Liberalizmin önemli adamlarından birisiydi.Jeden z głównych przedstawicieli liberalizmu.
1912’de Weber, sosyal demokratlar ve liberalleri birleştirerek bir sol parti kurmayı denedi.W 1912 roku Weber dążył do stworzenia partii łączącej socjaldemokratów i liberałów.
1998-2004 yıllarında Letonya Yolu adlı liberal partinin üyesi olmuştur.W latach 1998–2004 należał do partii politycznej Łotewska Droga.
Liberal görüşleriyle dikkat çekmektedir.Znany był ze swych liberalnych poglądów.
En sonunda 1988 yılında Liberal Parti ve Sosyal Demokrat Parti'nin birleşmesiyle kuruldu.Powstała w 1988 w wyniku połączenia Partii Liberalnej i Partii Socjaldemokratycznej.
Ataameken, liberal bir parti olarak sınıflandırılmaktadır.Partia ta określa się jako ugrupowanie liberalne.
1876-1877 yılları arasında liberallerin siyasi lideriydi.W latach 1876-1877 był liderem partii liberalnej.
Buna rağmen liberal reformlar gerçekleştirilmesine daima karşı çıktı.W parze za tymi zmianami szły reformy wolnorynkowe.
1904'te Liberal Parti'ye girdi.W 1904 r. przeszedł do Partii Liberalnej.
Ancak son yıllarda daha çok ekonomik liberalleşmeye yönelmiştir.W kolejnych dekadach stopniowo liberalizowano rynek finansowy.
Bireysel özgürlük konusunda ise liberallere yakındırlar.W sprawach społecznych zaliczał się do liberałów.
Ateistlere karşı yasal ayrımcılık liberal demokrasilerde alışılmadık bir durumdur.Prawna dyskryminacja ateistów jest rzadko spotykana w krajach opartych na demokracji konstytucyjnej.
2011 seçimlerinde Liberal Parti ile koalisyon hükümeti kurarak kazandı.W wyborach w 2011 partia tworzyła koalicję wyborczą z Chorwacką Czystą Partią Prawa.
1888 yılında Kappeyne, Kuzey Hollanda için liberal olarak Senato'ya seçildi.W 1888 został wybrany do Senatu (Eerste Kamer) jako liberał z Holandii Północnej.
Alman liberalizminin geleceği.Niemiecki sukces polityki migracyjnej!
Bu nedenle liberal biri olarak tanındı.Był uznawany za liberała.
Durov kendisini liberal ve vejetaryen olarak tanımlamaktadır.Durow jest zadeklarowanym libertarianinem i wegetarianinem.
Fırka klasik liberaldir.Bryła pozostała jednak klasycystyczna.
Sosyal liberal bir parti olan Det Radikale Venstre'ye üye idi.Dołączyła do socjalliberalnej partii Det Radikale Venstre.
Hükümette 16 Muhafazakar Parti ve 5 Liberal Demokrat milletvekili bulunmaktadır.8 członków należało do Partii Konserwatywnej a 1 do Liberalnych Demokratów.
Aralıkta, yenilikçi, liberal ve demokratik bir anayasa ilan edildi.29 kwietnia uchwalił nową konstytucję, która miała demokratyczny i liberalny charakter.
Üretim araçları üzerindeki özel mülkiyeti ve liberal ekonomiyi reddeder.Dominuje własność prywatna środków produkcji i wolna konkurencja.
Liberteryenizm neo-klasik liberalizmin modern bir formudur.Progresizm jest współczesną formą katolicyzmu liberalnego.
Plan daha çok daha liberal bir pazarı içeriyordu.Początkowo partia wyznawała program liberalny.
1993'ten itibaren Danimarka Liberal Partisi'nde çeşitli görevler üstlenmiştir.Od 1993 obejmowała różne stanowisko w grupie Danone.
Ayrıca Liberal Kadınlar Birliği'nin başkanıdır.Była też przewodniczącą kobiecego stowarzyszenia Women’s Political Association.
Görev süresi boyunca ekonominin liberalleşmesi için gayret gösterdi.Przez cały okres sprawowania funkcji walczył z ruchem wyzwoleńczym.
Liberal rakibi Ali Zidan 85 oy alırken, Kongre'de kendisi 113 oy almıştır.W głosowaniu otrzymał 113 głosów, z kolei liberał Ali Zajdan 85 głosów.
Liberal enternasyonal, liberal siyasi partilerin bir araya geldikleri uluslararası bir forumdur.Międzynarodówka Liberalna (ang. Liberal International, LI), międzynarodówka skupiająca partie liberalne.
Gijsbert van Tienhoven (12 Şubat 1841 – 10 Ekim 1914) Liberal bir Hollandalı politikacıydı.Gijsbert van Tienhoven (ur. 12 lutego 1841 w De Werken, zm. 10 października 1914) – holenderski polityk.
