Ana içeriğe geç
Sözlük

linç ile cümle

linç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Annesi öldükten sonra Lincoln onu koruması altına aldı.Nakon što joj je majka umrla, Mualani ju je naslijedila.
Çocukluğu Holbeach Lincolnshire, İngiltere'de geçmiştir.Elsa je djetinjstvo provela u Linköpingu u Švedskoj.
Maalesef Lincoln sonradan gelen polisler tarafından yaralanır.Policajac je kasnije podlegao ozljedama.
Linç, hiçbir adil yargılama olmadan insanları cezalandırma yöntemidir.McCoy učini sve što je u njegovoj mogućnosti kako bi spriječio nepravednu presudu.
Michael hemen hücresine geri döner, Lincoln ve diğerleriyle kucaklaşır.Rick se vrati u zatvor, povezivajući se ponovo sa svojim sinom i ostalima.
Lincoln ve LJ ayrılırlar.M. Carić i Lj.
Günümüzde Lincoln'ün resmi, 5 Dolarlık banknotların ve 1 sentlik madeni paraların üzerinde yer almaktadır.Lincolnova fotografia sa použila aj na 5 dolárovej bankovke a na cente.
Sara, Michael ve Lincoln hakkındaki haberleri alır.Meniny má Michal a Michaela.
1865 - ABD Başkanı Abraham Lincoln'e, John Wilkes Booth tarafından suikast yapıldı.V roku 1865 bol naňho spáchaný atentát, ktorý uskutočnil jeho odporca John Wilkes Booth.
1864 - Ulysses S. Grant, Abraham Lincoln tarafından genel komutanlığına tayin edildi.Začiatkom roku 1864 menoval Lincoln vrchným armádnym generálom generála Granta.
Abraham Lincoln'ün seçimleri kazanmasıyla başkan yardımcısı oldu.Prezident Abraham Lincoln však musel za svoje presvedčenie zaplatiť životom.
Mahkumlar hemen ayaklanıp onu linç ettiler ve kafasını kesip bir diğere astılar.Nekaterim je odrezal nosove in ustnice, druge obesil in tretje utopil.
Lincoln isteksizce Kellerman'ı takip eder.Spencer se kljub temu še vedno skrivoma dobiva z Wrenom.
Bu gecede Lincoln, Konfederasyon adına çalışan Mryland'lı casus John Wilkes Booth tarafından suikaste uğradı.Atentat na Lincolna je izvedel igralec in konfederacijski vohun John Wilkes Booth.
Lincoln Denizi - Arktik Okyanusu'nun bir denizi.Linkolno jūra – Arkties vandenynui priklausanti jūra.
Lincoln ABD'de köleliğe karşı olduğunu resmen dile getirdi.Linkolnas atvirai pasisakė prieš vergijos plitimą Jungtinėse Amerikos Valstijoje.
Lincoln, suikast sonucu ölen ilk ABD başkanı oldu.Baigiantis pilietiniam karui, Linkolnas tapo pirmuoju JAV prezidentu, kuris buvo nužudytas.
Lincoln ertesi sabah öldü.Kitą dieną R. Kenedis mirė.
Lincoln, en büyük ABD başkanlarından biri olarak kabul edilir.Todėl Pyrsas yra vertinamas kaip vienas iš blogiausių JAV prezidentų.
Veronica, Lincoln'e onu ilk gördüğü andan itibaren sevdiğini söyler.Teigiama, jog Izaokas ją pamilęs iš pirmo žvilgsnio.
Clark County 5 Şubat 1909 tarihinde Lincoln County'den ayrılarak kurulmuştur.Clarki maakond moodustati 5. veebruaril 1908 Lincolni maakonna osast.
İlçenin adı 16. ABD başkanı Abraham Lincoln'dan gelmektedir.Vald sai nime kuueteistkümnenda Ameerika Ühendriikide presidendi Abraham Lincolni järgi.
Lincoln Red Imps v Celtic Celtic v Lincoln Red Imps Celtic toplamda 3 - 1 kazandı.Lincoln Red Imps v Celtic Celtic v Lincoln Red Imps Celtic võitis kokkuvõttes 3:1.
Genç Lincoln'nü Max Kirsch ve Hunter Jablonski canlandırmıştır.Seriaalis nähtavaid klippe noorest Lincolnist mängivad Max Kirsch ja Hunter Jablonski.
Lincolnshire'da doğmuştur.Nad elasid Lincolnshire'is.
Afganistan'ın başkenti Kabil'de bir kadın linç edilerek öldürüldü.Afganistani pealinnas Kabulis rünnati välismaalaste seas populaarset restorani.
10 yıl sonra, Başkan Lincoln tarafından imzalanan Evyeri KanunuO 10 let později podepsal prezident Lincoln tzv.
11 yaşında bir oğlumuz var, adı Lincoln.Abbiamo un figlio di 11 anni; si chiama Lincoln.
11 yaşında bir oğlumuz var, adı Lincoln.Avem un băiat de 11 ani, Lincoln.
11 yaşında bir oğlumuz var, adı Lincoln.Chúng tôi có một cậu con trai 11 tuổi; tên Lincoln.
11 yaşında bir oğlumuz var, adı Lincoln.Kami punya seorang putra berusia 11 tahun; namanya Lincoln.
11 yaşında bir oğlumuz var, adı Lincoln.우리에게는 열한살 된 아들, 링컨이 있습니다. 링컨은 수학 숙제를 하면서
11 yaşında bir oğlumuz var, adı Lincoln.Máme jedenáctiletého syna Lincolna.
11 yaşında bir oğlumuz var, adı Lincoln.Nous avons un fils de 11 ans, il s'appelle Lincoln.
11 yaşında bir oğlumuz var, adı Lincoln.Wir haben einen elfjährigen Sohn.
11 yaşında bir oğlumuz var, adı Lincoln.Έχουμε έναν 11χρονο γιο, τον λένε Λίνκολν.
11 yaşında bir oğlumuz var, adı Lincoln.Имаме 11 годишен син; казва се Линкълн.
11 yaşında bir oğlumuz var, adı Lincoln.Ми маємо 11-річного сина, його звати Лінкольн.
11 yaşında bir oğlumuz var, adı Lincoln.יש לנו ילד בן 11. קוראים לו לינקולן. הוא ישב איתנו ליד השולחן
11 yaşında bir oğlumuz var, adı Lincoln.لدينا ابن عمره 11 عامًا، اسمهُ لينكولين، كان يجلس على الطاولة
11 yaşında bir oğlumuz var, adı Lincoln.算数の宿題をしていました
Abraham Lincoln başka bir unsur olduğunu fark etti.Abraham Lincoln besefte dat er nog iets anders nodig was.
Abraham Lincoln başka bir unsur olduğunu fark etti.Abraham Lincoln erkannte eine weitere Zutat.
Abraham Lincoln başka bir unsur olduğunu fark etti.Abraham Lincoln indså at der var en anden ingrediens.
Abraham Lincoln başka bir unsur olduğunu fark etti.Abraham Lincoln ismerte fel, hogy van még egy fontos összetevő.
Abraham Lincoln başka bir unsur olduğunu fark etti.Abraham Lincoln nhận ra có một công thức khác
Abraham Lincoln başka bir unsur olduğunu fark etti.Abraham Lincoln se percató de que había otro ingrediente.
Abraham Lincoln başka bir unsur olduğunu fark etti.Abraham Lincoln s'était rendu compte qu'il y avait un autre ingrédient.
Abraham Lincoln başka bir unsur olduğunu fark etti.Abraham Lincoln și-a dat seama că mai trebuie un ingredient.
Abraham Lincoln başka bir unsur olduğunu fark etti.Abraham Lincoln si era reso conto che c'era un altro ingrediente.
Abraham Lincoln başka bir unsur olduğunu fark etti.Abraham Lincoln si uvedomil, že je ešte jedna prísada.
Abraham Lincoln başka bir unsur olduğunu fark etti.Abraham Lincoln si uvědomil, že s tím souvisí ještě něco.
Abraham Lincoln başka bir unsur olduğunu fark etti.Abraham Lincoln wiedział, że istniała jeszcze jedna inna kwestia.
Abraham Lincoln başka bir unsur olduğunu fark etti."de todos os nossos meios de produção técnica." Abraham Lincoln compreendeu que havia um outro ingrediente.
Abraham Lincoln başka bir unsur olduğunu fark etti.아브라함 링컨은 또 다른 요소가 있다는 것을 깨달았죠.
Abraham Lincoln başka bir unsur olduğunu fark etti. Şöyle söyledi:Ейбрахам Линкълн разбрал, че има още една съставка.
Abraham Lincoln başka bir unsur olduğunu fark etti.Ο Αβραάμ Λίνκολν συνειδητοποίησε ότι υπήρχε ένα ακόμη συστατικό.
Abraham Lincoln başka bir unsur olduğunu fark etti.Авраам Линкольн понял, что оставалось добавить ещё один ингредиент.
Abraham Lincoln başka bir unsur olduğunu fark etti.אברהם לינקולן הבין שהיה מרכיב אחד נוסף.
Abraham Lincoln başka bir unsur olduğunu fark etti.أبراهام لينكولن أدرك أنّ هناك عنصرا آخر.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod