limon ile cümle
limon kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bu bir limonata öyküsü.Ini sebuah kisah tentang limun.
Bu bir limonata öyküsü.Je to příběh o limonádě.
Bu bir limonata öyküsü.Je to príbeh o limonáde.
Bu bir limonata öyküsü.레모네이드에 대한 이야깁니다.
Bu bir limonata öyküsü.Vou contar-vos uma história. É uma história acerca de limonada.
Bu bir limonata öyküsü.Είναι μία ιστορία για μία λεμονάδα.
Bu bir limonata öyküsü.Това е история за лимонада.
Bu bir limonata öyküsü.Це історія про лимонад.
Bu bir limonata öyküsü.Это история про лимонад.
Bu bir limonata öyküsü.סיפור על לימונדה.
Bu bir limonata öyküsü.هي قصة عن عصير الليمون.
Bu bir limonata öyküsü.父親と11歳になる息子が球場でデトロイト・タイガースの試合を見ていました
Bu durumda, bir limon elde etmek için beş limonu kaç ile çarpmam gerekir.이 상황에서는 무엇에 다섯개의 레몬을 곱해야 1개의 레몬이 되는가?
Bu durumda, bir limon elde etmek için beş limonu kaç ile çarpmam gerekir.Alebo v našom prípade by som sa spýtal, čím musím vynásobiť týchto päť citrónov, aby som dostal jeden citrón?
Büfedekiler, sadece Mike'ın Sert Limonatası olduğunu söylemişler.Het enige dat ze hadden was Mike's Hard Lemon, met vijf procent alcohol.
Büfedekiler, sadece Mike'ın Sert Limonatası olduğunu söylemişler.그런데 그 가판대에는 "Mikes's Hard Lemonade" 라고 하는
Büfedekiler, sadece Mike'ın Sert Limonatası olduğunu söylemişler.ויש להם רק "לימונדה חזקה של מייק",
Büfedekiler, sadece Mike'ın Sert Limonatası olduğunu söylemişler.وكل ما حصلا عليه كان عصير ليمون مايك هارد
Büfedekiler, sadece Mike'ın Sert Limonatası olduğunu söylemişler.「マイクのハードレモネード」だけでした
Bu garip makroekonomik esaslarından değil; eğer bir limonata standına koşuyorsanız da doğrudur. .Por otro lado, baja utilización-- déjame escoger otro color-- conducirá a reducción de precios.
Bu garip makroekonomik esaslarından değil; eğer bir limonata standına koşuyorsanız da doğrudur. .І це не якийсь вигаданий макроекономічний принцип; це спрацює, навіть якщо ви заснували прилавок з лимонадом
Bu garip makroekonomik esaslarından değil; eğer bir limonata standına koşuyorsanız da doğrudur. .現実の会社経営でも真実なのです。 もし、あなたのレモネード販売店が生産能力の95%も売れているとしたら。
Bu limonlar kahvaltı için olsun.1, 2,3,4, citrom reggelire.
Bu limonlar kahvaltı için olsun.1,2,3, そう、4 + 3を、全部で私が
Bu limonlar kahvaltı için olsun.그리고 점심에 레몬 3개를 더 먹었다고 하죠.
Bu limonlar kahvaltı için olsun.A povedzme, že som mal ďalšie 3 citróny na obed.
Bu limonlar kahvaltı için olsun.E diciamo che avevo mangiato altri 3 limoni a pranzo.
Bu limonlar kahvaltı için olsun.Então 1, 2, 3, 4 limões para o café da manha
Bu limonlar kahvaltı için olsun.Hola
Bu limonlar kahvaltı için olsun.I powiedzmy, że mamy jeszcze trzy cytryny, które zjemy na obiad.
Bu limonlar kahvaltı için olsun.Ja oletetaan, että söin toiset 3 sitruunaa lounaaksi.
Bu limonlar kahvaltı için olsun.Lad os sige, at vi får 3 citroner mere til frokost.
Bu limonlar kahvaltı için olsun.Och sen säger vi att jag hade 3 citroner till lunch.
Bu limonlar kahvaltı için olsun.Und sagen wir, ich hätte nochmal 3 Zitronen zum Mittagessen.
