Ana içeriğe geç
Sözlük

lobi ile cümle

lobi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ayrıca bu firmalar yasaların çıkartılmasında etkili lobi içindeydiler, -And all these companies also have legislative influence, and they've said
Birkaç hafta önce en iyi Nijerya otellerinden birinin lobisine gittim.Some weeks ago I walked into a lobby of one of the best Nigerian hotels.
Yani dendiği gibi lobide öylece oturdu.So he stood there in this lobby.
Bunu siz de lobide deneyebilir, kertenkeleden esinlenilerek üretilen malzemelere bakabilirsiniz.And you can try this in the lobby, and look at the gecko-inspired material.
Taktiklere ve evrim lobisine dönecek olursak,So, returning to tactics and the evolution lobby,
Fakat sanayi lobicileri bunun olmasına hiçbir zaman izin vermezlerdi.But industry lobbyists would never let that happen.
lobici olmak için ayrıldılar, bunların %42'si Beyaz Saraydan.left to become lobbyists, 42 percent of the House.
Bu da plastik atık üreten tüm firmalara karşı lobi yapmak demektir.Which is lobbies for the company's that make all that plastic junk.
Burası şirketin lobisi.This is their lobby.
Web sayfasında Washington'ın en büyük lobisi olmasıyla gurur duyar.It boasts on its web page that it is the biggest lobby in Washington.
Aslinda, kombine edilecek beş lobiden daha fazla parayı lobi faaliyetlerinde harcar.In fact, it spends more money lobbying than the next five lobbies combined.
Google'ın lobisinde böyle bir alet hoş olurdu. (Gülüşmeler)(Laughter)
Lobiye indim ve bir Hintli gördüm.So I went down to the lobby, and I saw this Indian guy.
Hükümet ve lobilere gidip sistemden mi yararlanırdınız?" diye sordum.Would you go to governments and lobby and use the system?"
İşte bu DARwIn IV, tekrar, onu lobide görebileceksiniz.So, this is DARwln IV. And again, you'll be able to see it in the lobby.
Ben yaratılışçılığa, evrim lobisininden farklı bir şekilde saldırıyorum.My approach to attacking creationism is unlike the evolution lobby.
Yapmamız gereken tek sey, lobi yapan ordumuz GDO'lu ürünlerin etiketlenmesine engel olması.We just need to make sure our army of lobbyists keep GMO labelling OFF of any products.
Lobiye girmekle o kadar hata mı ettim?But is it that wrong to go in some lounge?
Ancak Sırbistan'daki tekel lobisi son derece güçlü.However, the monopoly lobby in Serbia is extremely powerful.
Roman Lobi Grubu ve sivil toplum örgütü MOST da herhangi önemli bir usulsüzlük bildirmedi.The Roma Lobby Group and the NGO MOST also noted no substantial irregularities.
Pekl çok lobi grubu, yeni sistemin uygulanmasına yardım etme konusunda görüş birliğine vardılar.Many of these lobbying groups have agreed to help implement the new system.
Kütüphanenin lobisi çeşitli kültürel etkinlikler için kullanılır.The lobby of the library is used for various cultural events.
Suudi Arabistan-Amerika Birleşik Devletleri ilişkileri ABD'de Arap lobisiSaudi Arabia–United States relations Arab lobby in the United States
Suudi Lobisi: Washington'da Krallık Nasıl Kazanır, Uluslararası Politika MerkeziThe Sauidi Lobby: How the Kingdom Wins in Washington, Center for International Policy
Sorumlu Subay ve Muhafız Kaptanının ofisleri giriş lobisinde açılır.Offices of the Officer in Charge and the Captain of the Guard open upon the entrance lobby.
Schmidt'in tarım lobisiyle bağlantıları o zamandan beri eleştirilerin bir parçası oldu.[2][3]Schmidt's connections to the agricultural lobby have been part of criticism ever since.[6] [7]
20 Ocak 2020'de Richmond, Virginia'daki 2020 VCDL Lobi Günü'nde silahlı göstericilerArmed demonstrators at the 2020 VCDL Lobby Day in Richmond, Virginia on January 20, 2020
Bu karar için Suudi Arabistan tarafından yoğun bir şekilde lobi faaliyeti yapıldı.[1]This resolution had been heavily lobbied against by Saudi Arabia.[46]
WTO lobiciliğiWTO lobbying
2014 mevzuatı, demiryolu endüstrisinden gelen yoğun lobi faaliyetleri nedeniyle zayıfladı. [1]The 2014 legislation was weakened by heavy lobbying from the rail industry.[1]
2003 yılında Lobi Stars'a transfer oldu ve burada bir sezon oynadı.2003 wurde er an Stade Poitiers ausgeliehen und spielte hier eine Spielzeit.
Yahudilerin haklarını savunan ABD'deki en büyük lobi kuruluşlarından biri olduğu kabul edilir.C'est l'une des plus vieilles organisation de défense des Juifs des États-Unis.
26 tane lobisi bulunan yapı 1914'te yapıldı.Douze appareils furent construits en 1937.
Lobi dinlence yeri.Le Temple du repos.
Log Cabin Club üyeleri sonradan yasa önerisine karşı çıkılması için Cumhuriyetçi görevlilere lobi ettiler.El Log Cabin Republicans presionó a los representantes electos republicanos para que rechazaran la iniciativa.
Mola sırasında, lobide Tom'u aramaya gittim.В антракте я пошёл искать Тома в фойе.
Washington’daki basın alanları U.S. Congress, lobi faaliyetleri ve Cumhurbaşkanlığı’dır.Темы охватывают Вашингтон, включая Конгресс США, лоббирование, СМИ и президентскую ветвь.
Lobi dinlence yeri.Популярное место отдыха.
Kendisinin seçilmesi için dolaylı ya da doğrudan hiçbir girişim ya da lobi faaliyetinde bulunmadı.Готов по поводу и без повода поколотить любого товарища.
Bu istasyonların 23 giriş lobisi bulunmaktadır.Este serviço tinha 23 estações em operação.
Günümüzde otel lobilerinde ve konakların misafir salonlarında sıkça kullanılmaktadır.Daarom treft men het vaak aan in het ontbijtbuffet van hotels.
Oyun başlamadan önce oyuncular bir lobiye yerleştirilir.Aan het begin van het spel wordt de speler in één van de groepen geplaatst.
Lobi dinlence yeri.Popularna miejscowość wypoczynkowa.
Lobicilik, hükümetler tarafından verilen kararları etkileme çalışmasıdır.Polega ona na podejmowaniu działań mających na celu wpływ na decyzje rządzących.
Ancak Cho'nun mektup kutusu binanın lobisinde olduğu için saat 7:30'dan sonra giriş izni vardı.Editionen över Jämtlands län, Jämtlandsnytt, har därefter sänts vid ordinarie sändning kl 19.15.
Cam lobiye sahiptir.Den har en pub.
Lobi dinlence yeri.Популярне місце відпочинку.
Bu istasyonların 27 giriş lobisi bulunmaktadır.До української частини туру увійшли 27 міст країни.
Washington’daki basın alanları U.S. Congress, lobi faaliyetleri ve Cumhurbaşkanlığı’dır.Теми охоплюють Вашингтон, включаючи Конгрес США, лобіювання, ЗМІ та президентську гілку.
Lobi dinlence yeri.Přístřešek pro odpočívající.
Günümüzde otel lobilerinde ve konakların misafir salonlarında sıkça kullanılmaktadır.USA Today je často v hotelech a na letištích rozdáváno mezi zákazníky.
26 tane lobisi bulunan yapı 1914'te yapıldı.Jedná se o jeden z 26 kusů objednaných v roce 1944.
Sugihara taraftarları, onu Yad Vashem anısına eklenmesi için lobi yapmaya başladı.Persoanele ajutate de Sugihara au început să facă lobby pentru includerea sa în memorialul Yad Vashem.
Zirai lobi ise pazarların genişletilmesini ve çiftçilerin korunmasını istiyordu.În prima domnie a debutat prin asuprirea boierilor și protejarea țăranilor.
Lobi dinlence yeri.Este un popular loc de odihnă al localității.
Lobicilik, hükümetler tarafından verilen kararları etkileme çalışmasıdır.A politikai sztrájk célja a kormányzati döntések befolyásolása.
26 tane lobisi bulunan yapı 1914'te yapıldı.Az eredetileg 16 épületből álló kaszárnyája 1913-ban épült.
Lobi dinlence yeri.Kylpylähotelli Rauhalahti Leväsen kaupunginosassa.
Kritik bir biçimde yaralanan Selena, yardım almak için lobiye doğru koştu.Σοβαρά τραυματισμένη η Σελίνα έτρεξε προς το λόμπι για βοήθεια.
Yaygın olarak lobio ve peynirle tüketilir.Παραδοσιακά τρώγεται μαζί με λόμπιο και τυρί.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod