li ile cümle
li kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Dan ve Linda parkta yaşlı bir çiftle tanıştılar.Dan and Linda met an elderly couple at the park.
Dan, Matt ve Linda'yı akşam yemeğine davet etti.Dan invited Matt and Linda to dinner.
Dan, Linda'nın akşam yemeği davetini kabul etti.Dan accepted Linda's invitation to dinner.
Dan, o ve Linda'nın boşanacağını duyurdu.Dan announced that he and Linda were getting divorced.
Dan, Linda'nın onu aldattığına inanıyordu.Dan believed that Linda was cheating on him.
Dan Linda'ya saldırdı.Dan assaulted Linda.
Dan Linda'nın bir iş bulmasına yardım etmeyi kabul etti.Dan agreed to help Linda find a job.
Dan, Linda'ya iyi bir iş buldu.Dan found Linda a good job.
Dan eşyalarını Linda'nın evinden dışarı taşıdı.Dan moved his things out of Linda's house.
Dan bir ilişkisi olduğunu Linda'ya itiraf etti.Dan admitted to Linda that he had been having an affair.
Dan Linda'nın affetmesi için yalvardı.Dan begged Linda for forgiveness.
Dan ve Linda yeniden uzlaştı.Dan and Linda reconciled.
Dan, Linda'nın başka telefonu olduğunu keşfetti.Dan discovered Linda had another phone.
Dan, Linda'nın dairesine geldi.Dan arrived at Linda's apartment.
Linda Dan'a affetmesi için ağlaya ağlaya yalvardı.Linda tearfully begged Dan for forgiveness.
Linda onu aldattığını gözyaşları içinde Dan'a itiraf etti.Linda tearfully confessed to Dan that she had been cheating on him.
Dan sahtekar olduğu için Linda'dan özür diledi.Dan apologized to Linda for being dishonest.
Dan onu yüzleştirmek için Linda'nın evine gitti.Dan went to Linda's house to confront her.
Dan, Linda'yı onunla bir içki içmeye davet etti.Dan invited Linda to have a drink with him.
Dan Linda ile yeni bir dostluğa başladı.Dan began a new friendship with Linda.
Dan Linda'nın vefat ettiği konusunda bilgilendirildi.Dan was informed that Linda had passed away.
Doktor Dan'a Linda'nın vefat ettiğini söyledi.The doctor told Dan that Linda had passed away.
Dan, Linda'yı onunla bir kahve içmeye davet etti.Dan invited Linda to have a coffee with him.
Linda onu terk ettikten sonra Dan depresyona girdi.Dan became depressed after Linda left him.
Dan kendini Linda'ya aşık buldu.Dan found himself in love with Linda.
Dan oğlu Matt, ve kızı Linda ile Londra'ya gitti.Dan went to London with his son, Matt, and his daughter, Linda.
Dan, Linda'nın çocuklarına baktı.Dan babysitted Linda's children.
Linda, Dan'in çocuklarının tam zamanlı dadısı oldu.Linda became Dan's children's full-time nanny.
Dan ve Linda çıkmaya başladı.Dan and Linda started to date.
Dan ve Linda birlikte mükemmel görünüyordu.Dan and Linda seemed perfect together.
Linda Dan'e hamile olduğunu söylediğinde o çok heyecanlıydı.When Linda told Dan that she was pregnant, he was thrilled.
Doktor, Linda'nın hamile olduğunu doğruladı.The doctor confirmed that Linda was pregnant.
Dan ve Linda arasında bir kavga patlak verdi.A fight broke out between Dan and Linda.
Dan ve Linda, Kamboçya'dan genç bir oğlanı evlat edindiler.Dan and Linda adopted a young boy from Cambodia.
Dan mutsuzluğuna Linda'nın sebep olduğunu iddia etti.Dan claimed that Linda was the reason for his unhappiness.
Dan Linda'yı öldürmek istedi.Dan desired to kill Linda.
Dan Linda'yı öldürmeyi arzu etti.Dan desired to kill Linda.
Dan kızı Linda'yı bir psikiyatrist gözetimine koydu.Dan placed his daughter, Linda, under the care of a psychiatrist.
Dan bir alkolik olduğunu Linda'ya itiraf etti.Dan confessed to Linda that he was a heavy drinker.
Dan en genç halası Linda'yla sapkın bir cinsel ilişkiye başladı.Dan began an erratic sexual relationship with his youngest aunt, Linda.
Dan Linda'nın parasını ona devretmesi için hile yaptı.Dan manipulated Linda into signing her money over to him.
Dan biriktirdiği tüm parayı Linda'ya verdi.Dan gave Linda all the money he had saved up.
Seni arkadaş listeme eklemiyorum.I'm not adding you to my list of friends.
Tom, yapmak zorunda olduğu şeylerin bir listesini çıkardı.Tom made a list of things he had to do.
Gemi limana doğru yöneldi.The ship is turning toward the port.
Tom alması gereken şeylerin bir listesini yaptı.Tom made a list of things he needed to buy.
On yedi yaşındayken liseden mezun oldum.I graduated from high school when I was seventeen years old.
Tom hem kendi adını hem de Mary'nin adını listeye ekledi.Tom added both his and Mary's name to the list.
Macar besteci Franz Liszt'in soyadı olan"Liszt", Macarcada "un" anlamına gelir."Liszt", the Hungarian composer Franz Liszt's family name, means "flour" in Hungarian.
Karım Kedah'lı.My wife is from Kedah.
Bir litre süt alın ve yumurta varsa bir düzine yumurta.Buy a liter of milk, and if there are eggs, buy a dozen eggs.
Lisede notların nasıldı?What were your grades like in high school?
İlk kontrol listesi 1961 yılında yayımlandı.The first checklist was published in 1961.
O matematik alanında yüksek lisans derecesine sahiptir.He has a master's degree in mathematics.
Benim adımın neden listeden silindiğini bilmek istiyorumI'd like to know why my name was deleted from the list.
Tüketim vergisi, liste fiyatına dahil değildir.Consumption tax is not included in the display price.
Pazı, vitaminler, mineraller, protein ve diyet lifi açısından zengindir.Swiss chard is rich in vitamins, minerals, protein, and dietary fibre.
O lisede, spor, derslerden daha önemlidir.At that high school, sports is more important than academics.
Onun liginde değilsin.You're not in her league.
Çocuklar limon ağacının altında oynuyorlar.The children are playing under the lime tree.