Bu limonlar kahvaltı için olsun.Και ας πούμε, πως είχα άλλα 3 λεμόνια για μεσημεριανό.
Bu limonlar kahvaltı için olsun.И да кажем, че имах други 3 лимона за обяд.
Bu limonlar kahvaltı için olsun.И скажем: "У меня есть еще 3 (три) других лимона на обед".
Bu limonlar kahvaltı için olsun.ונניח שהיו לי 3 עוד לימונים לארוחת צהריים.
Bu limonlar kahvaltı için olsun.و دعونا نقول، معي ثلاثة ليمونات أخري للغداء
Bu limonlar kahvaltı için olsun.然后,我中午又吃了3个柠檬。
Bu nedenle bekleme salonundaki oyun masasıyla başladık - tamamen limonata standı stili.Abbiamo iniziato con un tavolino nella sala d'attesa della clinica -- stile bancarella.
Bu nedenle bekleme salonundaki oyun masasıyla başladık - tamamen limonata standı stili.Also begannen wir mit einem Kartentisch im Wartezimmer der Klinik - wie auf einem Kuchenbasar.
Bu nedenle bekleme salonundaki oyun masasıyla başladık - tamamen limonata standı stili.Chúng tôi bắt đầu với một cái bàn con ở phòng chờ khám hoàn toàn theo phong cách gian hàng nước chanh
Bu nedenle bekleme salonundaki oyun masasıyla başladık - tamamen limonata standı stili.Egy kis asztallal kezdtük a váróteremben -- limonádéstand stílusban.
Bu nedenle bekleme salonundaki oyun masasıyla başladık - tamamen limonata standı stili.처음엔 병원 대기실에 작은 접이식 탁자에서 시작했는데 완전히 레모네이드 판매대와 같았죠.
Bu nedenle bekleme salonundaki oyun masasıyla başladık - tamamen limonata standı stili.Så vi begyndte med et kortbord i klinikkens venteværelse -- total juicebod stil.
Bu nedenle bekleme salonundaki oyun masasıyla başladık - tamamen limonata standı stili.We begonnen met een kaarttafel in de wachtruimte
Bu nedenle bekleme salonundaki oyun masasıyla başladık - tamamen limonata standı stili.Ξεκινήσαμε λοιπόν με ένα μικρό τραπέζι στην αίθουσα αναμονής της κλινικής ακριβώς σαν σταντ για λεμονάδες.
Bu nedenle bekleme salonundaki oyun masasıyla başladık - tamamen limonata standı stili.Започнахме с карта на таблица в залата за чакане в клиниката - напълно в стил лимонаден щанд.
Bu nedenle bekleme salonundaki oyun masasıyla başladık - tamamen limonata standı stili.Итак мы начали со стола, на котором собирают рецепты — полностью в стиле лимонадного бизнеса.
Bu nedenle bekleme salonundaki oyun masasıyla başladık - tamamen limonata standı stili.אז התחלנו עם שולחן קטן בחדר המתנה- ממש כמו עמדת ילדים מוכרי לימונדה.
Bu nedenle bekleme salonundaki oyun masasıyla başladık - tamamen limonata standı stili.لذلك ابتدأنا بوضع طاولة للبطاقات في غرقة الانتظار للعيادة كطاولة بيع عصير الليمون
Bu nedenle bekleme salonundaki oyun masasıyla başladık - tamamen limonata standı stili.まるで道端のレモネードスタンドです しかし現在は大学生の参加者が千人おり
Bu sefer limon yerine elma olsun.Citroner bliver trættende i længden.
Bu sefer limon yerine elma olsun.Eller vi använder äpplen, jag är trött på citroner.
Bu sefer limon yerine elma olsun.Facciamo le mele, ora; sono stufo dei limoni.
Bu sefer limon yerine elma olsun.Jeżeli mamy jeden, dwa, trzy, cztery
Bu sefer limon yerine elma olsun.Käytetäänkin omenoita; olen kyllästynyt sitruunoihin.
Bu sefer limon yerine elma olsun.레몬은 좀 지겹고 사과로 한 번 해볼까요?
Bu sefer limon yerine elma olsun.Laten we het citroen voorbeeld gebruiken. Laten we nu appels gebruiken; Ik ben citroenen zat.