Ana içeriğe geç
Sözlük

li ile cümle

li kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Ne çayı içersin? Limon çayı olur mu?What tea do you drink? Is lemon tea okay?
Ne çayı içersiniz? Limon çayı olur mu?What tea do you drink? Is lemon tea okay?
Limonata soğuk.The lemonade is cold.
Linux'u destekleyen satıcılar var.There are also vendors who support Linux.
Benim için limonlu çay, lütfen.Tea with lemon for me, please.
Kaç kuruş bir lira yapar?How many pennies does it take to make one pound?
Lisa Lillien, Dan Schneider ile evlenmiştir.Lisa Lillien is married to Dan Schneider.
Lisa Lillien, Dan Schneider ile evli.Lisa Lillien is married to Dan Schneider.
Evangeline Lilly, Kanadalıdır.Evangeline Lilly is Canadian.
Linux çekirdeği monolitiktir.The Linux kernel is monolithic.
Hız limitinin üzerinde gitme.Don't go above the speed limit.
Mary bütün lise boyunca John'un kız arkadaşıydı.Mary was John's girlfriend all through high school.
Litvanca, iyi bir dildir.Lithuanian is a good language.
Bir litre süt yaklaşık otuz gram protein içerir.A liter of milk contains about thirty grams of protein.
Lima fasulyesinin rengi yeşildir.Green is the color of lima beans.
Bu Li Ying.This is Li Ying.
Hummer limuzinleri göze çarpan tüketimin nihai sembolüdür.Hummer limousines are the ultimate symbol of conspicuous consumption.
21 Haziran, 1974'te Jose son kez Liliana ile birlikte kahvaltı yaptı.On June 21st, 1974, José had breakfast with Liliana for the last time.
Onların isimleri listeden silindi.Their names were crossed off the list.
Liman bölgesi güzel bir alandır.The waterfront is a beautiful area.
İnsanlar iyi bir lideri izleyeceklerdir.People will follow a good leader.
Lider, ülkesini 50 yıldan fazla yönetti.The leader governed his country for more than 50 years.
Alışveriş listesi bir galon süt içeriyordu.The shopping list included a gallon of milk.
Lütfen önceki işlerinizi başvuruda listeleyin.Please list your previous jobs on the application.
Alışverişe gitmeden önce her zaman ihtiyaçlarımı listelerim.I always list what I need before I go shopping.
Güzel Fransızca lisanı kayboldu.The beautiful French language is lost.
Lisanları hırsla çalışırım.I study languages ambitiously.
Bir lider mi yoksa bir takipçi misiniz?Are you a leader or a follower?
Bütün çikolata kutusunun dışında kiraz likörleri onun gözdeleridir.The cherry cordials are her favorites out of the whole chocolate box.
Bu sabah Liz'i gördüm.I saw Liz this morning.
Bu yüzme havuzu kaç litre su alır?How many liters of water does this swimming pool hold?
Web sayfana bizim şirketin web sitesi ile ilgili bir link koyar mısın?Would you mind putting a link on your web page to our company's web site?
O orada çok şey öğrenebilsin diye Lima'ya gitti.He went to Lima so that he could learn much there.
Birçok insan hız limitini aşıyor bu yüzden bu kabûl edilebilir olmalı.A lot of people exceed the speed limit so it must be acceptable.
Gerekli donanımın listesi burada mevcut.A list of required hardware is available here.
Onun şarkılarından her biri bir liste başıydı.Every one of her songs was a hit.
Linux kurun!Install Linux!
Onlar isimlerin bir listesini yaptı.They made a list of the names.
Onlar Lincoln'un bir zafer konuşması yapmasını istedi.They asked Lincoln to make a victory speech.
Onlar büyük Belçika limanı Antwerp'i ele geçirdiler.They captured the great Belgian port of Antwerp.
Onlar İtalyanlarla önce Mısır'da ve Libya'da savaştı.They fought the Italians first in Egypt and Libya.
Onlar ülkelerini seven önemli liderlerdir.They were important leaders who loved their country.
Onlar Bayan Lincoln'a kocasının nereye gömülmesini istediğini sordu.They asked Mrs. Lincoln where she wanted her husband buried.
O, güçlü bir liderdi.He was a forceful leader.
Lincoln'un birkaç kelime söylemesini rica etti.He asked Lincoln to say a few words.
Lincoln kazanmadığı için üzgündü.Lincoln was sad that he had not won.
İyi bir siyasetçi ve lider olmalı.He must be a good politician and leader.
Büyük bir askeri lider olmak istiyordu.He wanted to be a great military leader.
Güçlü bir lider olarak düşünülmedi.He was not considered a strong leader.
İngiltere güçlü bir liderlik gerektirir.The British would need strong leadership.
Savaş Little Bighorn nehri yakınında oldu.The battle took place near the Little Bighorn River.
Japonya'da, askeri liderler, hükümetin kontrolünü ele geçirdiler.In Japan, military leaders gained control of the government.
Müttefik askeri liderler Japon planını yenmek için bir yol buldu.Allied military leaders found a way to defeat the Japanese plan.
Yüzlerce gemi Amerikan limanlarından ayrıldı.Hundreds of ships left American ports.
Almanya liderleri umudunu kaybediyordu.Germany's leaders were losing hope.
Ülkenin liderlerinin hiçbir seçeneğim yoktu.The nation's leaders had no choice.
Cumhuriyetçi liderler suçlamayı reddetti.Republican leaders denied the charge.
Batılı liderler eylemi kınadı.Western leaders condemned the action.
Birçok lider uzlaşmayı destekledi.Many leaders supported the compromise.
İş liderleri Roosevelt'i suçladı.Business leaders blamed it on Roosevelt.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod