Yani derin okyanusta bir ışık lisanı var ve biz sadece yeni anlamaya başladık bunu.Entonces, hay un lenguaje de luz en el océano profundo y recién estamos empezando a entenderlo.
Yani derin okyanusta bir ışık lisanı var ve biz sadece yeni anlamaya başladık bunu.Er bestaat dus een lichttaal in de diepe oceaan, en we zijn nog maar net begonnen om ze te begrijpen.
Yani derin okyanusta bir ışık lisanı var ve biz sadece yeni anlamaya başladık bunu.Es gibt also eine Sprache des Lichts in der Tiefsee, die wir gerade erst zu verstehen beginnen.
Yani derin okyanusta bir ışık lisanı var ve biz sadece yeni anlamaya başladık bunu.Esiste quindi un linguaggio di luce nelle profondità oceaniche, e stiamo iniziando solo adesso a comprenderlo.
Yani derin okyanusta bir ışık lisanı var ve biz sadece yeni anlamaya başladık bunu.Hlboký oceán má svoj vlastný jazyk, a my sme úplne na počiatku jeho porozumenia.
Yani derin okyanusta bir ışık lisanı var ve biz sadece yeni anlamaya başladık bunu.Il y a donc un langage de la lumière dans l'océan, et nous commençons à peine à le comprendre.
Yani derin okyanusta bir ışık lisanı var ve biz sadece yeni anlamaya başladık bunu.Jadi itu adalah bahasa cahaya di laut dalam dan kita baru mulai memahaminya.
Yani derin okyanusta bir ışık lisanı var ve biz sadece yeni anlamaya başladık bunu.이렇게 깊은 바다엔 빛의 언어가 있고, 우리는 이것을 이해하는 데 첫 발걸음을 뗐습니다.
Yani derin okyanusta bir ışık lisanı var ve biz sadece yeni anlamaya başladık bunu.Takže v oceánu existuje něco jako "jazyk světla," a teprve mu začínáme rozumět.
Yani derin okyanusta bir ışık lisanı var ve biz sadece yeni anlamaya başladık bunu.Tehát van egy fény-nyelv az óceán mélyén, és csak mostanában kezdjük érteni.
Yani derin okyanusta bir ışık lisanı var ve biz sadece yeni anlamaya başladık bunu.Vì vậy có một ngôn ngữ của ánh sáng trong đại dương sâu thẳm, và chúng tôi chỉ đang bắt đầu hiểu biết nó.
Yani derin okyanusta bir ışık lisanı var ve biz sadece yeni anlamaya başladık bunu.Więc istnieje w oceanie język światła, który dopiero co zaczynamy rozumieć.
Yani derin okyanusta bir ışık lisanı var ve biz sadece yeni anlamaya başladık bunu.Итак, в глубинах океана существует язык света, и мы только начинаем его понимать.
Yani derin okyanusta bir ışık lisanı var ve biz sadece yeni anlamaya başladık bunu.Така че има език от светлина в дълбокия океан, и ние сме едва в началото на разбирането му.
Yani derin okyanusta bir ışık lisanı var ve biz sadece yeni anlamaya başladık bunu.Це мова світла, якою користуються мешканці глибин океану, і ми тільки починаємо її розуміти.
Yani derin okyanusta bir ışık lisanı var ve biz sadece yeni anlamaya başladık bunu.יש שפת אור במעמקי האוקינוסים, ואנו רק מתחילים להבין אותה.
Yani derin okyanusta bir ışık lisanı var ve biz sadece yeni anlamaya başladık bunu.هناك لغة ضوئية تحدث في اعماق المحيط وقد بدأنا في استيعابها
Yani derin okyanusta bir ışık lisanı var ve biz sadece yeni anlamaya başladık bunu.私たちはようやくそのことに気づき始めました これを解明する一つの方法は
Yüzlerin insana ait olduğunu söyleyebilirler, bu benim lisanım diyebilirler ve benzeri.Ils savent reconnaître un visage humain, reconnaître leur langue maternelle, etc...
Yüzlerin insana ait olduğunu söyleyebilirler, bu benim lisanım diyebilirler ve benzeri.Pueden distinguir que las caras son humanas, pueden distinguir que ese es su propio idioma.
Yüzlerin insana ait olduğunu söyleyebilirler, bu benim lisanım diyebilirler ve benzeri.自分の言語かどうか聞き分けたりする 能力が備わっています 発達という観点で言うと