Baba - üniversite hocası olduğu için - Mike'ın Sert Limonatası'nda alkol olduğunu tahmin edememiş.Tata, będąc uczonym, nie miał pojęcia o tym, że Mike's Hard Lemonade zawiera alkohol.
Baba - üniversite hocası olduğu için - Mike'ın Sert Limonatası'nda alkol olduğunu tahmin edememiş.Tatăl, fiind cadru universitar, habar nu avea că Mike's Hard Lemonade conţinea alcool.
Baba - üniversite hocası olduğu için - Mike'ın Sert Limonatası'nda alkol olduğunu tahmin edememiş.Tatínek, jelikož je akademik, neměl tušení, že Mikova Silná Limonáda obsahuje alkohol.
Baba - üniversite hocası olduğu için - Mike'ın Sert Limonatası'nda alkol olduğunu tahmin edememiş.Ο πατέρας, που ήταν εκπαιδευτικός, δεν είχε ιδέα ότι περιείχε αλκοόλ.
Baba - üniversite hocası olduğu için - Mike'ın Sert Limonatası'nda alkol olduğunu tahmin edememiş.Бащата, който бил преподавател, нямал идея, че тази лимонада съдържа алкохол.
Baba - üniversite hocası olduğu için - Mike'ın Sert Limonatası'nda alkol olduğunu tahmin edememiş.Будучи выходцем из академической среды, отец не представлял, что этот лимонад содержит алкоголь.
Baba - üniversite hocası olduğu için - Mike'ın Sert Limonatası'nda alkol olduğunu tahmin edememiş.Оскільки тато — науковець, він не має гадки, що лимонад містить алкоголь.
Baba - üniversite hocası olduğu için - Mike'ın Sert Limonatası'nda alkol olduğunu tahmin edememiş.בתור אקדמאי, האבא לא יודע שהלימונדה מכילה אלכוהול,
Baba - üniversite hocası olduğu için - Mike'ın Sert Limonatası'nda alkol olduğunu tahmin edememiş.ورغم أن الأب كان جامعيًا، لم تكن لديه أدنى فكرة أن هذا الليمون يحتوي على نسبة كحول.
Baba - üniversite hocası olduğu için - Mike'ın Sert Limonatası'nda alkol olduğunu tahmin edememiş.それを買って息子のもとに戻りました
Balıkları ilk kez o zaman limon dilimleri ve tereyağ dışında birşeyin içinde yüzerken gördüm.Atunci am ajuns să văd peşti înotând în altceva decât felii de lămâie şi unt.
Balıkları ilk kez o zaman limon dilimleri ve tereyağ dışında birşeyin içinde yüzerken gördüm.Bilo je prvič, da sem zagledala ribe plavati v nečem, kar niso rezinice limone in masla.
Balıkları ilk kez o zaman limon dilimleri ve tereyağ dışında birşeyin içinde yüzerken gördüm.Det var då jag för första gången såg fiskar simma bland något annat än citronskivor och smör.
Balıkları ilk kez o zaman limon dilimleri ve tereyağ dışında birşeyin içinde yüzerken gördüm.Đó là lần đầu tiên tôi thấy cá bơi trong một thứ khác với những lát chanh và bơ.
Balıkları ilk kez o zaman limon dilimleri ve tereyağ dışında birşeyin içinde yüzerken gördüm.Ekkor tudatosult bennem, hogy a halak nem csak citromkarikák és vaj között úszkálhatnak.
Balıkları ilk kez o zaman limon dilimleri ve tereyağ dışında birşeyin içinde yüzerken gördüm.Ensimmäisen kerran huomasin kalojen uiskentelevan muualla kuin sitruunanpalojen ja voin joukossa.
Balıkları ilk kez o zaman limon dilimleri ve tereyağ dışında birşeyin içinde yüzerken gördüm.Foi quando vi, pela primeira vez, peixes a nadar de forma diferente do que sobre fatias de limão e manteiga.
Balıkları ilk kez o zaman limon dilimleri ve tereyağ dışında birşeyin içinde yüzerken gördüm.Fue cuando conocí a los peces, por primera vez, nadando en algo diferente a tajadas de limón y mantequilla.
Balıkları ilk kez o zaman limon dilimleri ve tereyağ dışında birşeyin içinde yüzerken gördüm.Fu la prima volta che vidi dei pesci nuotare in qualcosa che non erano riccioli di burro e fettine di limone.
Balıkları ilk kez o zaman limon dilimleri ve tereyağ dışında birşeyin içinde yüzerken gördüm.Ik zag toen voor het eerst vissen rondzwemmen in iets anders dan citroenschijfjes en boter.
Balıkları ilk kez o zaman limon dilimleri ve tereyağ dışında birşeyin içinde yüzerken gördüm.Prvýkrát videla ryby plávať inde ako na roztopenom masle s plátkami citróna.
Balıkları ilk kez o zaman limon dilimleri ve tereyağ dışında birşeyin içinde yüzerken gördüm.Saat itu saya baru tahu bahwa ikan itu berenang di sesuatu yang bukan berupa potongan lemon atau mentega.
