Özel yatırımcılar da 7 liralık doğrudan bir yatırım yaptı.E os investidores privados fazem um investimento direto de US $7.
Para cinsinden düşünürsek, 1 tane 10 Liralık banknot demek.여기를 $1의 자리, 그리고 이건
Para cinsinden düşünürsek, 1 tane 10 Liralık banknot demek.9 mínus 3 je 6. 95 mínus 31 je 64. Možná si říkáte: odčítání je jednoduché.
Para cinsinden düşünürsek, 1 tane 10 Liralık banknot demek.Isso teria dado a resposta, mas seria muito mais demorado resolver o problema assim.
Para cinsinden düşünürsek, 1 tane 10 Liralık banknot demek.Man kann das als die 1 Dollarstelle betrachten.
Para cinsinden düşünürsek, 1 tane 10 Liralık banknot demek."Хей, Сал, ами ако не мога..." Е, нека ви дам пример, в който ще е по-трудно по този начин.
Para cinsinden düşünürsek, 1 tane 10 Liralık banknot demek.ניתן לחשוב על כך כעל המקום של מטבע השקל .
Para cinsinden düşünürsek, 1 tane 10 Liralık banknot demek.هذه مثل ورقة فئة دولار
Para cinsinden düşünürsek, 1 tane 10 Liralık banknot demek.これは$10札の位置です。
- Piyasa hisse başına 12 liralık değer veriyor.Každopádně trh vám dává 12 dolarů za hodnotu akcie, co to znamená?
Piyasa hisse başına 12 liralık değer veriyor.Pero bueno, el mercado está dispuesto a pagar $12, que significa?
Piyasa hisse başına 12 liralık değer veriyor.لكن على أي حال، السوق يعطي سعر 12 دولار لكل سهم
Piyasa hisse başına 12 liralık değer veriyor.それはどういう意味でしょうか?
Satın alabilmek için 60 lirasını borç aldılar, ve bir de 40 liralık öz sermayeleri var. -Eles emprestaram US $60 para comprá-los. E, em seguida, eles têm US $40 de equidade.
Şimdi bankanın, borçlarını likit tutmak için kullanabileceği 60 liralık nakdi var. -Banka má nyní 60 dolarů hotovosti, které může použít na udržení likvidity svých pasiv.
Şimdi bu yeni kurumun nakit olarak 2 milyar liralık bir mal varlığı var. -V podstatě vytvořili novou entitu, kde nová entita má 2 miliardy dolarů aktiv, 2 miliardy dolarů hotovosti.
Şimdi bu yeni kurumun nakit olarak 2 milyar liralık bir mal varlığı var. -新しい実体は20億ドルの資産、 20億ドルの現金を保有しています。 借金は、それらは持っていないとしましょう。
Sonuç olarak 'C' kredisini veren tarafın 3 milyar liralık bir alacağı var.Tomuhle člověku se dluží 3 miliardy dolarů.
Sonuç olarak 'C' kredisini veren tarafın 3 milyar liralık bir alacağı var.彼は、私が何をするか解りますか?と言い、
Tabii ki bir şirketin 100,000 liralık hisselerinin olduğunu çok sık görmeyiz, neredeyse 0'a yakındır.Joten tässä esimerkissä on tärkeää kirjoittaa osakkeiden lukumäärä. Voit tarkistaa tämän luvun Yahoo!
Tabii ki bir şirketin 100,000 liralık hisselerinin olduğunu çok sık görmeyiz, neredeyse 0'a yakındır.To je tržní kapitalizace firmy. To je nakolik si lidé firmu cení. A vlastně už mi nezbývá moc času.
Tabii ki bir şirketin 100,000 liralık hisselerinin olduğunu çok sık görmeyiz, neredeyse 0'a yakındır.これは、仮想の例です。 一般的に言って、会社は1000000の株をもち、その場合
Toplamda 50 liralık bir özsermaye kalıyor.Zbývá celkem 50 dolarů kapitálu.
Ve bu da ikinci periyot olacak. Birinci periyotta, 20 liralık piyasa değerine sahip ipe kadar geliyoruz.Tohle je období 1, říkejme mu období 1 a potom bude tohle období 2.
Ve bu şahısın 3 milyar liralık bir alacağı var. -Tomuhle člověku se dluží 3 miliardy dolarů. Řekne, víte co?
Ve bu şahısın 3 milyar liralık bir alacağı var. -そして彼らは、 この会社の全てを得る必要があると言います。
Ve diyelim ki 4 milyar liralık ipotekli borç yükümlülüğüm var. - - -Mám 4 miliardy dolarů v rezidenčních zajištěných dluhových obligacích. ... .... ...
Ve diyelim ki 4 milyar liralık ipotekli borç yükümlülüğüm var. -Tenho $4 biliões em ODC residenciais, Obrigações da Dívida Colaterais.
Ve diyelim ki 4 milyar liralık ipotekli borç yükümlülüğüm var. -لدي 4 بليون في التزامات الديون المضمونة السكنية التزامات الديون المضمونة.
Ve diyelim ki 4 milyar liralık ipotekli borç yükümlülüğüm var. -債務担保証券。 住宅向け。
Ve şimdi elimizde 2 milyar liralık mal varlığı var.Nyní máme 2 miliardy dolarů aktiv.
Ve şimdi elimizde 2 milyar liralık mal varlığı var.それは、基本的には20億ドルの現金です。
Yani 2 milyar liralık bir özsermayeniz var. -20億ドルの資本。 そして、そこには1億株があるとしましょう。
Yani 2 milyar liralık bir özsermayeniz var. -Máte 2 miliardy dolarů vlastního jmění. ...
Yani toplam 5 milyar liralık bir mal varlığına sahip olduğunu düşünebilir.もし、CDOの価値が本当に40億ドルあるなら。
Yaptığın şey devletten borç almak, örneğin 7 liralık bir borç olsun. -Co uděláte je, že si vypůjčíte 7 dolarů od vlády.
Yeni gelen müşterilere ise 3 liralık indirim uygulanıyor.그리고 그들은 새로운 고객 되는 1 회 말 $ 3 할인입니다.
Yeni gelen müşterilere ise 3 liralık indirim uygulanıyor.3 ドルの割引があります。 だから、新しい顧客は $3 をこれから引いた料金です。
Yeni gelen müşterilere ise 3 liralık indirim uygulanıyor.A hovoria nám, že nový zákazník dostane jednorázovú zľavu 3 doláre.
Yeni gelen müşterilere ise 3 liralık indirim uygulanıyor.A říkají nám, že nový zákazník dostane jednorázovou slevu 3 dolary.
Yeni gelen müşterilere ise 3 liralık indirim uygulanıyor.E eles dizem que um novo cliente irá receber uma única desconto de r $3
Yeni gelen müşterilere ise 3 liralık indirim uygulanıyor.I informują nas, że otrzymuje on jednorazowy upust w wysokości 3$.
Yeni gelen müşterilere ise 3 liralık indirim uygulanıyor.Nuevo cliente paga su signo $ 3
Yeni gelen müşterilere ise 3 liralık indirim uygulanıyor.И ни е казано, че новият клиент получава еднократна отстъпка от $3.