Bu noktada Yeni Osmanlıların liberal düşüncenin etkisinde kaldığı varsayımı doğdu.Ostatecznie przyjęto za punkt wyjścia koncepcję umiarkowanych federalistów.
Haziran 1968 seçimleri, liberallerin zaferini pekiştirdi.W styczniu 1906 r. odbyły się wybory parlamentarne, które przyniosły lawinowe zwycięstwo Partii Liberalnej.
1958'de Kanada Liberal Partisi başkanı, 1963'te de başbakan oldu.W 1958 został liderem Partii Liberalnej, a w 1963 po wygranych wyborach – premierem Kanady.
Kanun önünde eşitlik liberalizmin temel ilkelerinden biridir.Zasada równego traktowania w zatrudnieniu – jest jedną z podstawowych zasad prawa pracy.
1955 yılından bu yana Fedaral Kanada Liberal Partisi'nden bağımsızdır.Det har varit helt självständigt från Kanadas liberala parti sedan 1955.
Liberal sosyalizm, liberal ilkeler içeren bir sosyalist politik felsefedir.Liberal socialism är en socialistisk politisk filosofi som innehåller liberala principer.
Durov kendisini liberal ve vejetaryen olarak tanımlamaktadır.Durov betraktar sig som libertarian och vegetarian..
1 Ocak 2009 tarihinde İsviçre Liberal Partisi ile birleşti ve FDP.Den 1 januari 2009 gick de frisinnade samman med Schweiz liberala parti och bildade FDP.
Kendisi liberal politikacıydı.Politiskt var han liberal.
Haziran 1968 seçimleri, liberallerin zaferini pekiştirdi.Vid valen i juni 1878 segrade liberalerna.
Muhafazakâr liberalizm klasik liberalizmin daha az radikal türüdür.Konservativ liberalism är på sätt och viss en mindre radikal form av nyliberalism.
10 Aralık 1933'te Romen Liberal Başbakanı Ion Duca Demir Muhafızlar'a yasak uyguladı.10 december 1933 förbjöd premiärminister Ion Duca Järngardet.
Ama pozitivist olan iki görüş en yaygın olanlarıdır: realizm ve liberalizm.Två av de centrala teorierna är realism och liberalism.
Ancak son yıllarda daha çok ekonomik liberalleşmeye yönelmiştir.De borde ha fört en striktare penningpolitik under dessa år.
1998 yılı itibarıyla Liberal Partisi'nden milletvekilidir.Partiet hade från 1998 observatörsstatus i Liberala internationalen.
Die Liberalen, Fransızca: PLR.I Liberali, rätoromanska: PLD.
2007 kurulan parti, 17 Kasım 2014 tarihinde Ulusal Liberal Parti'ye katıldı.Det upplöstes den 17 november 2014 när det slogs ihop med Nationalliberala partiet.
Bu nedenle liberal biri olarak tanındı.Han har beskrivits som liberal.
1995 yılından itibaren Avustralya Liberal Partisi'nin başkanıdır.Mellan 2009 och 2015 var han också ledare för Australiens liberala parti.
Onun siyasî yanlılığı liberaldır.Till sin politiska uppfattning var han liberal.
Der Spiegel liberal bir dergidir.TTELA är en liberal tidning.
Liberaller serbest ticareti savunuyorlardı.Koalitionspartnern liberalerna var för.
Nehir (Yunanca: Το Ποτάμι, To Potami), Yunanistan'da bir sosyal liberal siyasi partidir.To Potami (grekiska: Το Ποτάμι, floden) är ett politiskt parti i Grekland.
Malmström Avrupa Liberaller ve Demokratlar İttifakının bir parçası olan Liberal Halk Partisi üyesidir.Marocko anses vara ett av de liberala och demokratiska länderna i arabvärlden.
Özbekistan Liberal Demokrat Partisi üyesi.Gherman hör till Moldaviens liberaldemokratiska parti.
Liberaller onun yönetimini kabul etmiyorlardı.Liberaldemokraterna fick stanna kvar på sin post.
Eserlerinde sıklıkla Marksizm eleştirisi yaptığından ötürü Soğuk Savaş liberali olarak adlandırılmıştır.Den politiska situationen sedan delningen brukar betecknas som ett kallt krig.
Le Monde ("Dünya") liberal-sol bir Fransız günlük gazetedir.Le Monde (IPA: /lə mɔ̃d/, svenska: Världen) är en fransk dagstidning.
Avusturya Demokratik Birliği, bazı sosyal demokrat ve liberal grupların birleşmesinden oluşmaktaydı.Reformen genomfördes efter förslag från en koalitionsregering bestående av liberaler och socialdemokrater.
Liberal sol olarak da adlandırılır.Slätt kallar sig liberal.