuz.Fiecare dintre dvs., absolut fiecare, ați fost un factor catalizator într-un astfel de moment revelator.
Ve her biriniz, tek tek her biriniz, bir lolipop anı için katalizör oldunuz.Ieder van jullie is de katalysator van een lolly-moment geweest.
Ve her biriniz, tek tek her biriniz, bir lolipop anı için katalizör oldunuz.여러분 모두가, 모든 사람이 롤리팝 모먼트의 희열을 느껴보셨을 거예요.
Ve her biriniz, tek tek her biriniz, bir lolipop anı için katalizör oldunuz.Mindannyiuk. Mindannyiuk létrehozott már egy "nyalókás" pillanatot.
Ve her biriniz, tek tek her biriniz, bir lolipop anı için katalizör oldunuz.Mỗi một người trong số các bạn, mỗi một người là chất xúc tác cho một khoảnh khắc kẹo mút.
Ve her biriniz, tek tek her biriniz, bir lolipop anı için katalizör oldunuz.Ognuno di voi è stato protagonista di un momento lecca-lecca.
Ve her biriniz, tek tek her biriniz, bir lolipop anı için katalizör oldunuz.Und jeder einzelne von euch, jeder hat so einen Lolli-Moment hervorgerufen.
Ve her biriniz, tek tek her biriniz, bir lolipop anı için katalizör oldunuz.Var och en av er har varit katalysatorn till ett sådant ögonblick.
Ve her biriniz, tek tek her biriniz, bir lolipop anı için katalizör oldunuz.Y cada uno de ustedes, cada uno de ustedes ha sido el catalizador de un momento goloso.
Ve her biriniz, tek tek her biriniz, bir lolipop anı için katalizör oldunuz.Σας το εγγυώμαι πώς όλοι σας είχατε μια τέτοια καταλυτική στιγμή.
Ve her biriniz, tek tek her biriniz, bir lolipop anı için katalizör oldunuz.И всеки един от вас, всеки един от вас е бил катализатора за такъв момент-близалка.
Ve her biriniz, tek tek her biriniz, bir lolipop anı için katalizör oldunuz.І кожен з вас, кожен-кожнісінький був каталізатором такого моменту.
Ve her biriniz, tek tek her biriniz, bir lolipop anı için katalizör oldunuz.Каждый из вас, каждый из вас был катализатором "момента леденца".
Ve her biriniz, tek tek her biriniz, bir lolipop anı için katalizör oldunuz.וכל אחת ואחד מכם, כל אחת ואחד מכם, גרמתם להיווצרות איזשהו רגע של "סוכריה על מקל".
Ve her biriniz, tek tek her biriniz, bir lolipop anı için katalizör oldunuz.وكل واحد منكم، كل واحد منكم كان حلقة الوصل لعمل مثل موقف المصاصة.
Ve her biriniz, tek tek her biriniz, bir lolipop anı için katalizör oldunuz.皆さんも 一人一人が 人生を変える瞬間の懸け橋なんです 自分がそう思っていなくても
Ve sıra boyunca yürüyordun ve sıradaki insanlara lolipop veriyor, onlara Shinerama'yı anlatıyordun.Anh rảo vòng quanh và phát kẹo cho những người đứng trong hàng và nói về Shinerama.
Ve sıra boyunca yürüyordun ve sıradaki insanlara lolipop veriyor, onlara Shinerama'yı anlatıyordun.A prechádzal si a rozdával si naokolo lízatká ľuďom, ktorí boli v rade a popritom si hovoril o Shinerame.
Ve sıra boyunca yürüyordun ve sıradaki insanlara lolipop veriyor, onlara Shinerama'yı anlatıyordun.Du delade ut klubborna till folk i kön, och pratade om Shinerama.
Ve sıra boyunca yürüyordun ve sıradaki insanlara lolipop veriyor, onlara Shinerama'yı anlatıyordun.Facevi avanti e indietro e davi i lecca-lecca alle persone in fila, e parlavi di Shinerama.
Ve sıra boyunca yürüyordun ve sıradaki insanlara lolipop veriyor, onlara Shinerama'yı anlatıyordun.Je liep rond en deelde lolly's uit aan mensen in de rij, en je praatte over Shinerama.
Ve sıra boyunca yürüyordun ve sıradaki insanlara lolipop veriyor, onlara Shinerama'yı anlatıyordun.그리고는 걸어와서 줄서서 기다리는 사람들한테 샤이너라마에 대해 이야기 하면서 사탕을 나눠줬어.
Ve sıra boyunca yürüyordun ve sıradaki insanlara lolipop veriyor, onlara Shinerama'yı anlatıyordun.Körbejártál, nyalókát osztogattál a sorban állóknak és a Shineramáról beszéltél.
Ve sıra boyunca yürüyordun ve sıradaki insanlara lolipop veriyor, onlara Shinerama'yı anlatıyordun.Šel jsi podél fronty, rozdával lízátka a mluvil k lidem o Shineramě.
Ve sıra boyunca yürüyordun ve sıradaki insanlara lolipop veriyor, onlara Shinerama'yı anlatıyordun.Te plimbai și dădeai bomboane celor din coada la înscrieri și le povesteai despre Shinerama.
Ve sıra boyunca yürüyordun ve sıradaki insanlara lolipop veriyor, onlara Shinerama'yı anlatıyordun.Und du bist an der Schlange vorbeigelaufen und hast Lollis verteilt und über Shinerama gesprochen.
