lisans ile cümle
lisans kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
BSD Lisansı@ item license (short name)BSD licence@ item license (short name)
BSD Lisansı@ item license (short name)BSD licenc@ item license (short name)
BSD Lisansı@ item license (short name)BSD License@ item license (short name)
BSD Lisansı@ item license (short name)BSD License@ item license (short name)
BSD Lisansı@ item license (short name)BSD License@ item license (short name)
BSD Lisansı@ item license (short name)BSD License@item license (short name)
BSD Lisansı@ item license (short name)BSD- licens@ item license (short name)
BSD Lisansı@ item license (short name)BSD-licentie@item license (short name)
BSD Lisansı@ item license (short name)BSD-Lizenz@item license (short name)
BSD Lisansı@ item license (short name)Giấy phép BSD
BSD Lisansı@ item license (short name)Licença BSD@ item license (short name)
BSD Lisansı@ item license (short name)Licenca BSD@ item license (short name)
BSD Lisansı@ item license (short name)Licence BSD@item license (short name)
BSD Lisansı@ item license (short name)Licencia BSD@item license (short name)
BSD Lisansı@ item license (short name)Licencia BSD@ item license (short name)
BSD Lisansı@ item license (short name)Licencja BSD@ item license (short name)
BSD Lisansı@ item license (short name)Licența BSD@ item license (short name)
BSD Lisansı@ item license (short name)Licenza BSD@item license (short name)
BSD Lisansı@ item license (short name)Lisensi BSD@ item license (short name)
BSD Lisansı@ item license (short name)Άδεια BSD@ item license (short name)
BSD Lisansı@ item license (short name)Лиценз BSD@ item license (short name)
BSD Lisansı@ item license (short name)Лицензия BSD@ item license (short name)
BSD Lisansı@ item license (short name)Ліцензія BSD@ item license (short name)
BSD Lisansı@ item license (short name)رخصة BSD@ item license (short name)
Bu da yine basın ve sen hala duyuyorum bankacılık masal Yani Ekonomi lisans derslerinde.Γι αυτό το παραμύθι των τραπεζικών που ακούτε ακόμα και στον τύπο και εσείς ακόμα σε προπτυχιακά οικονομικών.
Bu lisans üstü dersi , önerebildiğimiz için heyacan içindeyiz,Dan kita juga tidak terlalu memerlukannya, dan pengetahuan dasar akan diberikan sejalan dengan kelas ini.
Bu lisans üstü dersi , önerebildiğimiz için heyacan içindeyiz,Esta no tiene que de los nueve grupos de problemas durante las nueve semanas de contenido.
Bu lisansüstü öğrencisi, başka bir lisansüstü öğrencisine deli gibi aşıkmış, ama aşkına karşılık bulamıyormuş.A tento doktorand byl bláznivě zamilován do jiné doktorandky, a ta jej nemilovala.
Bu lisansüstü öğrencisi, başka bir lisansüstü öğrencisine deli gibi aşıkmış, ama aşkına karşılık bulamıyormuş.En deze promovendus was hopeloos verliefd op een andere promovendus, en zij was niet verliefd op hem.
Bu lisansüstü öğrencisi, başka bir lisansüstü öğrencisine deli gibi aşıkmış, ama aşkına karşılık bulamıyormuş.Et cet étudiant était follement amoureux d'une autre étudiante mais elle ne l'aimait pas.
Bu lisansüstü öğrencisi, başka bir lisansüstü öğrencisine deli gibi aşıkmış, ama aşkına karşılık bulamıyormuş.Ez a végzős diák pedig őrülten szerelmes volt egy másik végzősbe, a lány pedig nem volt szerelmes őbelé.
Bu lisansüstü öğrencisi, başka bir lisansüstü öğrencisine deli gibi aşıkmış, ama aşkına karşılık bulamıyormuş.In ta študent je bil noro zaljubljen v drugo študentko, ampak ona ni bila zaljubljena vanj.
Bu lisansüstü öğrencisi, başka bir lisansüstü öğrencisine deli gibi aşıkmış, ama aşkına karşılık bulamıyormuş.이 대학원생은 다른 대학원생과 미친듯이 사랑에 빠져 있었습니다. 하지만 그녀는 그를 사랑하지 않았습니다.
Bu lisansüstü öğrencisi, başka bir lisansüstü öğrencisine deli gibi aşıkmış, ama aşkına karşılık bulamıyormuş.Och den här doktoranden var vansinnigt förälskad i en annan doktorand, och hon var inte kär i honom,
Bu lisansüstü öğrencisi, başka bir lisansüstü öğrencisine deli gibi aşıkmış, ama aşkına karşılık bulamıyormuş.Pewien student był śmiertelnie zakochany w koleżance, bez wzajemności.
Bu lisansüstü öğrencisi, başka bir lisansüstü öğrencisine deli gibi aşıkmış, ama aşkına karşılık bulamıyormuş.Şi acest absolvent era îndrăgostit nebuneşte de o absolventă, dar ea nu îl iubea.
Bu lisansüstü öğrencisi, başka bir lisansüstü öğrencisine deli gibi aşıkmış, ama aşkına karşılık bulamıyormuş.Tento doktorand bol bláznivo zaľúbený do inej vysokoškolskej doktorandtky. Ona do neho zaľúbená nebola.
Bu lisansüstü öğrencisi, başka bir lisansüstü öğrencisine deli gibi aşıkmış, ama aşkına karşılık bulamıyormuş.Und dieser Student war schrecklich verliebt in eine andere Studentin, aber sie nicht mit ihn.
Bu lisansüstü öğrencisi, başka bir lisansüstü öğrencisine deli gibi aşıkmış, ama aşkına karşılık bulamıyormuş.Y este estudiante estaba locamente enamorada de otra estudiante, pero ella no estaba enamorada de él.
Bu lisansüstü öğrencisi, başka bir lisansüstü öğrencisine deli gibi aşıkmış, ama aşkına karşılık bulamıyormuş.Και ο φοιτητής αυτός ήταν τρελά ερωτευμένος με μια άλλη φοιτήτρια, και αυτή δεν ήταν ερωτευμένη με αυτόν.
Bu lisansüstü öğrencisi, başka bir lisansüstü öğrencisine deli gibi aşıkmış, ama aşkına karşılık bulamıyormuş.И този студент-докторант бил людо влюбен в негова колежка, но тя не била влюбена в него.
Bu lisansüstü öğrencisi, başka bir lisansüstü öğrencisine deli gibi aşıkmış, ama aşkına karşılık bulamıyormuş.И этот аспирант был безумно влюблён в одну аспирантку, но она не была влюблена в него.
Bu lisansüstü öğrencisi, başka bir lisansüstü öğrencisine deli gibi aşıkmış, ama aşkına karşılık bulamıyormuş.І цей аспірант був до нестями закоханий в іншу аспірантку, котра його не кохала.
Bu lisansüstü öğrencisi, başka bir lisansüstü öğrencisine deli gibi aşıkmış, ama aşkına karşılık bulamıyormuş.ותלמיד השנה האחרונה הזה היה מאוהב בטירוף בתלמידה אחרת מאותה שנה, והיא לא היתה מאוהבת בו.
Bu lisansüstü öğrencisi, başka bir lisansüstü öğrencisine deli gibi aşıkmış, ama aşkına karşılık bulamıyormuş.وذلك الطالب كان في علاقة حب شديدة مع طالبة دراسات عليا آخرى، ولم تكن هي تحبه.
Bu lisansüstü öğrencisi, başka bir lisansüstü öğrencisine deli gibi aşıkmış, ama aşkına karşılık bulamıyormuş.しかし女性のほうは彼に気はありませんでした ある時2人は北京で行われた学会に参加していました
Bu lisansüstü öğrencisi, başka bir lisansüstü öğrencisine deli gibi aşıkmış, ama aşkına karşılık bulamıyormuş.呢位研究生瘋狂地愛上咗另一個研究生 但係佢(女)並唔愛佢(男)
Bunların hepsi lisansüstü öğrencileri.En waar ze naartoe zijn. Dit zijn dus allemaal postgraduaatsstudenten.
Bunların hepsi lisansüstü öğrencileri.És azt is hogy hová mentek. Ők mindannyian végzett hallgatóink.
Bunların hepsi lisansüstü öğrencileri.Et où ils sont allés. Ce sont donc tous des étudiants gradués.
Bunların hepsi lisansüstü öğrencileri.I dokąd się udali. Więc tutaj są wszyscy studenci podyplomowi.
Bunların hepsi lisansüstü öğrencileri.어느 학교에 갔는지도요. 지금 그들은 모두 대학원 생 들 입니다.
Bunların hepsi lisansüstü öğrencileri.Og hvor de har været. Så dette er alle studerende på overbygningen.
Bunların hepsi lisansüstü öğrencileri.Şi unde au fost. Deci aceştia sunt studenţi postuniversitari.
Bunların hepsi lisansüstü öğrencileri.Wo sie hingegangen sind. Das sind alles Absolventen.
Bunların hepsi lisansüstü öğrencileri.Y los lugares donde fueron. Todos son estudiantes de post-grados.
Bunların hepsi lisansüstü öğrencileri.И каким путём они пошли. Это всё выпустившиеся студенты.
Bunların hepsi lisansüstü öğrencileri.И къде са били. Та, всички те са аспиранти.
Bunların hepsi lisansüstü öğrencileri.ולאן הם הלכו. אז כל הסטודנטים האלה הם אחרי תואר ראשון.
Bunların hepsi lisansüstü öğrencileri.و إلى أين ذهبوا . لذا كل هؤلاء الطلاب واصلوا دراسات عليا