Balıkları ilk kez o zaman limon dilimleri ve tereyağ dışında birşeyin içinde yüzerken gördüm.Wtedy po raz pierwszy zobaczyłam ryby pływające w czymś innym, niż masło i cytryna.
Balıkları ilk kez o zaman limon dilimleri ve tereyağ dışında birşeyin içinde yüzerken gördüm.Ήταν όταν πρώτη φορά είδα τα ψάρια να κολυμπούν σε κάτι άλλο εκτός από λαδολέμονο.
Balıkları ilk kez o zaman limon dilimleri ve tereyağ dışında birşeyin içinde yüzerken gördüm.За първи път видях риби да плуват в нещо различно от лимонови резенчета и масло.
Balıkları ilk kez o zaman limon dilimleri ve tereyağ dışında birşeyin içinde yüzerken gördüm.Именно тогда я узнала, что рыбы плавают не только с дольками лимона и в масле.
Ben yarısını limonlu tavuk yarısını da çeşnili tavuk istiyorum.Aku ingin makan setengah potong ayam bersaus lemon dan setengah potong ayam bumbu.
Ben yarısını limonlu tavuk yarısını da çeşnili tavuk istiyorum.Eu vreau jumatate de pui cu lamaie jumatate de pui condimentat.
Ben yarısını limonlu tavuk yarısını da çeşnili tavuk istiyorum.Ich will halben lemon chicken,halb gewürztes Hühnchen.
Ben yarısını limonlu tavuk yarısını da çeşnili tavuk istiyorum.Ik wil citroen kip , de helft van de kip gemarineerd.
Ben yarısını limonlu tavuk yarısını da çeşnili tavuk istiyorum.Io voglio mezzo pollo al limone e mezzo pollo alle spezie.
Ben yarısını limonlu tavuk yarısını da çeşnili tavuk istiyorum.Ja chcę kurczaka na pół z cytryną i na pół doprawionego.
Ben yarısını limonlu tavuk yarısını da çeşnili tavuk istiyorum.Jag vill ha halv citron och halvt sesam skyckling.
Ben yarısını limonlu tavuk yarısını da çeşnili tavuk istiyorum.Je voudrais du poulet, une moitié au citron et une moitié assaisonnée.
Ben yarısını limonlu tavuk yarısını da çeşnili tavuk istiyorum.Tôi muốn nửa con gà ướp lá chanh, nửa con gà ướp gia vị.
Ben yarısını limonlu tavuk yarısını da çeşnili tavuk istiyorum.Θέλω μισό κοτόπουλο λεμονάτο, και μισό seasoned.
Ben yarısını limonlu tavuk yarısını da çeşnili tavuk istiyorum.Я хочу половину лимонной курицы и половину с приправами.
Ben yarısını limonlu tavuk yarısını da çeşnili tavuk istiyorum.أريد نصف دجاج بالليمون ..ونصف دجاج متبل
Ben yarısını limonlu tavuk yarısını da çeşnili tavuk istiyorum.私はー...何がいいかな
Birkaç limon çizdim.Csak rajzolok egy csomó citromot.
Birkaç limon çizdim.Disegno giusto un po' di limoni.
Birkaç limon çizdim.Eu apenas desenharei um monte de limões.
Birkaç limon çizdim.Ich zeichne einfach ein paar Zitronen.
Birkaç limon çizdim.Ik ben gewoon een tros citroenen aan het tekenen
Birkaç limon çizdim.Jag bara ritar en massa citroner.
Birkaç limon çizdim.Jednoducho kreslím citróny.
Birkaç limon çizdim.Je suis juste un tas de dessin de citrons.
Birkaç limon çizdim.다 세면 답이 나와버리거든요
Birkaç limon çizdim.Po prostu rysuję sporo cytryn.
Birkaç limon çizdim.Prostě jsem nakreslil citróny.
Birkaç limon çizdim.Saya hanya menggambar sekelompok buah lemon
Birkaç limon çizdim.Vi tegner bare en masse citroner.
Birkaç limon çizdim.Ζωγραφίζω μερικά λεμόνια.
Birkaç limon çizdim.Просто рисувам няколко лимона.
Birkaç limon çizdim.أنا فقط أقوم برسم مجموعة من حبات الليمون
Birkaç limon çizdim.ここでいくつのレモンがあるか聞きます。
Birkaç limon çizelim üçlü şekilde çizeceğim.3行のレモンを描くね。 1 つ、2つ、3つ ・・・ って 数を数えたら駄目だね。
Birkaç limon çizelim üçlü şekilde çizeceğim.Deixe-me desenhar um monte de limões. Eu irei desenhar eles em fileiras de três.
Birkaç limon çizelim üçlü şekilde çizeceğim.Fammi disegnare un po' di limoni. Li disegno in righe di 3.
Birkaç limon çizelim üçlü şekilde çizeceğim.Jag ska rita dem i rader med tre i varje rad.