Ve sıra boyunca yürüyordun ve sıradaki insanlara lolipop veriyor, onlara Shinerama'yı anlatıyordun.Y caminabas por ahí, entregando golosinas a la gente en la fila y les hablabas de Shinerama.
Ve sıra boyunca yürüyordun ve sıradaki insanlara lolipop veriyor, onlara Shinerama'yı anlatıyordun.И ты шёл вдоль очереди, раздавая леденцы и говоря с людьми о Шинераме.
Ve sıra boyunca yürüyordun ve sıradaki insanlara lolipop veriyor, onlara Shinerama'yı anlatıyordun.Ти йшов і роздавав льодяники людям, які стояли в черзі і розповідав про Шінераму.
Ve sıra boyunca yürüyordun ve sıradaki insanlara lolipop veriyor, onlara Shinerama'yı anlatıyordun.Ходеше и раздаваше тези близалки на хората на опашката и говореше за Шинерама.
Ve sıra boyunca yürüyordun ve sıradaki insanlara lolipop veriyor, onlara Shinerama'yı anlatıyordun.והסתובבת וחילקת סוכריות על מקל לאנשים שעמדו בתור, ודיברת איתם על 'שינראמה',
Ve sıra boyunca yürüyordun ve sıradaki insanlara lolipop veriyor, onlara Shinerama'yı anlatıyordun.وكنت تمشي حاملا المصاصات تعطيها للناس في الصف و تتكلم عن "شينراما"
Ve sıra boyunca yürüyordun ve sıradaki insanlara lolipop veriyor, onlara Shinerama'yı anlatıyordun.シャイネラマについて語っていました 突然 私の所で立ち止まり 私を見つめてきました
'Yanında duran bu güzel kadına bir lolipop vermelisin.'"'Cậu cần phải tặng chiếc kẹo này cho người đẹp đang đứng cạnh cậu đấy.'"
'Yanında duran bu güzel kadına bir lolipop vermelisin.'""Debes entregarle una golosina a la bella joven que está parada al lado tuyo".
'Yanında duran bu güzel kadına bir lolipop vermelisin.'""Devi dare un lecca-lecca alla bellissima donna accanto a te".
'Yanında duran bu güzel kadına bir lolipop vermelisin.'""Du måste ge en klubba till den vackra kvinnan närmast dig."
'Yanında duran bu güzel kadına bir lolipop vermelisin.'"'Du musst der wunderschönen Frau neben dir einen Lolli geben.'"
'Yanında duran bu güzel kadına bir lolipop vermelisin.'""Ezt a nyalókát a melletted álló csodaszép hölgynek kell adnod."
'Yanında duran bu güzel kadına bir lolipop vermelisin.'"" Il faut que tu offres une sucette à la belle femme qui est à coté de toi. "
'Yanında duran bu güzel kadına bir lolipop vermelisin.'"'Jij moet een lolly geven aan de mooie vrouw naast jou.'
'Yanında duran bu güzel kadına bir lolipop vermelisin.'"'당신, 옆에 있는 아름다운 아가씨께 사탕을 주셔야겠어요' 라고 말했어"
'Yanında duran bu güzel kadına bir lolipop vermelisin.'""Musíš té překrásné dívce, co stojí vedle tebe, dát lízátko."
'Yanında duran bu güzel kadına bir lolipop vermelisin.'""Tens que dar um chupa-chupa à bela mulher que está ao pé de ti".
'Yanında duran bu güzel kadına bir lolipop vermelisin.'""Tolong berikan permen loli ini kepada sang wanita cantik di sebelahmu."
'Yanında duran bu güzel kadına bir lolipop vermelisin.'""Toto lízatko musíš dať tej krásnej slečne, čo stojí vedľa teba."
'Yanında duran bu güzel kadına bir lolipop vermelisin.'"Trebuie să-i dai o bomboană domnișoarei frumoase de lângă tine.
'Yanında duran bu güzel kadına bir lolipop vermelisin.'""Πρέπει να δώσεις ένα γλειφιτζούρι σ' αυτήν την πανέμορφη γυναίκα που στέκεται δίπλα σου".
'Yanında duran bu güzel kadına bir lolipop vermelisin.'""Ти повинен віддати цього льодяника прекрасній жінці, яка стоїть поряд із тобою".
'Yanında duran bu güzel kadına bir lolipop vermelisin.'"'Трябва да дадеш една близалка на красивата жена, която стои до теб.'
'Yanında duran bu güzel kadına bir lolipop vermelisin.'""Ты должен отдать этот леденец прекрасной женщине, которая стоит рядом с тобой".
'Yanında duran bu güzel kadına bir lolipop vermelisin.'""אתה חייב לתת סוכריה על מקל לאישה היפהפיה שלידך'."
'Yanında duran bu güzel kadına bir lolipop vermelisin.'"عليك أن تعطي هذة المصاصة للمرأة الجميلة التي بجوارك"
'Yanında duran bu güzel kadına bir lolipop vermelisin.'"人があんなに恥ずかしがるのを 初めて見ました
- yıllarca birlikte çalıştığım bir hayır kurumu - "ve elinde bir kova dolusu lolipop vardı.-- een goed doel waar ik jarenlang voor werkte -- en je had een emmer vol lolly's.
- yıllarca birlikte çalıştığım bir hayır kurumu - "ve elinde bir kova dolusu lolipop vardı."und einen Eimer voller Lollis.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod