Ana içeriğe geç
Sözlük

loş ile cümle

loş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Loş ışıkta dans ettik.We danced in the subdued lighting.
Uzakta loş bir ışık gördük.We saw a dim light in the distance.
Karanlıkta loş bir ışık gördük.We saw a dim light in the darkness.
Los Angelos'ta büyüdüğünü sanıyordum.I thought you were raised in L.A.
Los Angeles gezimi iptal etmeliyim.I should cancel my L.A. trip.
Los Angeles'a varış saati nedir?What's the arrival time in Los Angeles?
Los Angeles ziyaret etmek istediğim yerlerden biridir.Los Angeles is one of the places that I'd like to visit.
Los Angeles, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki ikinci en büyük şehirdir.Los Angeles is the second largest city in the United States.
Los Angeles, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki ikinci en büyük kenttir.Los Angeles is the second largest city in the United States.
Yeni Zelanda'ya giderken Los Angeles'ta iki gece konakladık.We stopped over in Los Angeles for two nights on the way to New Zealand.
Böylesine loş bir odada kitap okumayın.Do not read books in such a dim room.
Böylesine loş bir odada çalışmak imkansızdır.It's impossible to work in a room this dim.
Yarın Los Angeles'a uçuyoruz.We are flying to Los Angeles tomorrow.
Los Angeles'ta yaşayan bir teyzem var.I have an aunt who lives in Los Angeles.
Los Angeles'a gitmeyi düşünüyorum.I am thinking of going to Los Angeles.
Los Angeles'ta kalırken Hollywood'u ziyaret ettim.I visited Hollywood while I stayed in Los Angeles.
Geçen ay tatilde Los Angeles'a gittim.I went to Los Angeles on vacation last month.
Osaka'dan Los Angeles'a molasız uçtuk.We flew nonstop from Osaka to Los Angeles.
Osaka'dan Los Angeles'a aktarmasız uçtuk.We flew nonstop from Osaka to Los Angeles.
Tokyo'dan Los Angeles'e uçmak ne kadar sürer?How long does it take to fly from Tokyo to Los Angeles?
Şirket merkezi Los Angeles'ta.The corporate headquarters is in Los Angeles.
Onun yüzünü loş bir ışıkta gördüm.I saw his face in the dim light.
Loş bir yerde yaşadı ve öldü.He lived and died in obscurity.
Los Angeles'a giden bir uçağa bindi.He boarded a plane bound for Los Angeles.
O, dans eğitimi amacıyla Los Angeles'a gitti.She went to Los Angeles for the purpose of studying dancing.
O, Los Angeles'ta iken, en az altı farklı işi vardı.When she was in Los Angeles, she had at least six different jobs.
Biraz yüz losyonu sürüyor.She is putting on some face lotion.
Vücut losyonuna ihtiyacım var.I need body lotion.
Ayak losyonuna ihtiyacım var.I need foot lotion.
El losyonuna ihtiyacım var.I need hand lotion.
Bu kadar loş bir odada kitap okumamalısın.You shouldn't read a book in a room this dim.
Biraz vücut losyonuna ihtiyacım var.I need some body lotion.
Amcama lösemi tanısı koyuldu.My uncle has been diagnosed with leukemia.
O her zaman Los Angeles'e gitmek istedi.He always wanted to go to L.A.
Los Angeles'taki kız kardeşimi ziyaret etmeyi dört gözle bekliyorum.I'm looking forward to visiting my sister in Los Angeles.
Tom genellikle güneş losyonu sürer mi?Does Tom usually put on sunscreen?
Mary'nin neye benzediği hakkında Tom'un sadece loş bir hatırlaması vardı.Tom only had a dim recollection of what Mary looked like.
Los Angeles'ta akrabalarım var.I have relatives in Los Angeles.
Los Angeles'te akrabalarım var.I have family in Los Angeles.
Los Angeles'a olan geziyi iptal etmeliyim.I should cancel the trip to LA.
Bir loşim vardı.I had a lochia.
Bay Jackson geçenlerde Los Angeles'tan Tokyo'ya transfer oldu.Mr. Jackson has recently transferred to Tokyo from Los Angeles.
Tıraş losyonu kullanıyor musun?Do you use aftershave?
Birçok kişi "loose" ve "lose" arasındaki farkı bilmiyor gibi görünüyor.It seems that many people don't know the difference between "loose" and "lose".
LAPD Los Angeles Polis Departmanıdır.The LAPD is the Los Angeles Police Department.
Tom loş sokakta ilerledi.Tom moved through the dimly-lit alley.
Mary Tom'un onun sırtına güneş losyonu çalmasını istedi.Mary wanted Tom to put suntan lotion on her back.
Teyzem lösemiden öldü.My aunt died of leukemia.
Tom loş ışıkta okuyamadı.Tom wasn't able to read in the dim light.
Los Angeles nasıldı?How was LA?
Güney Los Angeles'ta tanıdığım hiç kimse öldürülmedi.Nobody I know got killed in South Central L.A.
Los Angeles, ziyaret etmek istediğim yerlerden biridir.Los Angeles is one of the places I want to visit.
Ay loştu.The moon was dim.
Eski lamba loş ışık verdi.The old lamp gave a dim light.
Los Angeles'ta hiç kimse yürümez.Nobody walks in LA.
3 Eylülde, bir arkadaşla birlikte Los Angeles'tan Seoul'e gideceğim.On September 3rd, I will go from Los Angeles to Seoul with a friend.
O, losyondan hiç hoşlanmaz.She doesn't like lotion at all.
Los Angeles görmek istediğim şehirlerden birisidir.Los Angeles is one of the cities that I want to visit.
Tom'a 2013 yılında akut miyeloid lösemi tanısı kondu.Tom was diagnosed with acute myeloid leukemia in 2013.
Tom'a 20 Ekim 2013 tarihinde lösemi teşhisi kondu.Tom was diagnosed with leukemia on October 20, 2013.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod