lisans ile cümle

lisans kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bir hafta önce lisansımın süresini uzattım.I had my licence renewed a week ago.
Yüksek Lisans okuluna gitmeyi planlıyorum.I'm planning to go to graduate school.
Lisanssız taksilerden uzak durun.Keep away from the unlicensed taxis.
Yüksek lisans okulunda çalışmalarını sürdürdü.He continued his studies at graduate school.
Elbette, vinç kullanmak için bir lisans gerekli.Of course, a license is needed to operate a crane.
Ben geçici bir lisans aldım.I've got a provisional licence.
Tom çeviride lisans kursu öğretiyor.Tom teaches an undergraduate course in translation.
Benim lisansımda üç nokta var.I have three points on my licence.
Sürücü lisansım bu ayın sonunda sona eriyor.My driver's license expires at the end of this month.
Tom bir artistik lisans aldı.Tom took some artistic license.
Birkaç lisansüstü öğrenci dahil olmak üzere son birkaç yıldır birçok insanla çalıştım.I've worked with many people over the last few years, including several graduate students.
Tom lisansını askıya aldırdı.Tom has had his licence suspended.
Motorlu tekne lisansı olan bir sınıf arkadaşım var.I have a classmate who has a motorboat license.
Senin lisansın hala askıda, değil mi?Your license is still suspended, isn't it?
Sen lisanslı bir pilotsun, değil mi?You're a certified pilot, aren't you?
O, pilot lisansını almak istiyor.He wants to get his pilot's license.
O, pilot lisansını aldı.He got his pilot's license.
İngiltere'de yüksek lisans dereceleri çok yaygın değildir.Master's degrees in Britain are not very common.
Posta ile lisansını alacaksın.You'll be receiving your license in the mail.
Tom ve ben birlikte lisans üstü eğitim kurumundaydık.Tom and I were in grad school together.
Tom yüksek lisans öğrencisi.Tom is a graduate student.
Mary bir yüksek lisans öğrencisidir.Mary is a graduate student.
Yüksek lisans tezinin savunması sadece önümüzdeki aya rastlıyor.The defense of the master thesis is just happening next month.
Polis olay yerinde Tom'un lisansını askıya aldı.The police suspended Tom's licence on the spot.
En sevdiğim barımın küçüklere alkol sunmak nedeniyle askıya alınan alkol lisansı vardı.My favorite bar had its liquor license suspended for serving alcohol to minors.
Yüksek lisans eğitimini finanse etmek için çeşitli yollar vardır.There are several ways to fund postgraduate study.
Tom yüksek lisansını üç yıl önce aldı.Tom got his master's degree three years ago.
Lisansımı iptal ettirdim.I got my license revoked.
Benim lisansım hâlâ askıda.My license is still suspended.
Benim lisansım askıya alındı.My license has been suspended.
Birçok mühendis o felâket nedeniyle lisansını kaybetti.Many engineers lost their licenses because of that disaster.
O matematik alanında yüksek lisans derecesine sahiptir.He has a master's degree in mathematics.
O, Roma Üniversitesinin yüksek lisans öğrencisi değil mi?Isn't he the graduate student of the University of Rome?
Matematikte yüksek lisans derecem var.I have a master's degree in mathematics.
Lisans anlaşmasını okudun mu?Did you read the license agreement?
Tom'un balıkçılık lisansı yok.Tom doesn't have a fishing license.
Ben bir lisans derecesi aldım.I earned a bachelor's degree.
Tom yüksek lisans okuluna gitmek istiyor.Tom wants to go to graduate school.
Makine mühendisliğinde yüksek lisans derecem var.I have a master's degree in mechanical engineering.
Makine mühendisliğinde yüksek lisans diplomam var.I have a master's degree in mechanical engineering.
Tom'un lisansüstü derecesi var.Tom has a postgraduate degree.
Tom lisansüstü eğitim birimine gitmek istiyor.Tom wants to go to grad school.
2013'te pilot lisansımı aldım.I got my pilot's license in 2013.
Tom, pilot lisansı olduğunu bildiğim tek adamdır.Tom is the only guy I know who has a pilot's license.
Bir lisansım var.I have a license.
Uluslararası ilişkiler alanında yüksek lisans yapmayı planlamıştı.He planned to seek a master's degree in international relations.
Tom lisanslı bir emlakçıdır.Tom is a licensed real estate agent.
Tom yüksek lisans eğitimi üzerinde çalışıyor.Tom is working on his master's degree.
Laboratuarda iki tane lisansüstü öğrenci beni bekliyorlardı.In the lab, two graduate students were waiting for me.
Tom'un lisansı askıya alındı.Tom's license has been suspended.
Tom yüksek lisansüstü okuluna gitmek istemiyor.Tom doesn't want to go to graduate school.
Tom lisansüstü eğitim okuluna gitmek istemiyor.Tom doesn't want to go to grad school.
Tom lisans üstü eğitim birimine gitmek istemedi.Tom didn't want to go to grad school.
Tom, lisansüstü okula gitmek istedi.Tom wanted to go to graduate school.
Tom lisansüstü eğitim birimine gitmek istedi.Tom wanted to go to grad school.
Sami lisanssız tedavi yapıyordu.Sami was practising medicine without a license.
Tom'un yüksek lisans derecesi var.Tom has a master’s degree.
Tom'un yüksek lisans diploması var.Tom has a master’s degree.
Yüksek lisans öğrencisiyim.I'm a graduate student.
Mühendislik alanında yüksek lisans yapmaya çalışıyor.He is working toward a master's degree in engineering.

İlgili Sayfalar