Portekiz güçleri 16. ve 17. yüzyılda adalarını ve bazı limanlarının ele geçirdiler.Portuguese forces seized islands and ports in the 16th and 17th centuries.
Türkiye limanlarını Kıbrıs Rum gemilerine açmamakta direniyor. [AFP]Turkey balks at opening its ports to Cypriot ships. [AFP]
Yatırımcılar, Karadağ'ın limanlarının uzun vadeli büyüme potansiyeline göz diktiler. [AFP]Investors are eyeing the long-term growth potential of Montenegro's ports. [AFP]
İskit, Türkiye'nin limanlarını Kıbrıslı Rumlara açarak ilk adımı atması gerektiğini söyledi.Turkey, he said, should start by opening its ports to Greek Cypriots.
AB; Türkiye’nin limanlarını ve havaalanlarını blok üyesi Kıbrıs’a açmasını istiyor.The EU wants Turkey to open its ports and airports to Cyprus, a member of the bloc.
Hükümet Vlora, Saranda ve Shengjin limanlarını modernize etme amaçlı devlet yatırımı da yaptı.The government also has invested state funds to modernise the ports of Vlora, Saranda and Shengjin.
Amerika Birleşik Devletleri Donanması, 1803'te Trablus limanlarını başarılı bir şekilde kapattı.En 1803, la Navy met en place avec succès un blocus des ports de la régence de Tripoli.
Aralık 1912'de Varna'yı ve Bulgaristan'ın diğer limanlarını bombaladı.В октябре 1912 обстрелял болгарский порт Варна.
Bulgar limanlarının ablukaya alınacağı Osmanlı Devleti tarafından ilan edildi.و أعلنت الدولة العثمانية محاصرة ميناء البلغار.
Amerika Birleşik Devletleri Donanması, 1803'te Trablus limanlarını başarılı bir şekilde kapattı.W roku 1803 US Navy założyła blokadę portów Trypolisu.
Belçika limanlarının çatışmada sağladığı stratejik avantajlar büyük bir önem taşımaktaydı.Z powodu sytuacji politycznej podróż zespołów na Grand Prix Belgradu wiązała się z trudnościami.
İngiliz donanması Alman limanlarını bloklayark yiyecek ithal etmelerini önledi.A dán flotta blokád alá vette a német kikötőket.
Bulgar limanlarının ablukaya alınacağı Osmanlı Devleti tarafından ilan edildi.Az orosz hatóságok a Kék bálnával kapcsolatos szervezői tevékenységgel gyanúsítják.
Belçika limanlarının çatışmada sağladığı stratejik avantajlar büyük bir önem taşımaktaydı.Den psykologiske effekten av den belgiske motstanden på resten av Europa var av like stor betydning.
Portekiz güçleri 16. ve 17. yüzyılda adalarını ve bazı limanlarının ele geçirdiler.Portugalske snage zauzele su njegove otoke i luke u 16. i 17. stoljeću.
Portekiz güçleri 16. ve 17. yüzyılda adalarını ve bazı limanlarının ele geçirdiler.Portugalska vojska je zasedla njegove otoke in pristanišča v 16. in 17. st.
Portekiz güçleri 16. ve 17. yüzyılda adalarını ve bazı limanlarının ele geçirdiler.Tema esivanemad toodi saarele 16. ja 17. sajandil piraadilaevadel.